Bugün Radikal blogta yayınlanan düşündürücü bir yazı. Bir bölümünü alıntıladığım yazının tümünü okumanızı tavsiye ederim. Özellikle öldürenin de öldürülenin de Allah diyerek ölmesi/öldürmesi çok iyi dile getirilmiş.
Allah Sesleri Altında Ölmek
Özellikle Ortadoğu'da, İslam'ın egemen olduğu toplumlardaki savaş ve çatışmalarda bir cümleyi çok fazla işitiyoruz: Allah-u Akbar. Bunu da sadece "mücahitlerden" duymuyoruz, sadece mücahitlerden duymuş olsaydık, aşırılığa kaçan fikir akımları ile din birlikteliğini psikolojik ve sosyolojik bağlamda çözümler, noktayı koyardık. Ancak durum ne yazık ki böyle değil. Bir eli ile silaha sarılanlar, diğer eli ile de Allah'a sarılıyorlar. Böyle bir ortamda da dış cepheden bakan herkesin duyduğu en yüksek nida, coşku ve korku uyandırırcasına defalarca kullanılan Allah ismi oluyor.
Misalen, Beşar Esad'ın pilotları muhalifleri bombalarken Allah diyor, Özgür Suriye Ordusu Esad'ın uçaklarını düşürürken Allah diyor, Libya'da Kaddafi'yi linç edenler de Allah diyordu, Mısır'da Mübarek karşıtları Allah diyordu, Çeçenler yakaladıkları Rus askerlerin kafasını keserken Allah diyordu, Afganistan'da, Irak'ta yakalanan tır şoförleri öldürülürken son duydukları ses Allah oluyordu.
Hatta sert açıklamaları ile tanıdığımız eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ'da, camilerin bombalanmasına yönelik iddiaların TSK ile bağdaştırılmasını yanıtlarken "Allah Allah diye askerine hücum ettiren, taarruz eden bir ordu, nasıl Allah'ın evi camiye bomba atmayı düşünür."* kelimelerini kullanıyordu.
http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/all...da-olmek-11839