Hep Cumhuriyetin Kürtlerle bir derdi olduğu, Atatürk'ün özerklik sözü verdiği ama sözünde durmadığı söylenir. Genç Cumhuriyetin Kürtlerle alıp veremediği nedir? Var mı böyle bir şey? Olabilir mi?
Osmanlıda Kürtlerin rahat ettiği hakkının teslim edildiği bu yüzden de pek huzurusuzluk çıkmadığı eklenir. Var mı böyle bir şey? Olabilir mi? Mümkün mü?
Osmanlı döneminde Kürtlerle sorunlar, daima sorunlar, hem de büyük sorunlar yaşandığını biliyoruz:
* Dersimli ve Şeyh Hasanlı eşkıyalar (I. Mahmutun ifadesi) bir çok köye saldırıp can almaya başladıklarında ve köylere el koyduklarında tarih 1733.
Neredeyse 3 asır öncesi. Feodal yapılanma 300 yıl önce de sorunun ana merkeziydi, bugünde. Ağa, aşiret yapısını sürekli gözardı etme çabası var bazılarında. Oysa konunun merkezi, can alıcısı problematiği bu:
FEODAL YAPI.
* 1745'te Ekrad Eşkıyası (I. Mahmutun ifadesi) Müslüman hacıları soyup yol kestiği, haraca bağladığı, madencileri soyduğu ve insanları katlettiğini tarih kaydeder. Çarsancak Voyvodası Karaçorlu Mustafazade'ye I. Mahmut fermanlar gönderir.
Kısaca: Dersimli ve Şeyh Hasanlı Kürt Aşiretleri 18. yüzyılda defalarca isyan etmişler, I. Mahmut bu isyanları bastırmak için Çarsancak Voyvodasını görevlendirmiş...
* 1782'de bu defa I. Abdülhamit Erzurum beylerine ve Kuruçay Kadısına yeni fermanlar gönderir. Şeyh Hasanlı ve Kervanlı aşiretleri köy basmış, cana kıymış ve yağma yapmışlardır.
Abdülhamit nihayetinde bölgeye asker gönderir, isyanı silahla bastırır ve 25 Kürt İsyancıyı da astırır.
Demek ki bir yalanla karşı karşıyayız:
|
Osmanlıda Kürt aşiretleri sorun yaratmadılar. Osmanlının hoşgörü politikası içinde Kürt ve Türk barış içinde yaşadılar. Osmanlı asla baskı yapmadı! Bu nedenle Kürtlerde isyan etmediler ve Osmanlıda bu İSYANLARI KANLI BİR ŞEKİLDE BASTIRMAK ZORUNDA KALMADI
|
iddiaları tamamen BOŞ ve KOF'TUR.
Buradan hareketle, bu ana referans noktamızı hiç unutmadan yavaş yavaş DERSİM'e geliyoruz.........