Arkadaşlar, özellikle Stephen Hawking'in "Fizik Evren'de Tanrı'ya yer yok, gerek kalmadı" bulgusundan sonra bende dinsel alanda bir bilinç sıçraması oldu.
Bu bilinç sıçramasına göre, "
Yahuda Müjdesi"ndeki "
Havarilerin Kızgınlığı" bölümünde Tanrı'nın nerede olabileceğine ilişkin son derece ilginç bir bulguyla karşılaştım.
Tabii ki önce Lord Jesus Christ için bir anda döktürdüğüm şu dörtlüğe okuyalım. Okuyalım ki bilinç dünyamız açılsın, daha sağlıklı bir şekilde düşünelim.
Sen benim eksiğimsin,
Sen benim fazlamsın,
Kısacası, Sen, köşe taşımsın.
Kralların Kralı, Lord’um.
Not: Buradaki
"Köşe Taşı" tabiri İncil'in her versiyonunda geçer. Ancak bu tabirin Jesus Christ tarafından ne amaçla kullanılmış olduğu hala bir sırdır. Piramitologlar bu sözün Büyük Piramit'in tepesine hiçbir zaman konulmamış olan
"Pyramidion (Piramit tepesindeki Küçük Piramit)" için kullanıldığını söylerler. Çünkü bir taş hem köşe hem de temel bir taş olabilir ki, bu, piramidiyondan başkası olamaz.
Hristiyan teologlar ise, Jesus Christ'in bu sözle kendisindeki eksikliğin ya da fazlalığın tüm insanlarda mevcut olduğunu ve bu nedenle Jesus Christ'in herkese uygun bir şekilde oturduğunu söylerler. Öyle ya, bilindiği gibi Jesus Christ hiçbir eğitim almamıştı ama nasıl da hepimizin uygun bir yanını bularak oturuyor ve bizi temsil ediyordu.
Diğer taraftan bulguma geçersek, Yahuda Müjdesi'ndeki şu bölümde Jesus Christ ne demek istiyor?
İsa onların anlayamaması üzerine şöyle dedi: "Neden bu tahrik sizi nefrete itti? Tanrınız sizin içinizdedir, (...) (35) sizi ruhlarınızdaki nefrete kışkırttı. Aranızda kusursuz insanı öne çıkartabilecek herhangi biri varsa, yüzümün karşısında ayağa kalksın."
Arkadaşlar, Yahuda Müjdesi adlı papirüs sırf daha fazla para kazanmak için bir banka kasasında bekletilmek suretiyle çok kötü bir şekilde yıpranmıştı, ancak bu kötü haldeyken bile bilim adamları mükemmel bir recover (geridönüşüm) yaptı ve bu papirüsün yarıya yakınını kurtarabildi. Fakat yukarıda parantez içinde gösterilen ve 35. satırı temsil eden bölüm eksik görünüyor. Burası kurtarılamamış ve bu yüzden Jesus Christ'in burada ne demek istediği anlaşılamıyor. Eğer Jesus Christ okunamayan bölümden önce
"Tanrı içinizdedir" derken bir DNA gibi içimize kodlandığını söylüyorsa çok büyük bir sırrı açıklamış oluyor. Çünkü bu durum Hawking'in bulgusuna uyguna düşer. Ama, yok eğer bu söz Ali Bulaç'ın çevirdiği,
HUCURÂT 7: Ve bilin ki Allah'ın Resûlü içinizdedir. Eğer o, size birçok işlerde uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip çekici kıldı ve size inkârı, fıskı ve isyanı çirkin gösterdi. İşte onlar, doğru yolu bulmuş (irşad) olanlardır.
mealdeki gibi ise, o zaman sır gibi görünen bu bulgu alelade bir bulguya dönüşür ve bu bizim işimize yaramaz. Çünkü Hawking ve diğer araştırmacılar tarafından elde edilen yeni bulgular bu duruma uygun düşmez.
Şahsen, ben tüm ümidimi koruyarak Jesus Christ'in
"Tanrı içinizdedir" derken mecazi anlamda söylemiş olduğunu düşünmek istiyorum, düşünüyorum. Çünkü bildiğiniz gibi, "Şeytan", "Cin" vs. şeyler birer metafor olup, eksik yanlarımızı gösterirler. Buradan Jesus Christ,
"sizi ruhlarınızdaki nefrete kışkırttı" derken içimizde olan bir şeyden söz ediyor gibime geliyor bana. Yani Tanrı'nın içimize bir Cin gibi girip ruhlarımızı nefrete kışkırtması mümkün değildir. Bu, daha çok içimize bir DNA gibi kodlanmış ama zamanla olgunlaşmayla ortaya çıkan bir şey olmalıdır. Tıp bu konuda çaresiz.
Evet, bütün bu bilgilerden sonra size çok net bir soru soruyorum: Sizce Tanrı içimizde midir? Eğer Tanrı içimizde değilse nerededir? Yoksa Tanrı da bir metafor mudur?