Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Edebiyat

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 21-09-2006, 13:51
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Kelimelerden Eski Dil



Bu kitabın ortaya çıkışı gerçek bir olaya dayanır. Eskiden, yemek için tavuklar ve ördekler yetiştirirdim. Birkaç yıl sonra bir çakal sürüsü, kolayca elde edebilecekleri bu yemeği keşfettiler ve ben uçamayan bu kuşlarımı kaybetmeye başladım. Evde olduğum zamanlarda çakalları korkutup kaçırıyordum, ama sürekli olarak gözcülük yapamayacağımı biliyordum. Bir gün, bir çakalın sezdirmeden tavuklara yaklaştığını gördüm ve ona, durmasını söyledim. Bunu inanarak söylemekten çok, emeklerimin boşa gittiği duygusuyla yapmıştım.

Tuhaf bir şey oldu, çakal durdu ve ne o, ne de sürüden başka çakal bir daha gelmedi. Bu olayın ne kadar önemli olduğu konusunda kuşkuluydum. Doğrusu, türler arası bağlantının olabileceğinden kuşkulanmaya başlamamdan önce uzun bir süre geçti ve çakallarla daha birçok söyleşim gerçekleşti. Bu yeni bir endişeyi doğurdu. Başımdan geçenler bana okulda, televizyonda, kilisede, gazetelerde öğretilmiş olan herşeye ve özellikle bilimsel eğitimime ters düşüyordu.

Akıl durumumu sorgulamaya başladım, doğrusu merak içindeydim.

Deli ya da değil, çok geçmeden yalnız olmadığımı fark ettim. İnsanlara, onların da başlarından böyle olayların geçip geçmediğini sormaya başladım ve çok yoğun bir biçimde evet yanıtını aldım. Domuzlar, köpekler, çakallar, sincaplar hatta ırmaklar, ağaçlar ve kayalar... tüm bunlar, duyduğum öykülere göre "konuşuyorlar" ve yalnızca bizim de söyleşiye katılabilmemiz durumunda, dinliyorlardı. Ayrım yapmaksızın konuştuğum kişilerin hemen hemen tümü, diğer insanlar tarafından deli zannedilebilme korkusuyla bu öyküleri asla anlatmadıklarını söylediler.
Kitabın oluşması İçin izlemem gereken yol açık gibi görünüyordu: bu Öyküleri belgeleyecektim, ki bu etkileşimlerin sayısı, çeşitliliği ve her gün karşımıza çıkabilmesiyle başkaları deneyimlerinin gerçek olabileceğine inanmaya başlasınlar. Sadece tekir kedileriyle konuştukları için veya cins köpekleri sözlerine ve niyetlerine karşılık verdiği için, her şeye karşın, deli olmadıklarını öğrenebileceklerini umdum. Ya da en azından eğer deli iseler, yalnız olmaktan çok ötede ve sayıca kuşkucu akıllılardan üstünler.

Bu araştırmanın ortaya çıkaracağı kesin olan şey, insana kendisini iyi hissettiren bir kitaptı. New York Times best-seller listelerine girecekmiş gibi görünüyordu.
O kitabı yazmayı denedim... Ama bunu yapamadım. Dürüst olmak istediğim için değil. Nedenlerden biri, çakallarla olan söyleşinin gerçekte bu türdeki ilk etkileşimim olmadığıdır. Bu sadece uzun bir zaman dilimi içinde başımdan en açık biçimde geçmiş olan deneyimdi. Çocukken, hemen hemen her gece, özellikle kendinden geçmiş bir durumda yıldızların bana söylediklerini dinlerken de bu türden bir söyleşinin içinde yer aldığımı anımsadım. Gerçekte, yıldızların yaşamımı kurtarmış olduklarını anımsıyordum.

Öyküyü tam olarak anlatmak adına, çocukluk öykümü, yıldızları dinlemeye nasıl başladığımı ve mesajlarının benim için niçin Önemli olduğunu anlatmalıydım.
Bu noktada başka bir olaylar dizisi çıktı ortaya ve yapımın durumuna bakmaksızın, bir biyografi yazmak zorunda olduğumu anladım. Bana öğretilmiş şeylerin tarafını tutan deneyimlerimden, daha sonraları nasıl kaçındığımı anlatmalıydım. Bu, büyürken nasıl ve niçin hepimizin başına gelir? Kitap aniden destansı boyutlar kazandı. Bu soru, yanıtlanması açısından her biri bir öncekinden daha güç ve endişe verici diğer soruları getirdi. Kendimizi deneyimlerimize karşı nasıl ve niçin hissizleştiririz? Kulaklarımızı başkalarının seslerine nasıl ve niçin tıkarız? Bu kimin yararınadır? Kim acı çeker? Bir örnek vermek gerekirse, 'Kadınların susturulması ile doğal dünyanın susturulması arasında bir bağlantı var mıdır? Sonuçta, kişisel deneyimimin küçük dünyasının ötesine geçerek, içinde yaşadığımız evrene uzanan bir biyografi yazmak istiyordum.
Doğrusunu isterseniz bir ikinci nedenden ötürü de insana kendisini iyi hissettirecek olan önceki kitabı yazamadım. Deneyimli bir çevre eylemcisi olarak zararın neden olduğu manzarayı aynntılı bir biçimde yakından tanırım ve ümitsizliğin günlük sıkıntısını taşımaya alışkın olarak büyüdüm. Doğa ile ilişkimiz söz konusu olduğunda, bu konuda kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacak az şey vardır. Bu ilişkinin başarılı addedilmesi yalnızca aldatıcı olmakla kalmaz, aynı zamanda yok etmekte olduğumuz büyük somon balığı sürüleri, yaşamlarını acınacak durumda sürmeye zorlanmış milyarlarca tavuk, çocuklarımızın asla gezemeyecekleri güzel ormanlar nedeniyle, hiç de uygun olmaz.

Hiç düşündünüz mü, eğer somon balıkları veya tavuklar ya da ormanlar bir kitap yazabilselerdi, bu kitap nasıl olurdu? Hatta, eğer onların zaten söylüyor olduklarını dinlemek için zaman ayırmış olsaydık, öykülerinin neşeli ve renkli olacağına mı inanıyorsunuz?
Gerçi herkesin istediği tam olarak budur. Yani, sayısını sayamayacağım kadar çok kez çevreyle ilgili parçalar yazmak üzere görevlendirildim ve editörlerin bana söylediği, "Yazdıkların olumlu olsun," İdi. Hiçbir editör bir kez bile, "Yazarken açık kalpli ol!" demedi. Bu, günümüz ile ilgili gerçeği cesaretle karşılamaya isteksiz olma durumu, susturmanın bir başka şeklidir. Doğa ile olan rahatsız ilişkimizi düzene sokmadan önce bununla yüz yüze gelmeye kesinlikle hazır olmalıyız.

Bu kitabın farklı olması olması gerektiği açıklığa kavuşmuştu.Eğer açık kalpli olmuşsam,bu başlı başına zulmün sesi,bir feryat ve aynı zamanda "olan ve eskiden olmuş şeyler" üzerinde yazılmış bir aşk öyküsü olabilirdi.Ayrıca hepimizin içinde taşıdığımız ama incelemeye korktuğumuz yaşam,
sevgi, ve mutluluk potansiyeli hakkında olmalıydı.Kitap yeni ve zor anlaşılabilen bir çalışma olmalı,aynı zamanda "nasıl kurtulabileceğımıza" a da yanıt vermeliydi.

Franz Kafka'nın öne sürdüğü gibi,daha iyi bir dünya sunmaya hazır olmadıkça,kimsenin dünyasını değiştirmemelisiniz.Ancak hiç bir kurtuluş,zor konulardan sakınmakla bulunamaz.Kurtuluş yalnızca,şimdiki durumumuzun dehşet verici özelliklerinin içinden geçerek,onun ötesindeki daha iyi dünyaya ulaşmamızda gelecektir.Cesur biçimde sorunla yüzleşip seçenekler sunarak,gerçekliği meçhul ümitlerimizi ve ilerlememize set çeken engelleri ortadan kaldırabilir ve yeni olanakları açığa çıkarabiliriz.



Devam edecek....
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:08 .