Faşizm Nedir?
80 darbesini, oncesini-sonrasini anlatan bazi videolar izliyordum ve yapilan yorumlardan insanimizin fasizmin ne oldugu hususunda cok ciddi bir kafa karisikligi yasadigini gordum. Peki neden bunu dusundum?
1) Gozaltinda ve cezaevlerinde yapilan iskencelerden bahsedilirken, devamli bir sekilde: "fasist iskence goruntuleri", "iste fasizm", "fasist darbeciler bunlari yapti"... gibi ifadeler kullaniliyor.
Sanki, "fasizim = iskence etmektir", "butun iskenceciler fasisttir", "iskence fasist devlet icin olmazsa olmazdir" ya da "her fasist mutlaka iskence yapar" gibi bir yanilgiya dusulmus gibi geldi bana. Hatta cogu insan sadizmi fasizm sanmis
80 darbecilerinin fasist oldugunu inkar ediyor degilim. Ama "fasist iskence" diye birsey yoktur. Fasizm bir devlet yonetim seklidir. Bu devlet, bazi fasizan ideolojiler veya kimlikler yaratip halka dayatir. Karsi koyanlari ortadan kaldirmaya calisir ama bunu iskence ile yapmak zorunlulugu yoktur. Hatta oldurme zorunlulugu bile olmayabilir. O vatandaslarin bir sekilde ulkeden kacmasi saglanarak istenilen elde edilebilir. Fasist olmayan bir devlette yonetimi de zaman zaman bu tarz muamelelere bas vurabilir...vs
2) Kontrgerilla tarafindan islenmis olan gazeteci suikastleri, katliamlar, saldirilar sabotajlar, faili mechuller...vs ayni sekilde fasizm ile ayni sey saniliyor. Degil..
Simdi butun bunlari "fasizm" olarak adlandirdiginizda, her fasist devlet bunlari mutlaka yapar gibi bir sonuc cikar. Asla boyle bir zorunluluk yoktur. Aslinda fasizmin taniminda boyle bisey yer almaz
Ergenekon tarzi, devlet icinde orgutlenmis ama hukuk disi eylemler duzenleyen orgutler gecmiste bazi Nato ulkelerinde de tespit edilmis ve kararlilikla ustlerine gidilerek yok edilmistir.
Ilk kurulma amaclari, olasi bir SSCB isgaline karsi ulke icinde teskilatlanmis illegal bir orgut kurmakti. Ama kisa surede bu amac disina cikti, toplumu ve yoneticileri yonlendirmek icin eylemler duzenleyen bir cete haline geldi.
Iddalara gore bu orgutlerin hepsi bizzat Abd tarafindan kurulmustu, hatta uyelerin maaslari bile Amerika tarafindan odeniyordu. Yani Amerika, ulkeleri kendi cikarlarina en uygun hale getirmek icin bu organizasyonlari kullanmaya basladi.
Italya, Fransa, Belcika, Yunanistan, Ispanya, Portekiz ayni cetelerin bulundugu ulkelerden ama ortaya cikar cikmaz yillar once temizlendi. Bizim neden kendi ulke ici dinamiklarimizle bu ceteyi yok edemedigimiz bambaska bir tartisma konusu. Simdi konuyu dagitmamak icin buna deginmiyorum.
3) Fasizmin irkcilik oldugu saniliyor. Yanlis
Fasist devlet, vatandaslarini tektiplestirmek amaciyla irkciligi kullanabilir ama boyle bir mecburiyet yoktur. Din ve milliyetcilik gibi enstrumanlar kullanilarakta tektiplige uygun bir kimlik yaratilabilir.
4) "Komunizme(veya solculuga) karsi olanlar fasisttir" diye dusunenler. Bu tanim gercekten alakaya cay demle dedirtecek duzeyde.
Cunku, fasizm temel olarak bir toplumun, devlet tarafindan totaliter bir bicimde yonetilmesi ilkesine dayanir. Bireyi ve ozgurlukleri yok sayar, herkezi devlet mekanizmasinin bir parcasi haline getirmeyi amaclar. Bizim icin neyin dogru, neyin yanlis olduguna devlet karar verir.
Sosyalizm prensiplerini benimsemis olan bir devlet, pekale fasist olabilir, olmustur.
"Ama olurmu hic oyle sey, sosyalizm herkezin esit oldugu bir sistemdir. Calisanlarin somurulmesine karsi olan bir ideoloji nasil fasizm olmabilir?" itirazlarini duyar gibiyim.
Eger "devletin bireysel ozgurlukleri kisitlama hakki vardir" diye dusunuyorsan tipik bir fasistsin demektir. "Ama ben insanlarin somurulmemesi icin istiyorum bunu" demek aci gercegi degistirmez.
Aslinda, sonu "-izm" ile biten her turlu ideoloji, devletin resmi gorusu olarak benimseniyorsa, orada kesin fasizm uygulaniyor demektir. Dunyada ki en erdemli denilen seyler icin bile devletin vatandaslari zorlama hakki yoktur. Burada kilit nokta, zorlamanin devlet eliyle yapilmasidir
5) Fasizmi, kapitalizmin en vahsi, acimasiz ve baskici hali olarak tanimlamak. Bu cumle icin yanilgi diyemem cunku kasten carpitildigini dusunuyorum.
"Kapitalizm kotudur, fasizm de kotudur. O halde kapitalzim ve fasizm ayni seydir" demek gibi son derece duz bir mantik yurutulerek varilan bir sonuc olmali bu.
Bir rejim, kapitalizmin ve burjuvazinin cikarlarina son derece aykiri hareket ettigi halde, kendi halkina karsi fasizan bir yonetim sergileyebilmektedir. Sosyalizm ilkesini benimsemis diktatorlukler ve tek parti rejimleri hala mevcuttur.
Lakin, kendisini anti-kapitalist olarak adlandiran kesimler bazen "o halklari emperyalistler somurecegine kendi diktatorleri somursun daha iyi" diyebilmektedir. Boyle dunuyor olabilirler bu durumda yaptiklari sey fasizm kavraminin icini bosaltmaktan baska hicbisey degil. Karsi olunan her sey icin fasist kelimesini bir kufur olarak kullanmak, farkliliklara tahammul edilemedigini gosterir ki, bu durum tam bir fasizmdir.
Bir devlet serbest piyasa ekonomisi uygularken, fasizan bir yonetim uygulayabilir, ama uygulamaya da bilir. Aralarinda zorunlu bir bag yoktur
6) Fasizm, emperyalizmin yerel ve diktatoryal uygulamasidir.
Degildir guzel kardesim. Belki de tam tersidir.
Imparatorluk denilen sey, icerisinde pek cok ulus barindiran, genelde hakim bir ulus tarafindan yonetilen devlet seklidir. Bu devletler asla tektiplestirici olmadigi gibi devletci de degildir.
Feodal donemde, yani ekonominin topraga dayali oldugu devirde, ne kadar topragin varsa o kadar guc sahibi oluyordun. Bu sebeple, bir etnik grup digerlerine saldirarak topraklarini yonetimi altina almis ve cogunlukla buralari vergiye baglamistir. Toprak savaslari yuzunden yasanan acilarin fasizm ile hicbir alakasi yoktur. Devlet, bazi gruplara farkli standartlar uygulasa bile, her vatandasi illaki aynilastiricam gibi bir kaygi gutmez. Bunun nedeni o zamanlar esitlik diye bir kavramin akillara dahi gelmemesidir
Yonetilen halklar bir sure sonra ezildiklerini dusunmeye baslar, ulus bilinci gelistirir ve isyan edip ayrilir. Kendi ulus devletini kurar. Fasizm ve ulus devletlerin ortaya cikmasi birbiriyle cok yakindan alakalidir. Etnisitelerin isyan cikarma potansiyeli, fasizmin icat edilmesiyle sonuclanmistir. Yani aslinda fasizm son derece anti-emperyalis bir hareketin sonucudur.
Kapitalizm sonrasi imparatorluklar daha ziyade somurgeci bir anlayisa gectiler. Bunlar vergi toplamaz ama somurge ulkelerin butun kaynaklarini alarak, merkez ulkenin zenginlesmesi icin kullanirlar. Somurulen ulkeler, hakim ulkelerin kulturunden etkilenir ve globalisazyon denilen sey yasanir. Ama emperyalist ulkeler bu amacla fasizan siddet kullanmaz, somurgelerinin etnigiyle, dinini, dilini falan umursamaz zaten, onemli olan tek sey somurunun devamidir.
Benzer sekilde ulus devlet kavrami burada da antiemperyalist bir taraf barindirir. Emperyalizmden tam bagimsiz olmak cok fazla vurgulanir ama bagimsizlik sadece devletin yoneticilerinin, yabancilardan emir almamasi seklinde tanimlanir. Bu devletler de siklikla bireylerin ozgurluklerini yok sayar, demokrasiden hoslanmaz. Azinliklar, emperyalist gucler tarafindan kolayca kiskirtilip baimsizlik isteyebilir. Bu yuzden cesitlilik bu ulkelerde de cok sevilmez. Demokrasi, insan haklari, ozgurluk, esitlik falan bunlar hep emperyalistlerin ulkeyi bolmek icin kullandigi tuzaklar diye tanimlanir. Gel gor ki, bagimsizlik, vatan, millet, sakarya masallariyla halki uyutulurken, yonetici zumre cogunlukla somurgeci ulkelerle cikar birligi yapmakta ve zavalli halki fasizm ile inim inim inletmektedir.
Aslinda fasist devletler, ulkenin bolunmemesi bahanesiyle fasizmi gerekli bisey olarak gosterebilir, halkin ciddi bir bolumu bunu destekleyebilir. Emperyalist devletlerin yoneticileri aslinda somurulen halk uzerine cok daha az baski uygulamislardir
Pekiiiiiii, butun bunlar degilse, o zaman fasizm ne? Bunun cevabini sonraki iletilerimde vermeye calisacagim.
Konu jadi tarafından (12-07-2011 Saat 22:42 ) değiştirilmiştir.
|