KORKU İMPARATORLUĞU ÇÖZÜLÜYOR, KORKU DUVARLARI AŞILIYOR
FAŞİST REJİM ÇATIRDIYOR, EMEKÇİLER SOKAKLARI ISITIYOR
Son günlerde Anadolu ayakta. Bunun nedeni ve kaynağı düzen ile emekçiler arasındaki açık savaştır. Gezi Parkı, alkol yasası, üçüncü köprüye bir katilin isminin verilmesi gibi diğer tüm sorunlar sadece patlamanın, şişenin kapağının atılmasının önünü açan bir roldedir. Anadolu emekçileri, gençliği ve Halklar uzun süredir düzene besledikleri öfkeyi, birikimi bir biçimde ortaya koyacaklardı. Buna bir kanal lazım idi. Bu da onun ayağı olmuştur.
Her daim ifade ettiğimiz üzere demokratik geleneğe sahip olmayan ülkelerde devrimler sıçramalar, ani patlamalar şeklinde gelişir. Bu işin doğasıdır. Bu çerçevede olaya yaklaşmak gereklidir.
Bu tespit kesinlikle devrimci bir ayaklanmanın olduğunu iddia eden şapşallıklar silsilesine teslim olmak demek değildir. Zira durumun analizi görev ve sorumlulukların tespit edilmesi açısından zorunludur. Bu ani sıçrama, patlama tespitinden çıkarılacak sonuç ise, bu durumlara karşılık süreğen bir hazırlık içinde olmak görevini ortaya koymaktadır. Bunu çeşitli vesilelerle defalarca açıkladık.
1994'te yazdığımız bir yazıda emperyalist kapitalist düzeni ayakta tutan olgunun temelinde yabancılaşma, yalnızlaşma, bencilleşme, güvensizlik, gelecek kaygısı, korkunun hükümranlığı gibi olguların yattığını bilimsel olarak açıklamış idik. Ve bu korku egemenliği yenilmeden-yaşam alanlarının tümünde-, aşılmadan devrimin bir gerçek olamayacağını iddia etmiş idik. Bu tespitimizin dün olduğu gibi bugünde arkasındayız.
Bu bağlamda bugün ülkenin birçok kentinde alanları kuşatan emekçiler açısından bu çıplak bir gerçeklik haline gelmiştir. Korku duvarları aşılmış, düzenin kolluk güçlerinin azgın saldırılarına karşı ölüm kalım savaşı dahi verecek düzeye gelmiştir. Yer yer geri çekilmeler olsa da; alan yine alınmaya, kazanılmaya çalışılmış ve de Taksim yasağı her bakımdan delik deşik edilmiştir.
Bu tipik bir kent-sokak çatışmasıdır. Yığınların ve de katılımın önemli çoğunluğunu oluşturan gençlerin deneyim kazandıkça daha da ileri atılacağı bir yol izlemektedir. Ve de kolay kolay dindirilemeyecek bir yol hazırlamaktadır.
Gittikçe çatışma ve eylemler tek tek merkezlerde değil sadece kentlerin semtlerinde de karşılığını bularak yayılmaktadır. Bu başlı başına köklü değişimin önünü açacak, sokakları, mahalleri sınıf merkezli bir devrimci dönüşüme katkı koyacaktır.
Büyük bir birikim, patlamaya varacak bir öfke ile besleniyor yıllarca Anadolu Halkları, emekçileri.
AKP hükümeti ve Tayyipgiller familyasını hedef alıyor gibi görünse de biçimsel olarak; esasen düzenin temelini hedef alan bir yere ilerliyor, ilerleyecektir. Zira AKP nezdinde Rantiye, arazi-arsa spekülasyonları, yaşam alanlarının yok edilerek sermayeye peşkeş çekilmesi, konut-inşaat sektörü dışında sermaye daralırken; aynı zamanda bir TAŞERON ve ÖZELLEŞTİRME şampiyonu bir hükümet sadece ülkeye ait değildir. Kökü emperyalizmde cisimleşen bir roldedir.
Devamini okumak istiyenler buradan ulasabilir. #
1