
29-10-2013, 02:06
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Kuran'daki "cennet" Yemen'deki "bahçeler" miydi?
Kuran’da bahsedilen Sebe halkı bugünkü Yemen’de yaşamış olan eski bir kavimdir. Kuran’da bu kavimle ilgili olarak şu bilgiler verilmekte:
“Andolsun, Sebe' (halkı)nın oturduğu yerlerde de bir ayet vardır. Sağdan ve soldan iki bahçeliydi. "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabb(iniz var)." Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini (cenneteyni), buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük. Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık. Biz nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız?” (Sebe Suresi 15-17)
Kuran’da Adem’in kovulduğu “cennet ” ile Yemen’deki Sebe halkının sahip olduğu “cennet” arasında bir ilişki olduğunu düşünüyorum. Beni bu düşünceye iten tespit ve sorularım şu şekilde:
(Daha önceki başlıklarımda Kuran’da geçen “arşı sular üzerindeki” “Allah”ın aslında Güney Arabistan menşeili bir “su ve yağmur tanrısı (Athtar, Attar, İşhtar)” olduğunu belirtmiştim. Bu yüzden “altından nehirler akıtılan” cennetin (bahçenin) güneydeki Yemen bölgesi ile bir bağlantının bulunacak olması önemli.
Bu ara Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Yemen'e ilişkin kısa bir bilgi de paylaşalım: Romalılar Yemen'i, dağları ve verimli arazileri ile Arap Yarımadası’nın geri kalan çorak çöllerinden farklı olduğu için Mutlu Arabistan ya da Şanslı Arabistan anlamına gelen ''Arabia Felix'' olarak adlandırmışlardı. Arabistan'ın en büyük bitki ve hayvan çeşitliliğine sahip Sokotra Adası da Yemen'deki Aden bölgesinde yer almaktadır.)
1- Ayetlerde Adem’in kovulduğu “bahçe” ile Yemen’deki “bahçe” aynı kelime ile ifade ediliyor, meallerde biri “bahçe” diğeri “cennet” şeklinde.farklı kelimelermiş gibi veriliyor olsa da ortada aynı kelimeler söz konusu.
2- İblis kelimesi Kuranda 11 defa geçiyor, bunlardan 9’unda “cenneten (bahçeden)” kovulmuş olan Adem konusu işleniyor. Diğer iki ayetten birisi yukarıdaki Sebe halkının bahçelerinden bahseden ayetlerin devamındaki 20. ayette geçiyor. Kuran’da çok sık geçmeyen “iblis” kelimesinin yine bir “bahçe (cennet)” bahsinin devamında geçiyor olması düşündürücüdür.
3- Sebe Suresi 16. ayetinde bahçelerin az sayıda “sedir ağacına” çevrildiği söylenmekte. “Sedir ağacı” bu ayetin dışında Vakia Suresi 28. ayetinde bu sefer öbür taraftaki cennet’in (bahçenin) tarifi yaparken geçiyor. Aynı şekilde “sedir” kelimesi ile aynı kökten gelen ve Kuran’da geçen diğer kelime “sidretül” kelimesi, “Sidretül Münteha” da öbür taraftaki Meva cennetinin yanındaki yer. (Necm 14-15)
4- Yemen’de “Aden” olarak adlandırılan bir bölge bulunuyor. Bu bölgenin adı Kuran’da öbür taraftaki cennete ilişkin söylenen “Adn, aden” kelimesi ile aynı. “Adn cenneti” ile bahsedilen yerde mi yoksa “cennetli” Sebe halkının yaşadığı Yemen’e işaret ediyordu?
5- Kuran’da “doğu-batı” kelimeleri geçiyor olsa da “kuzey-güney” kelimeleri geçmiyor. Tevrat’ta dahi geçen diğer yönlerin aslında farklı adlarla Kuran’da da geçtiğini düşünüyorum. Yüzünüzü doğan güneşe çevirdiğinizde “sağınız” güneyi, “solunuz” kuzeyi gösterir. Bu yüzden Güneydeki “Yemen”in adının “sağ tarafı” kasten buradan geldiği ifade edilmektedir. (Benzer şekilde solda (kuzeyde) kalan tarafa da “Şam” adı verilmiştir. )
“One etymology derives Yemen from yamin, meaning "on the right side", as the south is on the right when facing the sunrise..” http://en.wikipedia.org/wiki/Yemen
Sebe halkının bahçelerinden bahsederken geçen “sedir ağacının (sidrin)” Kuran’da Vakia Suresi 28. ayetinde öbür taraftaki cennet’i anlatırken de geçtiğini belirtmiştik. Bu ayetin öncesindeki 27. ayette “ashabu el yemini (yemin sahipleri veya sağdakiler, sağın ashabı)” ifadesi geçiyor. Bu ifade böylesi bir ayetin öncesinde tesadüfen mi yer almıştı, yoksa bununla kast edilen aslında sağdaki (güneydeki) Yemen bölgesi miydi?
Vakia -27:
1. ve ashâbu el yemîni : ve yemin sahipleri, sağdakiler
2. mâ : ne
3. ashâbu el yemîni : yemin sahipleri, sağdakiler
Vakia -28:
1. fî : içinde, arasında
2. sidrin : sedir ağaçları
3. mahdûdin : dikenleri alınmış, dikensiz
|