''Sapık Sol''
Aslında başlığı ''Devletin Solu: Ulusalcılık'' ya da ''Sol Görünümlü İhanet Şebekesi'' olarak açacaktım ama ''Sapık Sol'' adını tercih ettim. Zira hepsi kendini sol olarak sunan bu sahtekarlık ideolojisini anlatıyor.
Öncelikle ulusalcılığın ne olduğunu tanımlamak gerekiyor. Anayasada ''laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir'' yazmasına karşın gerçekte faşist-oligarşik bir diktatörlük olan devlet gibi, devlete bağlı bu akım da son derece ikiyüzlüdür. Ortaya konmuş net bir teorisi, tanımı yoktur. Aslında ne olduğu bellidir. Devletçe, askerlerce tanımlanır. Ama ikiyüzlülüğü gereği sıkıştığı her durumda ''Ulusalcılık o demek değil ki? Benim kemalizm tanımım farklı'' v.s. şeklinde kıvırmaktadır. Ben teorisiz bu akımın mecburen pratiğine bakarak onu değerlendireceğim. Görünen o ki ulusalcılık ve kemalizm birbirinin aynıdır. Zira birinden olan diğerini de canhıraş savunmaktadır. Ulusalcılık(ya da kemalizm) pek kısa ve öz biçimde seküler Türk milliyetçiliği ve elitizmi olarak tanımlanabilir. Devleti kuran akımdır, vesayet kurumlarına hakimdir. Daha doğrusu ''hakimdi''. Orduda hala belli bir ağırlığa sahiptir. Onun solla ilişkisinin gerçekliği, ''kurtuluş savaşı'' adlı darbe sürecinde kemalistlerin Sovyet desteğini almak için kullandığı sahte sol jargonun samimiyeti kadardır.
Devlet, devrimci ve gerçek bir solu tehdit olarak görmektedir. Bu durum geçmişte de böyleydi. ''Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz'' edebiyatıyla kemalizm sınıf mücadelesinin önüne geçmeye, onu silikleştirmeye, sola alan kapatmaya girişti. Çünkü sol sınıfsal ayrımları temel alır ve bu da milliyetçiliği tam ortadan yarar. Çünkü milliyetçilik, milleti oluşturan sınıfların birliği ve uzlaşmasını temel alır. ''Milli sermaye sınıfının'' çıkarlarını ulusal çıkar ve milli menfaat isimleri altında, sanki tüm milletin(işçi sınıfının da) çıkarınaymış gibi gösterir. Bu yüzden milliyetçilik ile solculuk kesinkes çelişir. Hem de temelden! Kemalizm gerçek solun önünü kapamak için kovuşturma ve baskı politikalarına, farklılıkları yok etmeye, demokrasinin halka inmesini engellemeye, gerçek bir laikliğin önünü ''devlet laikliğiyle'' kesmeye çalıştı. Esas amacı, kendini biricik meşru ve ''gerçekçi'' sol olarak sunup gerçek solu görünmezleştirmekti.
Devlet, kemalizmi sol olarak tanımlayıp gerçek sola alan kapattı. Böylece;
1- Türkiye'de sınıf mücadelesi gelişemeyecek, milli burjuvazinin çıkarları güvencede olacaktı.
2- Türkiye'de etnik ve dinsel azınlıklar hayat hakkı bulamayacak, seslerini duyuramayacak, Türk şovenizminin homojen ulusçuluğu hayat bulacaktı.
3- Halkımız, özellikle de emekçi sınıflar pasif konumdan çıkamayacak ve devlet ile elitler keyiflerince ülkeyi yöneteceklerdi.
4- Gerçek bir demokrasi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek, kemalist bürokrasi ve milli burjuvazinin imtiyazları sorgulanmayacak, vesayet rejimi işlemeye devam edecekti.
5- Gerçek bir laiklik çiçek açamayacak, halk aydınlanamayacak, tam bir sekülerleşme sağlanamayacak, bunların yerine sekülerlik ve çağdaş yaşam elitlere has olacak, geniş emekçi yığınlar ise dinsel boyunduruk üzerinden devlete bağlı kalmaya devam edecekti.
Kemalizm ya da ulusalcılık faşist-oligarşik devletin, bu burjuva diktatörlüğünün soludur. Sahte bir soldur. Onun sol olarak tanımlanması, gerçek solun önünü kapama amacı gütmektedir. Gerçek sol, yani marksist ve anarşist versiyonlarıyla devrimci sol devletten kopuk, anti elitist, gerçekten ve dibine kadar demokrat, gerçekten laik, farklılıkları zenginlik kabul edip haklarını sonuna dek aramayı düstur edinmiş, enternasyonalist, sınıf mücadelesini ve sınıfsızlaşma pratiğini temel alan devrimci bir soldur. Devletin sapık, sahte, milliyetçi solu teşhir edilip onunla hesaplaşılmadan gerçek bir solun politik arenada kitleselleşip ses getirmesinin mümkün olamadığı bunca yıldır yeterince görülmüş olsa gerek. Kemalizmden kopamamak demek milliyetçilikten, derin çetelerden, elitizmden, halka tepeden bakmaktan, demokrasi düşmanlığından, laiklik sahtekarlarından, herşeyden evvel burjuva devletten kopamamak demektir.
Gerçek sol hiçbir zaman kemalizmin güdümünde olmamış, sosyalizm ile kemalizmi birbirine karıştırmamıştır. Ama bir zamanlar müttefik olma planları yaptığı da bir hakikattir. Tıpkı sonrasında bu müttefiklik planlarından hızla vazgeçip resmi ideolojiyle tam olarak hesaplaştığının hakikat olması gibi. Kemalizmle hesaplaşmanın -çokca çarpıtıldığı gibi- liberalizmle de ilişkisi yoktur. Marksizm ve anarşizm zaten yapıları gereği antikemalisttir.
Bizler bugüne dek kapitalizme, faşizme, emperyalizme, gericiliğe nasıl tavır koyduysak kemalizme de aynı şekilde tavır koyduğumuzun bilinmesini sağlıklı ve gerçek solculuğun bir nişanı sayıyor olmalıyız.
Kahrolsun kemalizm!
Kahrolsun ulusalcı sahtekarlık!
Kahrolsun sol görünümlü devlet işbirlikçiliği!
Konu Jolly Jocker tarafından (25-01-2012 Saat 21:30 ) değiştirilmiştir.
|