Asıl mazlum kim?
Bugüne kadar toplumlara acıyordum, acaba yanlış yere mi acıyoruz?
Düşünüyorum da kapitalistlerin sömürmesine, katliam yapmasına olanak veren bu topluma neden acıyoruz gibi bir soru var içimde.
Bu soru beynimde şundan oluştu, eskiden toplumun cahil ve bilinçsiz olduğunu, bilinçlendiği takdirde kapitalizme karşı saflarda yer alacağını düşünürdük.
Ancak yaşamım boyunca insanlardan ve toplumdan aldığım izlemimlerimde tepki anlamında bilincin çok da önemli olmadığını gördüm.
Çünkü cahil dediğimiz tabaka da entel-dantel dediğimiz kesimler de ve hatta sonradan bilinçlenen insanlar da adeta kapitalizme hizmet etme ve kapitalist sistemden yararlanma peşinde olduklarını gördüm.
Toplum, biz antiemperyalistleri sadece satmıyor aynı zamanda bizim değerlerimizden dalga geçiyor. Bu dalga geçme işi salt bilinçsizlikten değil, bilakis sistemden yararlanmayı fırsat saydıklarından veya ganimet gördüklerinden kaynaklanıyor. Yani işlerine geldiğinde antiemperyalistleri ve işlerine geldiğinde de kapitalistleri kullanıyorlar, hem de bunu sömürülme ve katliamın bir parçası olma pahasına yapıyorlar.
Bence toplum masum değil, tam tersi bizlerin ölmesine, kapitalistlerin de katliam yapmasına sebep bizzat toplumun kendisidir.
Hani biz diyoruz ya kapitalist acımasızdır, evet öyle ama asıl acımasız kim sorgulanması gerekir.
Şöyle bir düşünelim, toplumun fırsatçılık sayıp kapitalizme hizmet etme yarışı olmazsa ne kapitalizm kalır ne de vahşi kapitalizm, çünkü kapitalizmin hizmetlileri toplumdan oluşuyor, ordusu, memurları, işçileriyle dolayısyla toplum ile bir bütündür kapitalizm.
Yani arada kaynayan, biz devrimciler oluyoruz, belki de bu yüzden bizi enayi yerine koyuyorlar...
Ancak toplum, son nefesimize kadar antiemperyalist mücadeleden kopmayacağımızın ana damarını anlayamaz.
Zira ben bu mücadeleyi eskiden toplum için verirdim, şimdi ise kendime saygım olduğu için veriyorum...
|