Sivas Davası Zaman Aşımı Sınırında - ''İleri Demokratik'' Rezalet
ABF(Alevi Bektaşi Federasyonu)'nin bildirisi herşeyi netlikle açıklamış. (Önemli kısımları ben koyulttum). Görelim;
''AKP’nin, Sivas katliamı sanıklarının zamanaşımından yararlanmaması için CHP’lilerin verdiği yasa önerisini bugün TBMM’de reddetmesi tam bir insanlık ayıbıdır.
AKP’nin bu kararı, fiili olarak 2 Temmuz 1993 tarihinde tekbir sesleri eşliğinde “yakın ula yakın” çığlıklarına destek vermek anlamına gelir.
AKP’nin bu kararı, insanlığa karşı işlenmiş suçlara destek vermek anlamına gelir.
AKP’nin bu kararı, katliam sanıklarını mahkemelerde “avukat sıfatıyla” savunan kişilerin daha sonra AKP’de, bürokraside ve yerel yönetimlerde yükselmelerinin tesadüf olmadığı anlamına gelir.
AKP’nin bu kararı, 13 Mart 2012’de yapılacak duruşmada mahkemeye “evet Sivas sanıkları için zamanaşımı kararı al” mesajı vermek anlamına gelir.
Bu karar AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Sivas’ta Madımak Oteli’ni yakanları savunanlardan, onlara Avukatlık yapanlardan bu ülkeye demokrasi gelmez. Alevilere yönelik her gün kin ve nefret tohumları ekenlerden eşitlik ve adalet de beklenmez!
Alevi Bektaşi Federasyonu, bugünkü mecliste zamanaşımını fiili olarak onaylayan zihniyete karşı, Türk Kürt, Alevi Sünni, inancı ve etnik kimliği ne olursa olsun, insan olan ve adalet isteyen herkesi tavır almaya, en önemlisi de 13 Mart 2012 Salı günü saat 9’da Ankara Adliyesi önünde olmaya davet ediyor.
13 Mart Salı günü Ankara Adliyesi’nde yapılacak duruşma öncesi buluşalım ve katillere zamanaşımı uygulamasını engelleyelim!
İnsanlık suçu işleyenlerin cezalandırılmasını istemek için, Alevi ya da Sünni olmak gerekmez, Türk ya da Kürt olmak da gerekmez! İnsan olmak yeter!
Ankara, 6 Mart 2012
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Yönetim Kurulu''
--------------------------------------------------------
Evet, durum bu. Nasıl ama? ''İleri demokratlarımız'' bu duruma ne diyor acaba?
''Ergenekoncu'' CHP, ''ergenekoncuların parmağı olan'' bir katliamda zaman aşımı uygulanmaması için teklif veriyor, ''ileri demokrat'' hükümet de teklifi reddedip davanın zaman aşımından düşmesi, sorumluların paçayı kurtarması, derin yapının üstünün örtülmesi için sünni bir kinle hareket ediyor.
''Kinine sahip çıkan gençlik'' dedikleri böyle birşey herhalde. Belli ki, onca demokratlık tafrasına rağmen içlerindeki Alevi nefretini durduramıyor, ''katli vacipleri'' insan yerine koymayı içlerine sindiremiyorlar. Bu kadar kudurmuş bir dinsel fanatizme demokratlık sıfatı yüklerseniz işte böyle ellerine yüzlerine bulaştırırlar.
Sivas davasında yakan sanıkların avukatlığını yapanlardan 8 tanesi şu an AKP'de milletvekili. Zaten bunlara vekillik vermesiyle bile AKP'nin ne olduğu belli oluyor. Bu partiye demokratlık atfedenler utanıyor mu acaba?
Seçim öncesi Kılıçdaroğlu'nun aleviliğini diline dolatıp halka yuhalatan, Ebu Suud Efendi'yi alkışlatan AKP'den ne bekleniyordu ki? Adıyaman'da evleri işaretlenen Alevilerin soruşturma taleplerini ''çocuk yapmıştır'' diyerek adeta dalga geçercesine bastıran da bunlar değil mi zaten?
Bu dava zaman aşımından düşerse bu ülkede hukuk diye birşeyin olmadığı, en azından herkes için geçerli olmadığı bir kez daha ortaya çıkmış olacak. Düşünün, kitle katliamı yapılıyor, dava 30 sene sakız gibi uzatılıyor ve sonunda düşürülüyor. Böyle rezillik olur mu?
Böyle rezillikler hukuk devletlerinde olmaz ama faşist devletlerde normaldir.
Faşizmi ''ileri demokrasi'' diye yutturmaya kalkanların varlığı da ancak faşizm koşullarında normaldir.
Konu Jolly Jocker tarafından (07-03-2012 Saat 13:25 ) değiştirilmiştir.
|