Hayat, yaşamaya değer mi?
Albert Camus'un "Sisifos Söyleni" adlı eseri şöyle başlar:
"Gerçekten önemli olan tek bir felsefe sorunu vardır, intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir. Gerisi, dünyanın üç boyutlu olup olmadığı, düşüncenin dokuz mu, yoksa oniki ulamı mı bulunduğu, sonra gelir. Oyundur bunlar; önce yanıt vermek gerekir.
.... Dünya mı güneşin çevresinde döner, güneş mi dünyanın çevresinde, hiç mi hiç önemi yok bunun. Kısacası değersiz bir sorun bu..."
İnsanları yaşamaya bağlayan şey, tek kelime ile özetleyecek olursak "amaç". Peki amaçlar mı bize veriliyor da peşinden koşuyoruz yoksa amaçları yaratanların ta kendileri bizler miyiz?
Dünyanın her türlü zenginliğine ulaşmış, aklına gelebilecek her türlü isteği gerçekleştirebilecek imkânı olan ve hatta da gerçekleştirmiş olan, tüm olası zevkleri tatmış olan, parasıyla gücüyle hükümetleri devirebilen, medya kuruluşlarını satın alıp isyanlar çıkartabilen bir insanın sizce en sonunda hangi amacı kalır?
Felsefi açıdan yaklaşacak olursak, gerçekten hayat yaşamaya değer mi?
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
|