İslamın Ne Kadarı Tanrısal?
Bazı ibadetlere ve dini uygulamalara kuranda yer verilmiş ancak bütün ibadetler ayrıntılarıyla açıklanmamış.
Mesela kuranda namaz kılın deniyor ama namazın kaç rekat kılınacağı, ne zaman kılınacağı, nasıl kılınacağı, hangi pozisyonda hangi surenin okunacağı belirtilmemiş. Aynı şekilde namazı bozan haller de belli değil
Kuranda oruç tutun denmiş ama orucun hangi hallerde bozulacağı belirtilmemiş.
Aynı şekilde abdesti bozan şeyler de belli değil.
Benzer şekilde kuranda hacca gidin denmiş ama hac''ın nasıl yapılacağı belli değil..
Yukardaki örneklerin yanında, islama ait birçok dini uygulama ve ritüelin kuranda kaynağı yoktur.Mesela bunlardan biri de ezandır...
Peki kurandaki bu boşluklar nasıl doldurulmuştur? Hadis ve sünnet ile..
Bu açıklamalardan sonra akla gelen sorular şunlar:
1-Hadis ve sünnet islamın temel kaynakları mıdır? Eğer bunlar islamın birer kaynağı ise neden bazı cahiller mantık dışı hadisleri görünce "hadisler islamın kaynağı değildir tek kaynak kurandır" diyor? Eğer hadisler islamın kaynağı ise bir dinin böyle çelişkili ve tereddütlü bir kaynağı olabilirmi? Hangi hadisin sahte hangisinin gerçek olduğu tartışmalı ise böyle bir kaynaktan söz edilebilirmi? Eğer sahih olmayan hadis varsa o zaman "kuran değişmedi" diye sevinmeyin çünkü kurandan sonraki en temel islam kaynağı değişmiştir.
2-Muhammedin hadis ve sünnetleri islama ait sayılabilirmi? Eğer tanrı, insanlara söylemek istediklerini kuran aracılığıyla söylediyse, muhammedin bu uygulamalarının(hadsi-sünnet) dinde yeri yok demektir. Muhammed bu hadis ve sünnetleri neye dayanarak oluşturmuştur? Örneğin bir ezan okunması adetini neye dayanarak ortaya çıkarmıştır? Eğer ezan okunmasını tanrı istediyse neden bunu kurana koymamış? Eğer tanrı unutkan değilse ve ezanı kurana koymadıysa o zaman bu muhammedin şahsi isteğidir. O halde muhammedin hadis ve sünnetleri tanrısal kaynaklı değildir bu nedenle insanların buna uyması istenemez.
Eğer dininiz Tanrı tarafından gönderilseydi mükemmel olurdu ve bizler bu kadar fazla çelişki bulamazdık ve sizler de bu çelişkileri savunmak zorunda kalmazdınız.
|