Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Hristiyanlık

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 29-08-2006, 13:40
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.875

Onur Üyeliği 

Standart kutsal kefen ve Da Vinci'nin şifresi

Dan Brown’un “Da Vinci’nin Şifresi” romanı tüm dünyada epeyce gürültü kopardı.Ilümunati örgütünün gizemi,İsa Mesih’in biyolojik soyu devam ediyor mu sorusuyla kurgulanınca ,sadece heyecanlı bir roman okumakla kalmadık,üstünkörü de olsa Hıristiyan inanç sisteminin iç tartışmalarından da haberdar olduk.

Yasaklamalar,romanın filme çekilmesi ile tartışmalara yeni bir boyut getirmekle *kalmadı ,bir de kilise ve onun kutsal kavramlarının sorgulandığı platforma döndü.

Aslında Leonardo da Vinci adı Hıristiyan kilisesinin başına çok daha önce de bir başka “şifre”ile dert açmıştı.
Tarihte küçük bir gezi yapalım.1357 yılında Fransa’da ortaya çıkan keten bir bez Hıristiyan alemi için çok önemli oldu.Kutsal Kase gizemini koruya dursun bu bez efsanesi çabuk ve hızlı bir kabullenmeyle İsa’nın çarmıhtan indirilmesinden sonra sarıldığı kefen bezi olarak çoktan kutsallığını ilan etti.İsa Mesih’in siluetini ve hatta çarmıha gerilince
oluşmuş yaraların kanını taşıyan bir kutsallığa terfi etti.Bu bezin tekrar karşımıza çıkması için 1500’lü yılları beklememiz gerekecekti.Yakın bir coğrafya da tekrar karşımıza çıktı.Bez İtalya’da iktidar mücadelesi veren soylu bir ailenin himayesinde idi.O zamana kadar sadece söylenti olarak varlığı bilinen kutsal kefen aniden bu aile tarafından halkın ziyaretine açıldı.Yalnız Da Vinci araştırmacıları Kutsal kefen sergilenmeye başlamadan hemen önce Leonardo ustanın da aynı soylu ailenin himayesine girdiğini söylüyor.Yani kutsal kefen efsanesine sahiplik yapan saray aynı zamanda Leonardo ustanın da sığındığı bir mekan olarak karşımıza çıkıyor.Bazı tarihçiler ki muhtemelen “zındık” tarihçiler,bu tarihsel kesişme sonrasında hiç sergilenmemiş kutsal kefenin sergilenmeye başlamasını manidar bulmaktalar.Siz onlara aldırmayın !!!!Sadece bu sergilenmenin Da Vinci’yi himayesine alan prensin iktidar kavgasında “birinciler içinde birinci” olmasını sağladığını bilin yeter.Daha sonraları da kutsal kefen İtalyan soyluların elinde gücün,sadece dini değil buna bağlı olarak siyasi gücün sembolü olmaya devam etti.Nerdeyse iktidarın hangi prensin elinde olacağını belirleyen bir güç sembolü oldu.

Tarih akmaya devam etti.Kutsal kefen artık kilisenin korumasına geçti.Kilise yıllar boyunca Hıristiyan hacıların huşu içerisinde kutsal emaneti ziyaret etmelerini sağladı.Hakkını yemeyelim diğer yandan da ortaya çıkan kuşkular üzerine kefenin orijinalliğini bilime de(!)
onaylattı.En ikna edici olanı Zürich kriminal laboratuarı müdürü Max Frei oldu.Kefen üzerinde polen araştırması yapan Frei bulduğu tüm polenlerin ağırlıkla İsa Mesih’in yaşadığı coğrafyaya ait florada bulunduğunu bildirdi.İsrail’li botanikçiler de bu bulguları onaylamakta gecikmediler.Arada Amerikalı kimyager Dr.Walter Cox McCrone gibi
zındıklar çıktıysa da –ki bu bilim adamı kefen üzerindeki lekelerin kan değil kesinlikle boya olduğunu ısrarla söylüyordu- kilise ve inananlar rahat bir nefes almıştı:Kefen gerçekti.!!!!!

Bu güvenle, kefen tarih yaşlandırma(karbon testi) testine tabi tutuldu.Kumaştan alınan bir parça üç ayrı üniversiteye gönderildi:Üç ayrı üniversite de aynı tarihi verdi. Kumaş 1260-1390 yılları arasında dokunmuştu !!!!!Bu şok gelişme sonrasında kilise tüm taleplere rağmen kutsal kefen üzerinde başka test yapılmasını kabul etmedi.Daha sonraları da teste gönderilen parçanın yanlışlıkla kumaşın tamir edilmiş bir kısmından gönderildiği açıklandı.Tarih olarak 1300‘lü yılların çıkmasının nedeni sadece buydu.(!)

Ancak içlerinde sanat tarihi uzmanlarının da bulunduğu bir grup akademisyen kefenin Üzerindeki siluetin inanılmaz biçimde Da Vinci’nin kendi portresine benzediğini kanıtlamaları ile ortalık tekrar karıştı:yoksa Da Vinci tüm Hıristiyan inananlarla ,keskin zekası ile yıllardan beri alay mı etmekteydi....
Kefenin üzerinde tam anlamıyla bir inceleme yapılmasına kilisenin izin vermeyeceği belli.Ve kefen üzerinde Da Vinci Usta daha ne kadar gülümsemeye devam edecek bu belli değil.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:49 .