Karakolda Ölüm
Festus Okey’in Ölümünden Beyoğlu Emniyeti Sorumludur
Geçtiğimiz günlerde meydana gelen ve yaşam hakkının polis silahıyla *ihlal edilmesine neden olan bir olayla ilgili olarak, adı insan hakları ihlalleriyle birlikte anılan Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’nün önündeyiz.
2 yıl önce Türkiye’ye gelen Nijerya uyruklu 1982 doğumlu Festus Okey'in 20 Ağustos 2007 tarihinde Beyoğlu Tarlabaşı’nda arkadaşıyla birlikte gözaltına alındığını ve Karakolda öldürüldüğünü 29 Ağustos günü yayınlanan kimi ulusal basın organlarındaki haberlerden öğrenmiş bulunmaktayız. *
Elde edilen bilgiye göre; Festus Okey olay günü, (20 Ağustos 2007) yanında Burundili M.O adlı arkadaşıyla Tarlabaşı’ndan Taksim İlkyardım Hastanesi’ne doğru *yürürken önleri sivil bir polis aracı tarafından kesildi. Araçtan inen sivil polisler tarafından Festus Okey ve arkadaşının üstü arandı ve kimlikleri soruldu. Yanında bulunan kişinin ifadesine göre Festus Okey’le ilgilenen polis memuru sokakta Festus’a vurmaya başlamıştı. *
Sivil polisler, M.O. ve Okey'i gözaltına alıp Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürdü. M.O.'nun iddiasına göre kendisi aşağıda sorguya alınırken Okey, beşinci kata çıkarıldı. Bir süre sonra çığlıklar ve ardından da bir el silah sesi duyuldu. *Adli Tıp Kurumu'nun otopsi tutanağına göre, 'ateşli silah mermi çekirdeği yaralamasına bağlı kot kırığı ve iç organ delinmesinden' yaşamını yitirdi. *
Festus Okey, daha önce de altı ay Yabancılar Şube Müdürlüğü'nün Kumkapı'daki Misafirhanesinde tutulmuş ve *Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne başvurup, 'sığınma' talebinde bulunacağını belirtmesi üzerine serbest bırakılmıştı. *
Bu olay bir kez daha göstermiştir ki; işkence ve kötü muamele iddialarının hafife alınması, araştırılmaması ve sorumlularının etkiden uzak bir ortamda yargı önüne çıkarılmamasının sonu; karakolda insanların kurşunlanarak öldürülmesine kadar varabiliyor.
Polisin iddia ettiği gibi Festus Okey, polisin silahını almaya çalıştığı sırada ölmüş olsa bile bu polis tarafından işlenen bir cinayettir ve sorumlusu Beyoğlu emniyetidir. Çünkü, polis, gözaltına aldığı her bireyin *can güvenliğinden birinci derece sorumludur. Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’nde son günlerde yaşanan işkence vakaları *ile Festus Okey’le birlikte gözaltına alınan M.0’nun “biz daha arabaya bindirilirken polisler, Festus’a vurmaya başladı” şeklindeki beyanı da göz önüne alındığında olayın cinayet olduğu kuşkusu ağırlık kazanmaktadır. *
Türkiye Cumhuriyeti devleti, toprakları üzerinde bulunan herkesin can güvenliğini sağlamakla yükümlüyken, kendi ülkesinden tam da bu nedenle kaçmış bir sığınmacının, bir devlet kurumu binasında, bir devlet görevlisi tarafından öldürülmüş olmasını, bırakın Türkiye'nin taraf olduğu anlaşmaları, Türkiye Cumhuriyeti devleti açısından oldukça vahim olarak görüyoruz. *
Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'nün kabaran kötü sicili konusunda yetkilileri göreve çağırıyoruz. *
İnsan Hakları *Derneği İstanbul Şubesi olarak; *bu olayın derinlemesine soruşturularak, sorumluların yargı önüne çıkarılmasının yeterli olmadığına inanıyoruz. Benzer olayların tekrar etmemesi için önleyici tedbirlerin alınması, yalnızca yabancı şube polislerine değil, tüm kolluk kuvvetlerine mülteci hakları ve iltica prosedürleri ile ilgili eğitim verilmesi gerekmektedir.
Festus Okey'in öldürülmesiyle ilgili soruşturma ve dava sürecini yakından takip edeceğimizin kamuoyunca bilinmesini istiyoruz.
İnsan Hakları Derneği *İstanbul Şubesi
|