Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kadın & İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 18-05-2016, 12:06
Bybars Bybars isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Oct 2013
Bulunduğu yer: Gaziantep
Mesajlar: 465
Standart Başörtüsü mücadelesini kazandık ama tesettürü kaybettik!

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav), "din, samimiyettir; din, samimiyettir; din, samimiyettir" diye buyurmuştu.
O yüzden "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" âyetinin kendilerini ihtiyarlattığını söyleyecekti.

Rahmet Peygamberi'nin gösterebileceği, bizim de aynı samimiyeti gösterdiğimiz zaman, bizi, hakikatten süt emen, hakikat'in hakikatli çocuklarını hiç bir gücün dize getiremeyeceğini gösteren Nebevî şuur ve hayat şartı bu.

DİN, SAMİMİYETTİR

Samimiyet, hakikate sadakat göstermek, her hâl ve şartta, hiç bir kınayıcının kınamasına aldırmadan, hakikat'in izini sürmek demek.
Bu satırları şunun için yazıyorum: Son yıllarda, sekülerleşmenin en sefih örnekleri İslâmî kesimleri kasıp kavuruyor. Samimiyetlerini yerle bir ediyor.

Samimiyetin yerini, dünyanın ayartıcı aygıtları almaya başladı: İnsanlar, kariyeri, başarıyı, parayı-pulu, makamı-mevkiyi kutsamaya başladılar.

Hakikat'in hayat bulması, hayat olması ve hakikat susuzluğu çeken, manevî boşluğun pençesinde kıvrandığı için hızın, haz'ın ve ayartının kuluna, kölesine dönüşen bütün insanlığa hayat sunması için nefes alıp vermemiz, insanlığın nefes'i, nefes borusu olmamız gerekiyor oysa.

SEFİH SEKÜLERLEŞME, BİZİ DE SEFİHLEŞTİRİYOR!

Sekülerleştikçe, bütün kutsallarımızı yitiriyoruz; sahte, ayartıcı, dünyevî, sahte kutsallar icat ediyoruz. Müslüman olmakla Müslüman olmamak arasındaki fark ortadan kalkıyor, makas kapanıyor.
Böylelikle Müslümanlar, rotalarını buluyor ama istikametlerini yitiriyorlar. Yön'lerini buluyor ama kıblelerini kaybediyorlar.

Artık herkesin, kıblem neresi benim, diye sorması gereken zorlu bir süreçten geçiyoruz.

Unutulmaması gereken ilke şu tam bu noktada: İhlâsın ve samimiyetin olmadığı hiç bir işten hayır gelmez.

TESETTÜRÜ MODAYA KURBAN ETMEK!

Buradan geleceğim nokta hayatî: Bu hafta İstanbul'da "Muhafazakâr Moda Haftası" diye bir etkinlik başladı! Bu olmaz işte!
Biz, 30 küsur yıllık başörtüsü mücadelesini hakikati kapitalizme kurban eden bu tür soytarılıklar için mi verdik?
Moda, örtü'yü teşhir nesnesine dönüştürür ve yok eder; kadını ise, kapitalizmin ayartıcı kölesine dönüştürür, izzetini ve şahsiyetini çarmıha gerer.

Moda, kadını da erkeği de korumaz, ayartıcı bir tüketim nesnesine dönüştürmek için kullanır ve soytarılaştırır sadece!
Tesettür modası, örtünün kalkmasıdır. Örtü gidince, mahremiyet biter. Mahremiyet bitince de insan ruhsuz bir robota döner.

SEN, ÂYET TAŞIYORSUN BAŞINDA, UNUTMA!

Kapitalizm, modayla, medyayla, reklamla kadının dişiliğini sömürür ve kişiliğini öldürür.

Kadının dişiliğini değil, kişiliğini ortaya koyan örtünmenin adıdır tesettür.

Tesettür, kadına da erkeğe de kişilik kazandırır.

Sen, âyet taşıyorsun başında, unutma bunu aslâ!

Ve sor kendine: Bu âyeti yaşıyor musun, satıyor musun diye!

Hâsılı kelâm, bu gidiş, gidiş değil, başaşağı gidiştir: Başörtüsü mücadelesini kazandık ama tesettürü kaybettik.

Yusuf Kaplan

http://www.yenisafak.com/yazarlar/yu...bettik-2029048
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:50 .