Çocuklarımızın beyinlerini yıkanmaktan nasıl koruruz?
Geçen gece küçük oğlumu kucağımda uyuturken düşündüm: henüz hiçbir tehlikeli bilgiye sahip değil. Onun için herşey keşfedeceği, merak uyandırıcı birer oyun, bilmece... Yanında örneğin aynı yaşlarda bir kürt çocuk olsa, hintlisi olsa, ingilizi, amerikanı, italyanı olsa her türlü kimlik ideolojisinden habersiz bir şekilde beraberce oynayacaklar, birbirlerine mensup oldukları etnik kökenden ötürü farklı gözle bakmayı hayal bile edemeyecekler... Birbirlerini inandıkları ya da inanmadıkları tanrıdan dolayı yargılamayacaklar, sadece paylaşacaklar ve bizler onlara bu tehlikeli bilgileri vermedikçe de paylaşmaya devam edecekler, arkadaşça bir şekilde yaşayıp gidecekler.
Nasıl bir eğitim sistemimiz varsa bu her türlü ideolojik yaklaşımdan bi haber çocuklarımızı, torna tezgâhında yontar gibi yontup onlara kendi gibi olmayanlardan nefret etmeyi, kendisinin sırf doğuştan sahip olduğu bir kimlikten ötürü diğer kimliklerden üstün olduğunu, kendi dünya görüşünde olmayanların ezilmesi, sindirilmesi gereken bireyler olduğunu öğretiyor, öğretmekten ziyade ince ince tüm nöron hücrelerine işliyor.
Şimdi düşünüyorum da yıllar boyunca "Türk'ün türkten başka dostu olmadığı", "bir türk'ün dünyaya bedel olduğu", "Türklüğün ne kadar gurur verici olduğu" bilgileriyle işlenirken bir yandan da her sabah "Türk, öğün, çalış, güven" diye bağırırken nasıl da bugün yaşadığımız problemlerin devamına hizmet eden birer köleye dönüştürülüyormuşuz. Türklüğünden gurur duyma hissi kalplerimize yerleştirilirken aslında bir yandan da diğer kimliklerden nefret etme tohumu da serpiştiriliyormuş.
Kezâ bunun bir alt seviyesi de "din" olgusu. "En doğru dine mensup olmakla ne kadar da şanslı" olduğumuz, "İslamın dinlerin en güzel ve en doğrusu olduğu", "kafirlere ve şeytana karşı her zaman tetikte olmamız gerektiği", "diğer dinlere mensup olanların aslında ne büyük bir yanlış içerisinde olduğu" vb. bilgiler de o çocuk beyinlerimize ne de güzel ve sistematik bir şekilde işlenmişti...
Şimdi şu Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri münasebetiyle küçücük çocuklara "Allah Allah" diye ilahiler okutan, onları kara çarşafa saran, o küçücük beyinlerini anlamını bilmedikleri arapça ayet ve surelerle dolduran zihniyeti görünce bu beyin yıkama faaliyetlerinin ne derece çıtayı yükselttiğini görebiliyoruz.
Henüz düşmanlığı, nefret etmeyi, "...izm"leri bilmeyen çocuklarımızı bu beyin yıkama faaliyetlerinden nasıl koruruz?
Öğrettikleri tarih ve din yalan... Kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı bir sistem. Kendinden başka olanı aşağı görmeyi öğütleyen, kendisinin üstün olduğunu bu yüzden diğerlerini hor görmesinin meşru olduğunu iddia eden bir sistem.
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
|