Dünyaya 1 kez mi geliyoruz?
Eğer öyleyse 1 kez gelip, muhtemelen 70-80 veya 100 yıl kadar yaşayıp gidiyoruz demektir. Belki de 2 aylıkken de gidiyoruzdur. Burada bir sorun görünmüyor. Yani öyle veya böyle gelip gidiyoruz. Sonunda bir şey hatırlamıyoruz.
Yaşadığımızı da... Mutluluklarımızı, sevinçlerimizi, acılarımızı da...
Hiç bir şey hatırlayacak durumda olmadan yokluğa karışıyoruz.
Ama eğer öyle değilse, pek çok kez dünyaya gelip gidiyorsak, her gelip gidişimizde pek çok ders öğreniyorsak, bu dersler bize bir şekilde öbür hayatlarımızda aktarılıyorsa, o zaman dersimize iyi çalışmamızda fayda var demektir.
Paraları Leyla'ya basmak mı iyi, yoksa "Leyladan geçme faslındayım,
Mevlayı bulma yollarında" olmak mı iyi?
Dünyaya bir kez gelip gitme algısının arka planındaki estetik ve etik değerler yığınağı aslında çok az. Onu fazlalaştıran bizleriz. Biz olmasak mesele "bi daha mı gelecen dünyaya, bas bas paraları Leyla'ya" kıvamında olacak.
İyi ama, paraları "Leyla"ya basmak bir yaşın ve belli bir kültürün ürünü. O yaşta ve o kültürde hep kalmıyoruz ki. Zamanla büyüyor ve gelişiyoruz. O zaman ne yapacağız? Sadece o kültürü küçümseyip, algıyı aynen sürdürecek miyiz?
Algıda sorun yok mu?..
Daha derinlikli bir algıya yönelince, "mevlayı bulma yollarında" olunca ne yapacağız?
Algı aynı ama bizim gelişimimiz ilerliyor. Bu durumda algıda inat etmekle nereye kadar?
Bu çelişkiyi anlamaya yakın mısınız?
|