Ölüme Çare
Ölüme * Çare
* * * *İnsanlar ölüm gerçeğini bir türlü kabul edemeyip kendilerini fiziksel olarak var olmayan başka bir dünyada yaşamaya devam etme (cennet) ya da *bu dünyaya tekrar gelip yaşama *(reenkarnasyon) gibi doğaüstüne dayalı inançlarla kandırıp avutagelmişler, ölüme çare, insanlığın ve bilimin en büyük hedeflerinden biri olagelmiştir.
* * * *İnsanın, eski hayatını, yaşantılarını, deneyimlerini, anılarını, bilgilerini, düşüncelerini, görüşlerini ve bunların sonucu bilinçli ya da bilinçsiz edindiği felsefesini hatırlamadığı sürece dünyaya tekrar gelmesinin bir anlamı yoktur. Çünkü yaşayan artık o değil başka biridir. Çünkü insanların benliğini oluşturan, zekayı, biyolojik ve fizyolojik yapıyı ve mizacı belirleyen genetik yapısından ve beden görüntüsünden çok daha fazla *beyinlerinde kayıtlı olanlardır. Ölüm, beynin ölmesiyle birlikte bu benliğin yok olmasıdır. Eğer beynin yapısı ve işleyişi daha iyi anlaşılıp bu beyinde kayıtlı olanlar kopyalanabilirse ölümsüzlüğe çare bulunmuş demektir.
* * * Şimdiye kadar hayal ettiklerimizden çok farklı olan bu ölümsüzlük şeklini bize sağlayabilecek olan, yeni bir teknoloji devrimi olarak gelişmeye başlayan nanoteknolojidir. Son yıllarda *çok hassas mikroskopların geliştirilmesiyle canlı ve cansız maddeyi *molekül ve atom düzeyinde *gözlemleyip inceleyebilen, üzerinde araştırmalar yapabilen, kontrol edebilen, istenmeyen özellikleri yok edip istenen özellikleri kazandırarak değiştirebilen, *molekül boyutlarından başlayarak yepyeni özelliklerde malzemeler sentezleyip üretebilen ve tekstil, inşaat, otomotiv, elektronik, bilişim, iletişim, kozmetik, tıp gibi her alanda kullanılabilen *nanoteknoloji *ölüme bilimsel bir çare olmaya aday gibi gözükmektedir.
* * * *Günümüzde henüz başlangıç aşamasında olmasına rağmen, genetik, kök hücre, kanser, yapay organ gibi birçok alanda başarılar elde ederek umut verici araştırmalara devam eden, ürettiği sinir hücreleri boyutlarında ve sinir hücresi gibi çalışan mikroelektronik nanomalzemelerle beyin sinir hücrelerini birleştirerek uyumlu çalışabilen nöroelektronik malzeme üretmeyi başarmış olan nano-biyoteknoloji gelecekte atom ve *moleküllerden oluşan beyin yapısını en ince ayrıntısına kadar çözebilir, beyni elektronik olarak taklit ederek yapay beyin yapabilir, canlı beyinde kayıtlı olan tüm bilgileri kopyalayabilir, beyinlere istenen bilgileri yükleyip kayıtlı olan bilgilerden istenmeyenleri silebilir. Kişinin bu beyin kayıtları, elektronik bir belleğe kopyalanabileceği gibi genetik, kök hücre, klonlama, yapay *DNA, yapay kan ve yapay organ üretimi araştırmalarının geliştirilmesiyle oluşturulabilecek *yeni bir bedene ve beyne ya da *kişinin klonlanmasıyla kendi beynine de kopyalanabilir. Gelecekte insanlar bedenlerinde istediği değişiklikleri yaptırabilir, beğendikleri yeni bir bedeni hatta cinsiyetlerini bile seçebilirler. Belki *zaman makinesi hayallerinin geçmişle ilgili olanı değil ama gelecekle ilgili olanı gerçekleşebilir, insanların kopyalanan beyin kayıtları gelecekte yaşamak istedikleri bir zamanda uyandırılmak üzere uyutulup saklanabilir de.
* * *Gelecekte elektronik çağın yerini binlerce kat daha yüksek *hızlara sahip fotonik çağa bırakması beklenmektedir. Işığın hızı çok yüksek olduğu ve gök cisimleri de sürekli hareket halinde olduğu için belki ışık hakkındaki bilgilerimiz eksik olduğu gibi yanlış da olabilir. Belki ışık hızı sabit değildir, şartlara göre yavaşlayıp hızlanıyordur. Bugünkü bilim, ışığın hızını kontrol ederek yavaşlatıp durdurabildiğine göre hızlandırabilir de. Işık hızlandırılıp bilinen ışık hızı *yeterince aşılabilirse başka yıldızların *gezegenlerine gitme yolumuz da açılabilir.
* * * *İnsanlığın ve bilimin en büyük hedeflerinden biri olan ölüme çare, nanoteknolojinin en büyük başarısı olacaktır. Belki bu da yalnızca bir avuntu *ama en azından *bilimsel ve gerçekleşme olasılığı olan bir avuntu. Bilim, nanoteknoloji ve genetik mühendisliği sayesinde ve elbette kötüye kullanılarak ya da *yanlış uygulamalarla *insanlığa ve insan haklarına zarar vermemesi için kontrol altında tutularak tüm bunlar gerçekleşebilir( Kürtajın serbest olup kısırlık tedavilerinde de çalışmalardan artan yığınla embriyonun zaten atılmakta olduğu halde embriyonik kök hücre araştırmalarının yasaklanması çok anlamsız bir engeldir örneğin.Yasaklamak yerine yararlı araştırmaları engellemeyen yasal düzenlemeler oluşturulmalıdır.), insanlık bilim sayesinde evrimini kendisi yönlendirebilir, hiçbir siyasi ideolojinin ve rejimin önleyemediği kötülükleri önleyebilir, hiçbirinin sağlayamadığı refah, özgürlük ve mutluluğu sağlayabilir. Yeter ki engellenmesin, desteklensin
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Nil
Tanrı bilimin boşluklarındadır.
Bilim boşluklarını doldurdukça Tanrı'ya yer kalmayacaktır.
|