Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 29-05-2007, 22:37
antimuhammed antimuhammed isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 408
Standart İmam Devlet

İmam devlet...

Diyanet ile ilgili yazıya başlarken Diyanet İşlerinin tarihine kısaca göz atmakta yarar var. Osmanlı Devleti’nde din işleri Meşihat Makamlığı’nca Şeyhülislam eliyle yürütülürdü. 1920 yılında Ankara'da kurulan Meclis Hükümetinde Meşihat, “Şer’iye ve Evkaf Vekâleti” adıyla "Bakanlık" olarak yer almış, 1924 'e kadar da bu statü aynen devam etmiştir.

Din hizmetlerinin politikanın dışında ve üstünde tutulması gerçeğinden hareketle 3 Mart 1924 tarihinde Hilafetle birlikte Şer’iye ve Evkaf Vekâleti kaldırılarak yerine, 429 sayılı Kanunla, Başvekâlet bütçesine dahil ve Başvekâlete bağlı Diyanet İşleri Reisliği, bugünkü adıyla Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.

20 Nisan 1950 tarihinde yürürlüğe konan 5634 sayılı kanuna göre merkez teşkilatındaki bazı birimlerin adları değiştirilmiş, mevcut yapıya 1 adet başkan yardımcılığı ilave edilmiş, hayrat hademesi ve yayın müdürlükleri olmak üzere 2 yeni müdürlük kurulmuştur. Ayrıca ilk defa "Gezici Vaizlik" ihdas edilerek bütün vaizler maaşlı kadroya geçirilmiştir. Kurulduğu ilk yıllarda laik düzen içinde hareket eden Diyanet, 1950 li yıllardan sonra bu özelliğini kaybetmiş devletin içinde Milli Eğitim Bakanlığına benzer bir statüye kavuşmuştur.

Bu demektir ki devlet din işlerinin düzenlenmesi için direk maddi katkı sağlamakta ve farklı inançlara sahip vatandaşlarından topladığı vergileri dini hizmetler için kullanmaktadır. O zaman şu soruları sormamız kaçınılmazdır. Bir öğretmen, bir polis bir asker bu devletin bütün vatandaşlarına hizmet ederken imamlar yalnızca Sünni Müslüman olanlara hizmet etmiyor mu? Türkiye’deki rahipler devletten maaş mı alıyor?

Diyanet İşleri Başkanlığının şu andaki yapısı ile tamamen Sünni inanca göre düzenlenmiş olup diğer inanç grupları temsil edilmemektedir. Aşağıda ki tabloda verilen rakamlara sahip hizmetler, şahıslar ve camiler tamamen Sünni inanca sahip vatandaşların hizmetine tahsis edilmiştir.

Mevcut Kadro ve Personel Durumu
Unvanı Dolu *Boş Toplam
İmam-Hatip *57.456 6.261 63.717
Müezzin Kayyım *9.933 613 10.546
Kur’an Kursu Öğreticisi 3.816 691 4.507
Diğer Personel *8.602 1.191 9.793
TOPLAM * * * * * * * * *79.800 * *8.850 * * * *88.563

Kadro Durumlarına Göre Camiler
Kadro Durumu Cami Sayısı
Kadrolu * * * * * * * * 66.862
Kadrosuz * * * * * * * * 11.746
TOPLAM * * * * * * * * 78.608

2007 Yılları Bütçe Ödenekleri ve Artış Oranları
Yılı 2007
Açıklama * * * * * * * * * * * * * * * Kesintili Başlangıç Ödeneği Artış Oranı %
1- Cari Harcamalar * * * * * * * * * * *1.623.614.000 * * * * * * * * * * 25,1
A- Personel Giderleri * * * * * * * * * * *1.326.718.000 * * * * * * * * * * 33,7
B- Sosyal Güv. Kur. Dev. Primi Gid. * 271.376.000 * * * * * * * * * * 74,2
C- Mal ve Hizmet Alım Giderleri * * *25.520.000 * * * * * * * * * * 82,9
Yatırımlar * * * * * * * * * * * * * * * * * * *13.400.000 * * * * * * * * * * 47,3
Transferler * * * * * * * * * * * * * * * * * * *1.369.000 * * * * * * * * * * *5,5
Genel Toplam * * * * * * * * * * *16.38.383.000 * * * * * * * * * * 25,2


Durum böyle olunca devletin din işlerine karışması, Laik Devlet anlayışı ile çelişmektedir ve devlet bütçesinden trilyonlarca lira bir mezhebin inancı için harcanmaktadır. Bu durum vergisini veren diğer inanç sahipleri ve inançsızlar için büyük haksızlık yaratmaktadır. Camiye gitmeyen bir insanın parası ile ibadet yapmak ibadet sayılmaz. İnançsızlar için durum daha vahimdir. Kendisi inanmadığı halde başkasının inancı için her ay para ödemektedir. İmamlar diğer inanç sahiplerinin ve inançsızların (ateistlerin)kazançlarının vergisi ile geçinmektedirler. Bu durumda inançsızlar ‘’İnanmayan bir kişi Cehenneme gideceğini’’ söyleyen bir inancı neden finanse etmektedirler?

Oysa laiklik devletin her türlü inanca ve inançsızlığa eşit mesafede durmasını sağlayan bir kavramdır. Laiklik sadece din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması değildir, kaldı ki bu bağlamda bile devlet neden din işi ile uğraşır diye sorabiliriz.
Laikliğin ve sosyal devletin olmadığı bir ülkede "laik ve demokratik sosyal hukuk devleti"ni korumamız gerektiği söylemleri boş bir laftan ibaret kalıyor. Bu tarz söylemler ülke içindeki kamplaşma ve karışıklık ortamının artmasına hizmet edecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 2. maddesinde “Türkiye cumhuriyeti demokratik hukuk, laik ve sosyal bir devlettir” denilmektedir.

Oysa Diyanet gibi bir kurumun devletin içinde yer almasından dolayı Türkiye demokrasi, cumhuriyet, laliklik, din ve diyanet gerilimi içinde kıvranıyor. Laik devletin dinlere karşı tarafsız olması gerekirken, Türkiye’de devlet Sünni İslam’ı resmi din olarak kabul etmiştir. O nedenle de “laik devletin dini olamaz” ilkesinden uzaklaşmıştır. Oysa, çağımız sosyal hukuk devletleri çağıdır. Sosyal hukuk devletlerinde her türlü düşünce ve inanç örgütlemede serbest bırakılmış. Devlet tekçi değil, çok seslidir. Her türlü düşünce, görüş ve inanca karşı, devlet tarafsızdır, yansızdır. Devletin dini ve görüşü olamaz. Oysa, ülkemizde devletin resmi görüşü de, resmi dini de vardır. Zira, devlet Türk-İslam sentezi etrafında, çizgisinde şekillenmiştir. Dolayısıyla, devlet bir taraf olarak karşımıza çıkmaktadır.

Günde beş vakit ezan okuyan, namaz kıldıran imamlar, hocalar tam maaşla çalışmaktadırlar. Çok az saatlik bir çalışmayla işçilerden, memurlardan, öğretmenlerden ve emeklilerden daha fazla ücret almaktadırlar. İmamın maaşı, 19 Ekim 2004 tarihli Hürriyet gazetesine göre, 817,7 milyon liradır. Oysa asgari ücret 360 milyondur. Bu durum, çalışma yasası ve uluslararası çalışma sözleşmesine aykırıdır.

Geçici imamlar içinse haftalık çalışma süresi yedi iş günü, her beş vakit namaz bir iş günü olarak hesaplanarak günlük brüt 35 YTL ödenir. Bu ayda 1085 YTL demektir.

O halde, Diyanet salt ciddi bir kambur değil, aynı zamanda laiklik ilkesine de tümüyle aykırıdır. Yazımı genç bir öğretmenin sözleri ile noktalıyorum

BEN ÖĞRETMENİM. İMAMLAR GİBİ BENDE 5 VAKİT NAMAZ KILIYORUM, KURAN OKUYORUM. AMA PARAYLA DEĞİL AHİRETİM İÇİN. MAAŞ ALMIYORUM.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:45 .