Dünyanın savaş politikası
Kapitalizm artık çok zorunlu ve acil olmadıkça kendi ordusuyla saldırmıyor.
Bunun yerine ülkelerde ırkçlık ve dinciliği körükleyerek kendisinin yapması gerekeni halkı birbirine kırdırarak yapıyor.
Ancak kılını kıpırdatmadan işgal yönteminde tek kozu bu değil elbette.
Aslında kapitalizmin artık savaşmasına da gerek kalmadı, masa başında istediğini alıyor nasıl olsa.
Bu yüzden vatan için savaşmanın da bir anlamı kalmadı.
Meydanda kazanılır masada verilir, kazanılmış gibi görünen vatan bir formüldür sadece, dünyanın savaş politikası böyle işliyor.
Örnegin Türkiye 1946 yılında teslim edildi ama her yıl formül geregi bağımsızlık kutlandı.
Denebilir ki, öyle ise düşman saldırısı karşısında vatanı korumayalım mı?
Koruyacak vatanın yok ki, neyi koruyasın.
Halkın yok, ordun yok, sınırın yok ve sistemin de yok.
Hepsi formalite, hepsi görüntü ve hepsi kuklabazın parmakları arasında.
Bana bir kaç yıl sonra masa başında teslim edilmeyen iki tane bağımsızlık zaferi gösterin!
|