İman Mı Vicdan Mı?
Not: Bu yazıda 'vicdan'ı başkalarına zarar vermemek ve dürüst olmak anlamında kullanacağım. 'İman'ı ise Allah'a ve dinine inanmak anlamında kullanıyorum.
Dikkat ettiyseniz gerek ahiret yaşamına ilikşin ayetlerde ve söylenenlerde, gerek şeriat yönetimi altındaki ülkelerde, gerekse müslümanların insanlara genel olarak kişisel bakış açılarında imanın vicdandan öncelikli görülmesi şeklinde bir tutarsızlık var.
Örneğin, ahiret yaşamında islamın en çok kıymet verdiği şey, kulun vicdanlı ve iyi yürekli biri olmasından ziyade, Allah'a tam iman etmiş olması olduğunu görüyoruz. Bir insan etrafına çok saygılı ve faydalı, son derece vicdanlı ve örnek bir kişilik olsa bile sırf Allah'a inanmadığı için sonsuza kadar cehennemden çıkamazken; imanlı biri, o kadar da vicdanlı ve örnek bir insan olmasa bile, bir süre cehennemde durduktan sonra cennete gidebiliyor. Yani ahirette vicdandan çok imana önem veriliyor.
Şeriat yönetimiyle yönetilen ülkelerde yalancı ve güvenilmez, karısını döven, sorumluluklarını aksatan vicdansız biri olmanın cezası ya yok ya da pek hafif iken; örnek birisi olduğu halde sırf inançsız olduğu için vinçlerde asılan pek çok vicdanlı insan var. Yani islamcı yönetimlerde de vicdandan çok imana önem veriliyor.
Müslümanların bireysel tutumlarına da bu anlayış yansıyor. Bir insanı değerlendirirken onun iyi biri olup olmamasına değil de, imanlı biri olup olmamasına dikkat ediyorlar. Sanki iyiliğin tek koşlulu iman sahibi olmakmış gibi! Sanki dinlerin, iyi insanları bile kötülük yapmaya ikna etmede ne denli başarılı olduklarını bilmiyormuşuz gibi! Müslümanlar, bir ''din kardeşliği'' anlayışı içerisinde kendi ''taraflarından'' olan çocuk tecavüzcülerine bile sahip çıkmaktan çekinmezken -bakınız Hüseyin Üzmez'e Vakit Gazetesinin sahip çıkması örneği-, sırf inançsız olduğu için vicdanlı ve dürüst birini kötü göstermekten de çekinmiyorlar. En büyük mücadelelerini vicdansızlığı ve kötülükleri önlemek için değil, inançsızlığı önlemek için veriyorlar. Sanki dinin etkisinin arttığı toplumlarda hiç kötülük olmazmış gibi! Bunu islami yardım derneklerinin, yiyecek ekmek bulamayan Afrika ülkelerine gıda maddesi yardımı yapmaktan çok cami yapmaya çalışmasından da anlıyoruz.
- İyi de, bu çarpık durumu müslümanlar nasıl oluyor da sorgulamıyorlar?
- Vicdan, imandan çok daha değerli ve gerekli birşey değil midir?
- İslam dini, islamcı yönetimler ve müslümanlar iman saplantısından çıkıp vicdana haksızlık yapmayı ne zaman bırakacaklar?
- Müslümanlara göre hangisi daha önceliklidir? İman mı vicdan mı?
- Vicdanlı olabilmek için imanın şart olduğu önermesi mantıksal olarak gösterilebilir mi?
Buyurun tartışalım...
|