Kibirlenmenin ve büyüklenmenin Allah katındaki yeri ve Gezi parkı olayları....
Başbakan Erdoğan, bu memlekete gerçekten birşeyler yaptı. Son on yıl, ülkemde gözle görülür altyapı ve ekenomik kalkınmışlık aşikar görünüyor. Bu tesbitimi siyasi yandaşlık olsun diye yazmadım. Sadece kendi tesbitim bu....
Ancaaaaak......
Başbakanımızda, son zamanlarda bir büyüklenme, kibirlenme emarelerini de görür oldum.
Sanki "bunları ben yaptım", "bu halk benim yaptıklarıma binaen beni seçiyor" der gibi havalarda. Konuşurken bir kibir ve gurur tavırları takınıyordu ki, bu beni çok tedirgin ve huzursuz ediyordu. "Bre Tayyib, sen bari Allahını bilen birisin. Bu tavırlar sana hiç yakışmıyor, Allah bunun cezasını sana verecek diye korkuyorum" derdim.
Tarihte Karun vardı. Çok zengindi. Bu zenginliğin kaynağının kendi ilmi ve kendi becerisi olduğunu iddia ederek böbürleniyordu. Allah kendi ikramı ve kendi lütfu olan nimete, kulunun sahiplenmesini ve onu gurur ve kibirlenme aracı olarak görmesini mutlaka cezalandırır veya o nimetini geri alır.
İşte Başbakanın içine düştüğü durumun özeti.
Başbakanın bu durumdan kurtulmasının tek çaresi, gururu ve kibri bırakıp, tüm halkı kucaklayıcı mesajlar vermesi, ve ona göre icraat yapması.
Sadece dindarların başbakanı değil, tüm kesimlerin dertleriyle dertlenmesi, tüm halkı kucaklayıcı icraat ve açıklamalarda bulunması tek çıkar yolu. Aksi halde, Allah verdiği nimetini geri çeker.
Gururlanma Tayyibim senden büyük Allah var.....
Tevazu, mü'minin şiarıdır. Kibir şeytandandır.
Sayın başbakanımızın dersini almış olması en büyük temennim ve duamdır.
Bazen böyle zalim kullar eliyle, Rabbimiz bir musibet taşı atar, ta ki, yoldan çıkan kulu tekrar yoluna girsin.
|