
06-11-2012, 00:25
|
|
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
|
|
İshak ve Yakup “İlk Oğulluk Hakkı”nı bozarken, İsa bu hakkı hatırlatıyor!
Kutsal Baba diyor ki; “(İlk) Oğul meleklerden üstündür” Çünkü Tanrı (Kutsal Baba) meleklerin herhangi birine,
Aya Sofya'daki Jesus Christ (İsa) freski.
«Sen benim Oğlumsun,
bugün ben sana Baba oldum,»
ya da
«Ben O’na Baba olacağım,
O da bana Oğul olacak»
demiş midir? 6. Ve yine, Tanrı ilk doğanı (oğlunu) dünyaya gönderirken diyor ki, «Tanrı’nın bütün melekleri O’na tapınsınlar.» (İbraniler 1:5-6)
İlk Oğul ise “İlk Oğulluk Hakkı”nda şöyle diyor (Parantez içindeki sözler bana ait değil, Eski Ahit’teki “YASA’nın Tekrarı 21:15-17’den monte edilmiştir):
Tanrı’yı (YASA’yı) Reddetmeyin!
16. Kimse cinsel ahlaksızlıkta bulunmasın, ya da ilk doğmuş olmanın (İlk Oğulluk) hakkını bir yemeğe karşılık satan Esav gibi (ya da ilk oğulluk hakkını bir yemek karşılığı satın alan Yakup gibi veyahut da ilk oğulluk hakkında sevdiği oğlunu kayıran İshak gibi) Tanrı'ya saygısızlık etmesin. 17. Biliyorsunuz, Esav daha sonra kutsanma hakkını miras almak (ilk oğulluk hakkını geri almak) istediyse de geri çevrildi. Kutsanmak (İlk oğulluk hakkını geri alabilmek) için gözyaşlarıyla yalvardığı halde, vermiş olduğu kararın sonucunu değiştiremedi, İbraniler 12:16-17.
İsa aslında bu sözleri söylemekle Eski YASA’daki “İlk Oğulluk” kavramını hatırlatıyor. Çünkü ilk oğulluğun kaybolduğu Adem’den İbrahim’e kadar geçen nesillerden sonra İbrahim’de
1. İsmail (Hacer’den olma. Sami ırkının Arap kolu bunun soyundan gelir),
2. İshak (Sara’dan olma. Sami ırkının Yahudi kolu bunun soyundan gelir),
3. Yafes (Kentura’dan olma. Türk ırkı bunun soyundan gelir)
oğullarında da bu özellik görünmez. Kuran’da bunlardan İsmail ve İshak peygamber olarak anılırken, Yafes anılmaz (ki Muhammed İsmail’in soyundan (Adaniler kavmi’nden Kureyş kabilesinin Haşimoğulları soyu) gelen son peygamberdir).
İshak ise,
1. Esav,
2. Yakup (İsrael)
oğullarından ilk oğlu Esav olmasına rağmen mirasını ve peygamberliği kutsayarak Yakup’a verir. İshak daha sonra, İsa’nın söylediği gibi, Esav’ı kutsadıysa da vermiş olduğu kararını değiştirmedi.
Yakup'un da 12 oğlu olmasına rağmen peygamberlik en küçüğüne, Yusuf’a geçti.
Özetle, Sümer-Babil’deki ilk oğulluk hakkındaki düzensizlik peygamberlerde silsile yoluyla İsa’ya kadar gelir. İsa ise kimsenin oğlu değildir; O Tanrı’nın ilk (ve son) oğludur ve Tanrı bunu ESKİ YASA’yı hatırlatmak için yapar.
Tanrı bunu yaparken şöyle der:
«Sen benim Oğlumsun,
bugün ben sana Baba oldum,»
ya da
«Ben O’na Baba olacağım,
O da bana Oğul olacak»
Şu halde İsa “İlk Oğulluk Hakkı”nı hatırlattığına ve bunu kendi üzerinde gösterdiğine göre, özellikle İshak ve Yakup’un bu hakkı çiğnemesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu konuda gerek http://upuaut.x10.mx adlı sitemdeki makalelerde, gerekse aynı adla açtığım “The Origin of The Inheritance Culture in Mesopotamia: From Babylonia to Arabia” tartışmada bu hakkın Sümer ve Babil dönemlerini kapsayan 1000’lerce yıllık bir gelenek olduğunu ve bu geleneğin tabletlerde (UR ve LARSA) hiç bozulmadığını gördüğümüze göre, İshak ve Yakup’un bu geleneği bozmasını peygamberlikleriyle nasıl bağdaştırısınız? Eğer İsa 1000'lerce yıllık bu geleneği bize hatırlatmamış olsaydı, siz bu durumu nasıl anlardınız?
Not: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk tarih tezini savunurken şunları söyler: “Efendiler bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında da bir derinliği vardır. Efendiler bu derinliği isterseniz ölçelim: Birinci ölçek tarih öncesi devirlere ilişkin ölçektir. Bu ölçeğe göre Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselamın oğlu Yafes’in oğlu olan kişidir. Tarih döneminin belge tedarikinde pek hoşgörülü olan ilk evrelerine biz de hoşgörü gösterelim, fakat en açık ve kesin ve en maddi tarih kalıntılarına dayanarak söyleyebiliriz ki Türkler, on beş yüzyıl önce Asya’nın göbeğinde muazzam devletler kurmuştur ve insanlığın her türlü yeteneği onda ortaya çıkmıştır.”
|