Dinler ve Ekonomik Sistem Birer Kontrol Aracı mı?
Big Bang - büyük patlamadan sonra ilk oluşan atom hidrojendir. İki hidrojen atomunun birleşmesi ile helyum oluşmuştur. Bir helyum ile hidrojen atomu berilyumu oluşturmuştur. Hidrojen atomunun kendi kendi ile ve oluşturduğu diğer elemenler ile bu şekilde reaksiyona girmesi sonucunda sonunda karbon oluşmuştur. Karbon ve diğer elementler yıldızları, sönen yıldızlar ise gezegenleri oluşturmuştur. Gezegenlerde diğer ve ağır metaller oluşmuş, derken su, yaşam, ve bildiğiniz evrim teorisi. İnsana kadar uzanan bir gelişim, evrim. İnsanda ilk defa bilinçli zeka ortaya çıkmıştır.
Sizce evrimin son noktası biz miyiz, yoksa bu ilk hidrojen atomundan başlayan evrim sürecinde sadece ara bir tür müyüz? İddia odur ki bundan sonraki evrim zihinsel düzeyde olacaktır ki bunu da gözlemlemekteyiz. Yeni nesiller, yeni bebekler giderek zekileşiyor.
Şimdi asıl konuya gelecek olursam, kâinattaki ilk hidrojen atomundan başlayarak devam eden bu gelişim sürecinde bilinçli zekaya sahip insanlığın ortaya çıkmasından sonra "dinler" insanlığın gelişimi sürecinde nasıl bir role sahiptir? Dinler insanlığın ilerleyişine katkı mı sağlamıştır yoksa o ilerleyişi yavaşlatmış mıdır?
Sorunun cevabı nettir. Yahudiler, Tanrılarının kendilerine vadettiği toprakları ele geçirmek adına yüzyıllardır savaşmaktan, kan dökmekten vazgeçmemiştir. Bugün medeniyetin ve özgürlüğün beşiği olan Amerika'nın kurulması kilise baskısından, kilisenin negatif etkisinden kaçan, dünya yuvarlak dedi diye Galileo'yu idam etmek isteyen, cadı avları, şeytan çıkarma ayinleri ile kafayı bozan, "nedensellik Şeytanın fahişesidir" diyerek bilime saldıran kiliseden kaçanların tepkisi ile başarılmıştır. İslâm dünyasının durumu ise zaten ortadadır, daha peygamberi döneminden itibaren önce kafirlerle, sonra diğer din mensuplarıyla şimdi ise kendi iç mezhepleriyle savaşıp durmaktadır. Dünyanın gelişmiş medeniyetlerinden olmak gibi bir kaygıları yoktur.
Hiç düşündünüz mü, eğer bu dinler hiç ortaya çıkmamış olsa idi insanlık bugün hangi durumda olurdu? Dinler kanaatimce insanlığın gelişimini baltalamaktan başka hiçbir amaca hizmet etmemiştir. Kâinatın ilk anından itibaren başlayan gelişim süreci sonunda ortaya çıkan "zêka"'nın daha fazla gelişip, daha fazla kullanılmasını hızlandırabilecek bir etki yerine, bilâkis bu gelişimi yavaşlatıcı, hatta geriletici etki yapmıştır.
Diğer bir konu mevcut ekonomik sistemdir, kapitalizmdir. Tarihin hiçbir döneminde, bugünün elitleri ya da yönetici sınıfları bu kadar zenginliğe ve güce kavuşmamıştır. Ne krallar, ne asiller, ne derebeyleri ne de imparatorlar... Bugün dünya nüfusunun sadece %2'si dünya kaynaklarının yarısına yakınını kontrol etmektedir. Dünyanın geriye kalan %98'i ise bu %2 nin sahip olduğu kaynak kadarıyla yetinmek durumundadır. Dünya nüfusunun %50 sinin günlük geliri 2 dolar ve altındadır. İnsanlık sadece tüketmek için yaşayan ve bu tükettiklerini ödeyebilmek için de ömür boyu borç ödeyen bir yaşama hapsedilmiştir. Her gün kaç reklama maruz kalıyorsunuz hiç saydınız mı? Akşamları evde çeşit çeşit dizi izlemeye, facebook'ta gittiği restaurantın resimlerini ya da selfielerini paylaşarak insanlık "zeka"nın evrim sürecine nasıl katkı sağlayabilir?
Özetle ekonomik sistem ile insanlık köleleştirilmiştir. Emre Yılmaz'ın dediği gibi eski devirlerde kölelerin ücreti baştan peşin ödenirdi, şimdi ise 30 yıl boyunca aylıklar şeklinde ödeniyor. Tek fark bu.
Peki şöyle bir iddia da bulunsam: tarih boyunca insanlığın her zaman sahip olduğu bilgi seviyesinden daha fazlasını bilen bir grup sürekli insanlığı kontrol etmiştir. Yeri geldiğinde insanlığın ilerlemesini sağlayacak buluşların ortaya çıkmasına yol verilmiş, çoğu durumda ise çeşitli sistem ve düzenler kurarak insanlığın gelişimini kontrol altında tutmuşlardır.
(İnsanlığın din ve para sistemi ile nasıl yüzyıllardır kandırıldığına dair fikir edinmek isteyenlere, henüz izelememişler ise Zeitgeist adlı 3 bölümlük belgesel serisini öneririm. )
|