Anadolu Partisi bir umut olabilir mi?
Emine Ülker Tarhan'ın kurduğu Anadolu Partisi dün Kurucular Kongresini gerçekleştirdi.
Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde yayınlanan SONAR anketinde Anadolu Partisi %8 civarında oy almıştı.
Emine Ülker Tarhan'ın kongrede söylediklerinden alıntılayacak olursak:
"Ülkemiz kritik bir eşikteyken kurduk Anadolu Partisi'ni. Halkın umutsuzluğu had safhadayken. Çünkü seçim yapılsa da sonuç hiç değişmeyecek gibi hissediyorlar artık. Son seçime baktığımızda tıpış tıpış söylemine nasıl karşılık verdiğini gördük. Bu sonuç sadece AKP ile açıklanamaz. Toplumsal muhalefet var ancak siyasal muhalefetten fayda yok. Gezi'yi hatırlayın. Partisi yoktu. Hatırlayın AKP'nin baskılarına karşı vicdanı olan her kesimden insan sokaklardaydı. O gün korku duvarlarını yıktılar. Sonuç aldılar mı aldılar. Oraya Topçu Kışlası yapılamadı. Ama siyasal muhalefet bunu başaramadı. Haftalık grup toplantılarına sıkışıp, iktidarı besledi. Kim istemez böyle muhalefeti. İnsanlar bir çıkış arıyor. İşte bir çıkış yolu bulma arayışından doğdu Anadolu Partisi. Türkiye'nin sürüklendiği uçurumun farkındalar. Bunu gidermek, geleceği yeniden inşa etmek için onların talebiyle doğdu Anadolu Partisi. İktidar ve muhalefetin birlikte büyüttüğü kabusu defetmek için. Yüzyıllardır bu ülkenin hırpalandığını gördükleri her anda bu erkekler ve kadınlar, gençler onu canlı tutma cesareti bulmuşlardı. Yine buldular. işte bu yüzden buradayız."
"Birilerinin bir şey yapması gerekiyordu. Bu da sadece siyasi bir örgütlenme ile mümkündü. Tek tek yakılan ateşler, çiseleyen bir yağmura bile dayanamaz. Oysa yangına dönüşen bir halk ateşini söndürmeye okyanuslar yetmez. Bakın bakın Anadolu’nun gençlerine, o ateşi göreceksiniz. Önümüze çıkacak engellerin farkındaydık. medyanın kapılarını kapatacağını biliyorduk ama fark etmezdi. Bakmayın kenardan eleştirenlere, onlar için doğru yapılan her hareket yanlıştır. Hele halkın çocukları bir şey yapmaya görsün hemen parmak sallamaya kalkışırlar. Anadolu'nun gücüne, halkın enerjisine güvenmeyenler, dün de böyle demişlerdi, bugün de. 1919 yılında umutsuz bir imparatorlukta, işgale boyun eğmeyen Mustafa Kemal'e Refik Halit şöyle yazmış:
'Anadolu’da bir patırtı, bir gürültü, kongreler, beyannameler filan.... Sanki bir şey yapabilecekler... Blöf yapmanın sırası mı şimdi? Hangi teşkilatın, ne gücün var? Bu ne hayal! Kuzum Mustafa sen deli misin?'
Sonuç o deli dediği adam Kurtuluş Savaşını kazanıp Cumhuriyet'i kurmuştur. Zübeyde ananın oğlu ufkun ötesini görmüş, kimin ufkunun dolduğunu da göstermiştir. Anlattığım hikaye bir karşılaştırma değil asla ama açık bir öykünme."
"Yaptığımız şeye, buna ne derseniz diyin, politik değişim arzusu, meydan okumak, ne derseniz diyin. Bakın arkadaşlar, sevgili kardeşlerim, dünyadaki başka hiçbir şey... hiçbir ordu, hiçbir güç... Zamanı gelen bir düşünceden daha güçlü olamaz... Zamanı gelen o düşüncedir Anadolu Partisi. Gücünü zamanın ruhundan alır. Diyelim ki, hayal görüyoruz, diyelim ki hayal ediyoruz. Söyler misiniz bunu yapmamıza hangi güç engel olabilir. Heyecanımızı kim zapt edebilir. Burayı asla zapt edemezler. Çünkü burada Anadolu var burada Cumhuriyet var. Ve buradan ilan ediyorum ki, burada hiçbir şey sıradan olmayacaktır. Bize soruyorlar; 'neye güveniyorsunuz, ne yapabilirsiniz' diye… Hala göremiyorlar, hala duyamıyorlar, hala anlayamıyorlar… Anadolu’nun, Cumhuriyetin kızlarına-oğullarına, bize ‘tıpış tıpış’ değil, sevgiyle, coşkuyla koşan milyonlara güveniyoruz. Eşitlik, adalet, kardeşlik ve özgürlük yeniden hatırlansın istiyoruz. .Sömürüsüz bir toplum istiyoruz. Anadolu Partisi'nin çizgisi birleştirmektir. Ayrışarak küçülen bir Türkiye’de değil, birleşerek büyüyen bir Türkiye’de iktidar olmak temel hedefimiz. Bizim kuruluşumuz yeni bir halk hareketi, Anadolu kongresiyle işte tam buradan başlıyor."
Henüz çalışan bir web siteleri yok, dolayısı ile parti tüzüğüne erişemiyoruz. İletişim için verdikleri mail adresi dahi bir gmail hesabı. Belli ki imkânsızlıklarla çıkıyorlar ortaya. Merak ettiğim ne kadar medya desteği görecekleri?
Ne dersiniz? Bir umut olabilir mi? Yoksa oyları bölüp başkalarının ekmeğine yağ sürme durumu söz konusu olabilir mi?
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Konu Dialectics tarafından (01-12-2014 Saat 09:56 ) değiştirilmiştir.
|