Velhelebe´isimli üyeden Alıntı
Spartacus sana bir şey sormak istiyorum. Senin bir örneğin vardı, demir zaman geçtiği için paslanmaz, paslandığı için zaman kavramı olur demiştin ve peynirin küflenme örneği de veriyordun. Bunlar ortamla alakalı şeyler. Peki ortam aynı olsa her şey aynı olsa ama hız değişse bu zamanı nasıl etkiler? Eğer hız zamanı değiştiriyorsa zamanın sanal olmayıp gerçek bir şey olduğu sonucuna varabilir miyiz?
|
Gerçek olan harekettir, maddi ilişkilerin oluşturduğu etki ve sonuçlarıdır o bahiste...
Zaman salt sanaldır demek de doğru değil-
algılanana dayalı bir ölçü, kritiği var-, ancak kerameti kendinde, müstakil bir varlık biçimi, nesne olarak görmek de doğru değildir. Gerçek olan -zaman açısından!- maddi hareket ve değişimlerdir(ortam da maddidir(mekan), nesneler de maddidir, fiziki kuvvetler de maddidir, aslında fizik olan her şey maddidir).
Yani ölçü kavramlarını araç olarak düşünmeli. Örneğin bir aracın hareketi artarsa ne artar, hız, hız dediğimiz ne? Aracın hareketinin ölçüsü, kıyası...
Zaman dedim, daha önceki yazılarımda, SOYUTLAMADIR(yani fiziki bir dayanağı-DAİRLİĞİ -E GÖRE, -E DAİR var!), dolayısıyla, iser soyutlanmış bir kavram, isterse de ölçü işi olsun, neye dair soyutlandılarsa ona bağlıdırlar, dolayısıyla değişkenliği, göreceliği gibi konularda -eğer konu bu ise- somuta inmek gerekir. Hayır konu şu ya da bu olgu, olayı
izah, açıklama
maksadında ve ölçü birimleri dahil oluyorsa, cümlenin anlaşılması gerekir, şu ya da bu kelimelere vasıf yüklemek, cümleleri amacı dışına taşırmaktır. yani ölçü birimlerimiz, kavramlarımız birer ARAÇTIRLAR, AMAÇ DEĞİLLERDİR.
Ortam aynı derken, ortam neye göre ortam? Burada bir sınır tayin ediyorsun. Hızı değişen nedir? Her ne ise hızın değişmesinden söz ediyorsun, bu hareketin değişmesidir, elbette nasıl ki harekete dayalı hız değişecekse(ÖLÇÜ OLARAK!), zaman da değişecektir(ölçü olarak!)... Gerçekte değişen ne? Hızı değişen dediğin her ne ise O'nun hareketi!
Velhelebe´isimli üyeden Alıntı
Sormak istediğim başka bir şey daha var yeni aklıma geldi. Varlık hamur gibidir onun açısından zaman geçmez, zaman formların hareketi ile açığa çıkar diyorsun. Mesela bir saati düşünelim hamur yerine. Saatte akrep ve yelkovan sürekli hareket ediyor olsun, yani formlar sürekli hareket edip etkileşime geçiyor. Peki bu etkileşimlerin sayısı sonsuz mu? Saymaya kalksak ve geriye takip edebilsek sonsuza gider mi, bir yerde durur mu?
|
Ortada parçacıklar düşün, birleşiyor, ayrışıyorlar. Bu fiziki bir hareket, ilişkidir, zamanla ilgisi yoktur. Kolunu kaldırmak için zamana ihtiyacın var mı? Hiç bir ölçü birimine ihtiyacın yok. O zeminde sayacak bir şey de yok, ölçü işi,,, eylemine, koluna v.b. bağlı anlam kazanır. Kolunun varlığını belirleyen eni, boyu, genişliği değil, aksine bu ölçülerimizi belirleyen kolundur.
Peynir idi, küf oldu, peynire 1 dedin, küf hale 2 dedin... Oysa üst, üste koyup sayman anlamsızdır(ama her halükarda ikisi de maddedir, varlıktır, dönüşümdür). İlla sayacam dersen -sap-saman kıyası ile- sonsuza kadar sayabilirsin... Ben üst, üste koyup say-a-mıyorum... Küf için bir başlangıca ihtiyacın var değil mi? Nedir o başlangıcı(madem zaman olarak sayacaksın)? Küf olduğu an'dır. Başladı ve 1(bir), Dünya 100 tur döndü, diyelim başka şeye dönüştü, küf 100 gün yaşadı(dünya 100 kez döndü). Sonra başka şey-lere- dönüştü diyelim, ne oldu? Bitti. Şimdi ne başladı başka bir hal ya da çeşitli başka form-yapılara ayrıştı. Başlangıç değeri ne? Yine 1(bir). Yani form-yapıların olsa, olsa en fazla, ömrünü sayabiliriz, gerçek ise o an ne ise odur, dün, yarın gibi mefhumlar gerçek değildir-yani işin bu zemininde sayıların anlamı yok, ne dündür, ne de yarındır, gerçek olan sadece bugündür(anlaşılması için metafor, sayabilirsen say)...
Örneğin uzay ne sonludur, ne de sonsuzdur derim, çünkü bu kavramlara muhatap değildir...
Parçacıklara dönelim, ortadalar, deviniyorlar ve böylece sayabildiğin, ölçebildiğin türde farklılıklar oluşuyor diyelim. Ortada devinen için öncül zaman diye bir şey yok, saydığı bir şey de yok, sayı da yok, o zeminde yok, dolayısıyla şu ya da bu şekle, form-yapıya dönüşüp, dönüşmediğinin hesabı da yok. İfadene göre neyi sayıyorsun? Elma, armut.
Kısaca ve aslında
kriterler oluşturup sayan sensin...
Bir ormanı düşün, bir ağacı, güneş o kadar kızgındı ki, yangın çıktı... Ağaç kül oldu. Değişen ne?
Geçici olan formlar... Neyi sayacaksın? Kim(!) için? -elbette yangından önce, sonra diye kıyasla zaman ölçüsü belirleyeceksin, ama bir sınırlama getirmek zorundasın, işte o sınırı form-yapı-biçime göre tayin ediyorsun. varlık, madde zemininde ise böyle bir ayrım yok, ağaç veya kül olmuş, hatta yangın dediğimiz de, tümü de madde-maddi, varlık... Bu bahisle-zeminde- sayılan bir şey yok. peki ben kriteri, elma ile armutu kıyaslayıp, sayamazsın, bunlar aynı şeyler değiller diye oluşturursam ne olacak? Kısaca madde ve hareket halinde olmaklık durumu da
ortadadır, ne dündür, ne de yarında gerçekleşecek, sayılan bir durumu da, sayılar da yok, ortada ve deviniyor neye benzediği de umrunda değil... Sonlu da değil, sonsuz da, sadece ortada, bir hamur gibi deviniyor... neye benzediği, hamurun umrunda değil, hiç bir ayrımı, kriteri de, sayılacak, saydığı bir şey de yok(uyuduğunda saymadığın gibi...)