spartacus´isimli üyeden Alıntı
Biraz un al, biraz su ve yoğurmaya başla, her yoğruşunda, hamur farklı biçimler alacaktır, sen dilersen bu biçimlere şu ya da bu ismi ver, sonuç olarak o biçimleri açığa çıkartan hamurun devinimidir. yani şekil ne olursa olsun, hamur yine de hamurdur... Başından beridir diyorum ki, burada yanılgı içinde olan ateistler değil ne yazık ki sensin.
|
Objeler veya parçacıklar arasındaki etkileşimler, hem fiziksel hem de maddi olmayan boyutları olan karmaşık süreçlerdir. Fizikte, zaman bir boyut olarak, maddi olmayan bir büyüklüğün (örneğin olaylar veya değişimler gibi) ve ölçü sisteminin maddi temel büyüklüklerinin (örneğin uzay, hareket veya enerji gibi) arasındaki bir ilişkiyi temsil eder. Bu zaman boyutu olmaksızın, olayların zaman içindeki gelişimini ölçmek, karşılaştırmak veya yorumlamak mümkün olmazdı.
Bu etkileşimler, belirli bir durum veya koşula dayanır ve genellikle fiziksel bir yer değişimi içermez; bunun yerine bir sistemdeki durum veya davranışın değişimi olarak kabul edilir. Bu tür etkileşimler, "durumsal hareket" olarak da bilinir. Örneğin, hamurun kabarması, kimyasal reaksiyonlar ve maddenin durumundaki değişiklikler sonucunda meydana gelir ve hamur fiziksel olarak bir yerden başka bir yere hareket etmeden değişir.
Fiziksel dünyada, durumsal süreçler farklı şekillerde ortaya çıkabilir; örneğin enerji durumlarının değişimi, parçacıklar veya maddenin etkileşimleri gibi, geleneksel anlamda hareketi içermeyen değişiklikleri içerebilirler.
Oysa konumsal ölçüm hareketi ve reaksiyonların durumsal hareketi, fizikte farklı türdeki hareketleri veya değişimleri ifade eder.
Konumsal ölçüm hareketi, bir nesnenin bir yerden başka bir yere hareketi veya değişimi olarak tanımlanır. Bu tür hareket, fiziksel olarak bir yerden diğerine geçişi içerir ve genellikle bir nesnenin konumunu veya bir referans noktasına göre konumunu ölçmek için kullanılır.
Reaksiyonların durumsal hareketi ise, bir sistemdeki durumların veya tepkilerin değişimine işaret eder ve bu tür değişimler, genellikle fiziksel bir hareket veya yer değişikliği ile ilişkilendirilmeyen durumlardır.
Bu iki tür hareket veya değişim arasındaki farkı
ayırt edip yanılmamak önemlidir, çünkü bunlar fiziksel süreçlerin farklı yönlerini temsil ederler. Pozisyonel ölçüm hareketi bir nesnenin fiziksel hareketini tanımlarken, situatif reaksiyon hareketi daha çok bir sistemin durumunda veya davranışında meydana gelen değişikliklere işaret eder; bu tür değişimler, fiziksel bir hareketle doğrudan ilişkili olmayabilir.
Dolayisiyla zaman, izole edilmiş ve var olmayan bir şey olarak değil, dinamik ve gelişen bir boyut olarak görülmelidir cünkü fiziksel ölçülerin temel unsurlarıyla sıkı bir ilişki içindedir. Bu nedenle, dialektik adinada zaman ve mekân, kendine özgü birer varlık olarak değil, ayrılmaz bir bütün olarak ele alınmalıdır.