
24-02-2013, 22:16
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Gerçek Kuran'daki kelimelerin "köklerinde" yatıyor!
Kuran’nın asıl metinlerinin İslam öncesi yazılı metinler olduğunu daha önce dile getirmiştim. Bu asıl metinlerdeki kelimeler “kök” harflerden oluşuyordu ve daha sonradan Arapça'nın gelişmesiyle birlikte bu köklere yapılan eklemelerle farklı anlamlara gelen yeni kelimeler türetilmişti. Böylesi bir yöntem bütyük bir ihtimalle eski Hristiyan keşişlerin dinlerini yaymak adına Yunan ya da Mısır metinlerini silip veya değiştirerek yeniden kaleme aldıkları "palimpsest" denen bir uygulamnın sonucu olmalıydı. Kuran'daki ayetler arasındaki belli bir akışın olmayışı, onun yerine eksik ve çelişen ifadelerin bulunması bundan kaynaklanıyordu.
Bu görüşten hareketle Kuran ayetlerindeki kelimelerin gerçek anlamlarını yakalayabilmek için bu kelimelerin “kök”lerine inerek bu köklerin başka hangi anlamlarda kullanılmış olduklarına bakmak gerekiyordu.
Her ne kadar bu bağlantıları ortaya çıkartıp gerçek anlamları bulmak o kadar kolay olmasa da buna küçük bir örnek vermek istiyorum.
Güneş ve Ay'ın eski Mısır inancında Tanrının birer gözü gibi düşünüldüğünü “Horus’un ay gözü ve herşeyi gören Allah!” adlı başlığımızda daha önce ele almıştık. Nasıl ki Mısır tanrıları için Güneş ve Ay her şeyi bilip görmek adına ayrı bir öneme sahipti, Kuran’da da Allah ay ve güneşten bahsettikten sonra her şeyi bildiğini ve gördüğünü söylüyordu.
(ilgili başlık ve ayetler : http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31003 )
"Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir." (Yasin -38)
Yukardaki ayette Güneş için "akıp gitmek" anlamında çevrilmiş olan kelime : tecri
Bu kelime Gaşiye Suresi'nde "yükseklerdeki" cennetteki bir "pınar"ın akışı için de geçmektedir:
10.Yüce, yüksek bir cennettedirler.
11.Orada boş bir söz işitmezler.
12.Orada devamlı akan bir pınar,
Son ayette "akıp" gittiği söylenen pınar Arapça "aynun" kelimesidir.
Bu kelime “ayn ya nun” kökünden gelmektedir. Bu kökten gelen ve Kuran’da geçen diğer kelime ise “göz” anlamındadır. Bir başka deyişle bu kökten gelen iki kelime Kuran’da geçmektedir ve bunlardan birisi "pınar" diğeri ise "göz"dür.
Eğer temel tezimiz olan kelimelerin gerçek anlamlarını taşıyan köklerine sonradan eklemelerle farklı anlamlar türetildiğini dikkate alacak olursak; “pınar” olarak çevrilen “aynun” kelimesini aynı kökten gelen ve “göz” anlamına gelen diğer anlama da gelebileceğini düşünebiliriz.
Bu durumda yukarıdaki ayetimiz şu şekilde olacaktır:
“yükseklerdeki cennette devamlı akan göz"
Bu haliyle ayet bize; Kuran’daki “güneş ve “ay” anlayışının eski Mısır inancında olduğu gibi Tanrının birer "gözü" gibi düşünülmüş olabileceğini farklı bir yoldan göstermiş oluyordu.
Konu cenkvarol tarafından (24-02-2013 Saat 22:23 ) değiştirilmiştir.
|