Muhammed'in üstü başı
Muhammed'in saç ve sakalı düzgün taranmış, üstü başı tertemizdi.
Her zaman güzel koku sürünürdü (gül suyu vb.) ve çoğu zaman da kına ve benzeri bitki boyaları ile saçlarını boyardı. Daha da ötesi gözlerine sürme de çekerdi.
Saç boyamada genellikle kına kullansa da bazen o kınayı "ketem" adı verilen bitki boyası ile karıştırırdı. Bu karışım daha uzun süre rengini korurdu. Onun içine kına konulan Arapça'da *"mıhdap" denilen bir kınadanlığı da vardı.
Saç boyamada "siyah" rengi tercih etmezdi çünkü siyah rengi ehli kitaba benzeme olarak görmüş ve müslümanların farklı bir renge boyamasını gerektiğini söylemişti.
Sürme maddesi olarak da "ismid" olarak bilinen bir maddeyi kullanırdı. *Bu maddenin gözlere "cila" olduğu ve kirpiklere de iyi geldiği söylendirdi.
Saç uzunluğu hadislerde bazen kulak ortası bazen de kulak memesine kadar olduğu söylenir, bazen de saçları boyun ve ense bitim yerine kadar uzadığı söylenir.
Saçlarını genellikle ortadan ayırdığına dair hadis ve siret kitaplarında pek çok haber geçer.
Muhammed o kadar bakımlı idi ki, seferlere bile tarak, ayna, güzel koku için yağ sürmelik, misvak ve sürmedanlıkları ile çıkardı.
Giydiği elbise türleri şunlardı:
Bürde (hırka)
Cübbe, kabâ (alt elbise üstüne giyilen kaftan)
Kamîs (gömlek)
Sirval (belden aşağı giyilen uzun don)
İzar (belden aşağı giyilen bir giysi türü)
Rida (palto ve aba türü üst elbise)
Sarık, başlık, mest, ayakkabı
Özellikle başlık konusu önemli çünkü Muhammed başlıklarına isim de takardı. Örneğin bir başlığına "bulut" anlamına gelen "sehâb" adını takmıştı. Başlığına bir sargı sarar duruma göre onun uçlarını sarkıtırdı. Bazen de başlığını sargısız yani (kavuk) biçimine getirmeden de kullanırdı.
Kaynaklar genellikle bu başlığın renginin siyah olduğunu söylerler.
Ayakkabılarına da ayrı bir önem verirdi. Onun döneminde Araplar tabakalanmamış ve üzeri kıllı olan derilerden yapılmış ayakkabı giyerlerdi ama Muhammed bu tarzı kendisi için uygun görmezdi. Kendisi için özel olarak yaptırdığı ayakkabısına "tâsûme" adını vermişti.
Muhammed'in kuşamı arasında bir de kemer vardır. Deriden mamül *ve gümüşten üç halkası bulunan bu kemer onun seferî kuşamları arasında gösterilir.
Son olarak onun mendil kullanmayı ihmal etmediği de kaynaklarda yazılıdır.
Onun elbiselerini ve hatta sarığını da boyattığı bilinir. Elbise boyamada genellikle sarı rengli safran (zâferan) boyayı tercih ederdi.
|