Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #30  
Alt 19-12-2025, 07:03
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart

Baykoylu ilahi, tabulaştırma tarzı söylemlerin anlamı yok, ulusal sorunu da ancak sosyalizm çözer yönlü bir beklenti de doğru değil. Sorun özünde zaten burjuva bir meseledir ve illa şu ya da bu sistem meselesi değildir. İnsanlığın kurtuluşu en nihayetinde sosyalizmdir diye meseleleri kendi özgülünden yalıtmamak ve tepeden, muhataplara rağmen muhataplar adına yargı, ahkam koymamak gerekir. İşte AKP bile 20 yılı aşkın değiştirilemedi, demek ki ayet okuma tarzında sözde keskin, marjinal, sekter, elit propagandalar(ki belliki politika, bilinçli çalışma, koşulları görmek ve verili gerçeği kabul etmek lazım) fayda sağlamıyor. Bir toplumda etnik, dini ayrımlar hakim olmuşsa, o toplum bunu aşmadan bilinçlenebilir mi? (kaldı ki sistem değişsin veya toplumsal ilerleme sağlansın, bu süreçlerden geçmeden ilerleme olması beklenemez). İlla sistem değişsin denemez(bu meseleleri görmezden gelmeye, toplumdan kopmaya da, bürokrasi, teorik aristokrasiye, holiganlığa dönüşür), bu toplum böyle olduğu sürece zaten ilerleme sağlanamaz. Çeşitli beylik sloganlar anlam taşımıyor, meseleler teorik olarak ortaya konabilir ancak politikalar somut koşullara dayalıdır, olmak zorundadır ve bu koşullara göre-dair politikalar ayetçilik, ayet okuma haline getirilmemeli. Şimdi, şu an sorun ne, nasıl çözülmeli? İnsanlar gelecekte yaşamıyor, şimdi, şu an yaşıyorlar. Masaya atıp, al sana sosyalizm yaklaşımı doğru değil, huzur İslam'da kafası terk edilmelidir, bizim bazı koyu inançlı(sıfır bilinç) sosyalistlerimiz meselelere Taliban gibi yaklaşıyor, bilinç ve reel koşullar dışlanıyor, kendilerini peygamber ve ayetçi gibi görüyor ve böyle olacağını sanıyorlar, tam bir tapınmaya dönüşüyor, öz ve bilinç tükeniyor. Ve teoriler klişeştirilip, sloganlaştırılarak, dinleştirilerek uzaktaki cennet ve verili koşulların yok sayılmasına dönüşmemeli(burada teori tartışılmıyor, pratik, kendine özgü koşullar ele alınıyor, ne yapmalı meselesi teorik değil, ne olursa -gelecekte değil şimdi, şu an, bu koşullarda- çözüm sağlanır üzerinden, politik bakılıyor. Gerçek ve doğru olan, teoriye uygun olarak kitlelerle verili koşullar dahilinde politika üzerinden birleşebilmektir, geçerli ve diri olan budur. Kutsal kitapçılık değil.)... Kısaca her inanç ve feda siyaseti = dini siyasettir, bundan ve getirdiği cehalet, bağnazlıktan arınmak, uzak durmak gerekir.
------------------------------------------------
Marcos SSCB'nin Ukraynayı hele milli bir ayrımcılık esasına dayalı işgal ettiği ifadesi doğru değil, bu tarz piyasadaki propagandalar gerçekten uzak,,, bilinçli çarpıtmalar. Ukrayda sağ, faşist sağ daha başından, 100 yıl öcnesinden beridir güçlü ve köklüdür(bunların, bilhassa nazi müttefiki kesimlerin proagandaları gerçeği yansıtmaz).. Ukrayna kendi kaderini Sovyet Cumhuriyeti olmaktan yana kullandı(1922)... Bugün Avrupa ülkeleri, Avrupa Birliği'nin işgali altında mıdır?(elbette eleştirilecek yanları var) Yani diyelim ki İran sosyalist, Türkiye'de atıyorum Alman işgali altında veya Almanya, Türkiye'nin, kendi toprağı olduğunu iddia ediyor. Türkiyede sol İran gibi bir cumhuriyet olmaktan, sağın ne dediği belli değil veya bir kesimi monarşiden, bir kesimi de Almanya'nın güdümüne girmekten yana... Türkiye halkı tercihini sovyet cumhuriyet olarak yapıyor ve Almanya ise askeri olarak işgal stratejisini sürdürüyor ve işgale girişiyor. Bu savaşta Almanya-Türkiye düşman, İran-Almanya düşman, Türkiye-İran ise müttefik oluyor ve Türkiye'de sovyet rejimi kuruluyor, bu süreçte İran da askeri, politik destek veriyor ve sonunda Türkiye, İran'ın da bulunduğu sovyetler birliğine katılıyor... Mesele de etnik bir mesele değil.

1991'de SSCB'de referandum var ve her ülke kendi referandumunu yaptı. Örneğin Ukrayna halkı da, tercihini Sovyet Cumhuriyeti ve Sovyetler Birliği çatısı olmaktan yana kullandı. Yüksek Sovyet (parti falan değil bu, halk sovyetleri) gerekirse başbakanı değiştirme yetkisinde bir organdır. Üçkağıtçı Gorbaçov, referandum sonuçları olumlu çıktı diye(!) istifa ettiğinde yerine yeni bir Başbakan atayan da Yüksek Sovyetlerdir ama 1 gün başkanlık yapabilmiş, çünkü ordu darbe yapmış. Halkın %70'i sovyetlerden yana, %20 ise değildir ve orduda da durum aşağı yukarı bu yöndedir.

Referandum SSCB koşulalrındaydı o sebeple geçerli sayılamaz gibi kara propagandaların da geçersiz olduğu, sonraki yıllarda yapılan anketlerde görülmüştür. SSCB dağılmasından 15, 20 yıl sonrasında dahi yapılan anketlerde SSCB'ye dönme isteği ve daha iyi olduğu yönünde fikir beyan edenlerin oranı %50+ üzerinde olmaya devam etmiştir. Ben şahsen 10-15 yıl önceleri en az 30 Ukraynalı, bir o kadar Bulgar, Romanyalı, Rusyalı insanla tanıştım görüştüm, içlerinde 1 tanesi bile sovyet sistemine karşı değildir aksine özlemini taşıyorlardı, çünkü hepsi işçi, şoför, usta vb(üzerine de çakmakları, kemer tokaları, şapkaları orak çekiçliydi ve bilerek tercih ediyorlardı). Referandumda "sovyetlerle devam edilmesin" diyenler ise kararsız, fikri olmayanı çıktığında halkın 1/3,5 oranı tekabül eder ve nesiller değiştikçe zaten geçmişi hatırlayan, bilen veya muhtemel eğrisi-doğrusuyla kavrayan, bilen kalmayacaktır. Sözde siyaset ve bilhassa kapitalist siyaset, 100 parça içinden sadece 1 olumsuzu bulup, seçip genellemek ve bütün propagandayı üzerinden yapmak üzerine kuruludur.

SSCB darbe ile devrildiğinde, halkın kapitalist ülkelerdeki gibi siyaset dışı tutulmuş(tutulamaz çünkü orada sovyetler var), ezan, bayrak haydi oylar bize gibi işlevsiz bir sözde demokrasi toplum olmaması, daha bilinçli olması, yasaları üstün tutması, hak, hukuka riayet, siyaset kültüründen dolayı süreç hızlı ve kolay işledi. Bu süreçte ise aslında demografisi gereği Rusya'da kalması gereken bir kaç bölge, yer, evvelce konumu gereği imtiyazlı olan Ukrayna'da kaldı, bu ara yerleşkeler de referandum yapılmalıydı, yapılmadı. Neyse bu mesele günümüzle ilgili...
-------------------------------------------------------------------
Bugün Çin öne sürülüyor, oysa bölge yarısı Çinli olduğu halde hem özerktir hem de oradaki sorun etnik olmaktan ziyade, dini, siyasal İslam ile yaşanan çatışmaya dayanıyor. Benzer sorunlar SSCB'de de yaşandı, ağaların ayaklanması veya dini isyanlar. Bunlar olabilir, yaşanabilir ve kapitalist batı medyası nasıl işlemek işine gelirse öyle işler ve kapitalist toplumlar da sistemin doğası ve toplumun siyasetten men edilmişliğinin, istismar siyaseti ve yaşamak için patrona(ağaya) el etek öperek hayatta kalma ideaolojisi gereği bilinç faktörü sıfır denecek düzeydedir, bunlara kolay aldanır, empoze olur.... İşte Suriye, Afganistan'da yapılan-olan Çin'de denenmeye çalışıyor, ama başarılı olamadı...

Türkiye toplumunun en temel sorunu toplumsal cehalet, hak, hukuk, siyaset bilmemesi, bir avuç bezirganın elinde can çekişmesi, birbirine karşı kırdırılmak, kolay hamasetle sürüleştirilmek, kısaca etinden, sütünden, kanından en basit yollarla en ideal biçimde faydalanılması vs... Bu mesele aşılmadan hem bu konuda hem de toplumsal bilinç ve sırtlarındaki vahşi asalaklardan bir nebze olsa kurtulma yolunda adım atabilmesi mümkün değil, ve gerçekte mesele politik ve ancak politik olarak ve hak, hukuk zemininde veya Kürtler'in ayrılmasıyla çözülebilir. Ya öyle, ya böyle, din, inanç etnisitenin siyasallaştırılıp, istismar hamasetine dönüştürüldüğü, hele koşullara uyum sağlaması zor olan sahte demokrasili kapitalizm koşulları ve ikitdarın para ve istismar gücüne dayalı temsili sistematiği ve ucuz hamaset hükümet ve rejimlerinin kurulduğu koşullarda, başka türlüsü mümkün değil.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (19-12-2025 Saat 07:50 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:44 .