Çürümeye başlayan insanlıktan uzaklaşır (İ.TÜRÜT-O.ARİF)
soL İsmail Türüt’ün klibine yönelik tepkiler artarkan Sanat Cephesi konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Sanatçı Emin İgüs de soL gazetesine konuya ilişkin düşüncelerini aktardı.
Sanat Cephesi (SOL GÜNLÜK GAZETE *17 EYLÜL 2007 / SOL ORG))
O gün öyle desinler, bugün böyle desinler
Fatihalar, Yasinler, bitmez Karadeniz'de
Şerefini şanını, ortaya kor canını
Hiç kimse vatanını satmaz Karadeniz'de
Bu sözlerin yazarı bir ozan müsveddesi, besteleyen de bir şarkıcı müsveddesi… Birinin tarihi trajedi diğerinin tarihi ise komedidir… Biri köpekleşmenin, diğeri çürümenin temsilcisidir… Çürüme, köpekleşme ile başlar… Çürümeye başlayan ise insanlıktan uzaklaşır… Aptallıklarını suratlarında taşıyan bu iki kafadar akıllarınca köylü kurnazlığı ile aydın insanlarımızla dalga geçmeye kalkmışlardır… Mahalle kabadayısı iki bıçkın delikanlının youtube’a yerleştirdikleri klip, "iyi bir halt" becerdikleri konusunda bu korkak ikiliyi cesaretlendirmiştir. Burjuva medyasının haberleri karşısında önce tınmaz bir tavır sergileyen Karadenizli türkücü müsveddesi 'ağabeyleri'nin ya da menajerinin uyarıları ile ertesi gün çark etmiş, en aptal surat ifadesi ile "haberinin olmadığını, görse bu işi yapanların suratlarına tüküreceğini" beyan etmiştir.
Karadeniz bu sahte kabadayılara mahkum değildir. Karadeniz, bağrında yetiştirdiği çocuklarına önce, asla kalleş olmamayı öğretir. *Karadeniz, hırçın dalgaları gibi mert ve özgür yaşamayı öğretir insanlarına.
Ne yazık ki toplumsal çürümenin, köpekleşmenin elleri Karadeniz’e de uzanmıştır. Karadeniz insanı korkakça yaşamaya alıştırılmaktadır. Linç girişimleri, arkadan vurma ve güce tapma korkaklaştırılmanın, kişiliksizleştirilmenin sonucudur.
Arif ve Türüt, *karanlıkta sinerek, kahpe pusularda iş görmeye kalkmışlardır. *Arif ve Türüt bu memleketin geleceğinde asla olmayacaklardır. Yurdumuzun aydınlık ve cesur insanları meydanı korkaklara bırakmayacaktır.
Emin İgüs (müzisyen) Ozan Arif -İsmail Türüt ikilisinden böyle bir şey çıkmış olmasını yadırgamadım, şaşırmadım da... Bu “insanlık ayıbı” ve “fukaralık” ancak onlara yakışır.
Bu, bizim Hrant Dink'e sahip çıkamadığımızın resmidir; cinayeti anlamadığımızın, anlatamadığımızın, içselleştiremediğimizin ve yapmamız gerekenleri yapmadığımızın veya yapamadığımızın resmidir. Doğru “ağıt”ı yakamadığımız sürece, bu şarkılar-türküler daha da çoğalacaktır.
|