|
Now that the wars are coming to an end, I wish you to prosper in peace. May all mortals from now on live like one people in concord and for mutual advancement. Consider the world as your country, with laws common to all and where the best will govern irrespective of tribe.I do not distinguish among men, as the narrow-minded do, both among Greeks and Barbarians. I am not interested in the descendance of the citizens or their racial origins. I classify them using one criterion: their virtue. For me every virtuous foreigner is a Greek and every evil Greek worse than a Barbarian. If differences ever develop between you never have recourse to arms, but solve them peacefully. If necessary, I should be your arbitrator. You must not consider God like an autocratic despot, but as a common Father of all; so your behavior may resemble the life siblings have in a family. On my part I should consider all equals, white or blacks, and wish you all to be not only subjects of the Commonwealth, but participants and partners. As much as this depends on me, I should try to bring about what I promised. The oath we made over tonight’s libations hold onto as a Contract of Love.
|
Bugün dünyaya baktığımızda başını almış giden etnisiteye ve insanların ırsi kaynağına yönelik siyaset ve politikalar modern insan medeniyetinin temelini oluşturuyor. Ancak milattan önce 300'lü yıllarda bunun ne kadar kötü birşey olduğunu dile getirmesi beni onun çok bilgi bir insan olduğu sonucuna götürdü.Kırmızı renkli kısmın tarafımdan çevirisi:
Ben dar kafalıların yaptığı gibi insanları Yunanlılar ve Barbarlar diye ikiye ayırmam. Ben vatandaşların soylarıyla veya ırsi kaynağıyla ilgilenmem. Ben onları sadece bir kritere göre değerlendiririm: Erdem. Bana göre her erdemli yabancı bir Yunandır ve kötü Yunan bir barbardan bile daha aşağıdır.
İskenderin fethettiği topraklara taşıdığı zamanının çok ötesindeki Yunan medeniyeti herkesin barış ve demokrasiyle bilimi sanat ve felsefeyle iç içe yaşayabilmelerine imkan tanıyordu. O bugün dünyada olduğu gibi sınırlarla ayrılmış bir dünyanın yanlış olduğunu düşünüyordu. Tüm insanlığın tek bir vücut halinde hareket etmesi, geleceğe birlikte bakması ve ilerleme kaydetmesi yanlısıydı. Ve bunları gerçekleştirmek için giriştiği fetih kaçınılmazdı. Kimse aksini iddia edemez, hiçbir tiranlık yetkilerini İskendere barışçıl bir şekilde devretmezdi. Bir seferliğine savaşın kaçınılmaz olduğunu ancak insanlığı birleştirdikten sonra onların barış içinde yaşaması gerektiğine inanıyordu İskender ve bunu maviyle renklendirdiğim sözlerinden anlayabiliyoruz:
Savaşların sonu yaklaştıkça sizlerin barış içinde zenginleşmesini diliyorum. Dilerim ki tüm ölümlüler tek bir vücutmuşçasına uyum içinde ve ortak gelişim için yaşar. Dünyayı, kanunların kabile farkı gözetmeksizin eşit olarak uygulandığı ve sadece en iyilerin yönetme hakkını elde ettiği bir ülkeniz gibi düşünün.
Ancak işler İskender'in istediği gibi yürümedi. İçkisine zehir katılarak öldürüldü. O ölünce toprakları emrindeki generaller tarafından paylaşıldı. O bana kalırsa zamanının çok çok ötesinde bir insandı. Bugün yaşasaydı belki 21.yy'da yaşayan pek çoğumuzu yerin dibine sokacak kadar gelişmiş devletçilik ve ilerici toplum anlayışına sahipti.
Bazen düşünüyorum da acaba İskender'in kurduğu büyük hellenistik dünya egemenliği hala korunsaydı ve yine onun kurduğu bilimin ve felsefenin zirve yaptığı nice İskenderiye'ler ayakta olsaydı, Mısır'daki İskenderiye kütüphanesi yağmalanmamış ve insanlığın birikimi bu zamana kadar korunmuş olsaydı bugün medeniyetimiz nasıl olurdu?