1.
http://www.islamicevap.com//cevaplar...i_onlermi.html
|
Dağların Kazık Olması
"Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık?" (78/ 6-7)
"Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık..." (21/ 31)
Bu ayetlerde dağların kazık işlevi gördüğü ve yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliği olduğu vurgulanmaktadır. Yakın zamanda bilim adamları dağların sadece yüzey yükseltileri olmadığını dağ kökü adı verilen kısımları ile kendi boylarının 10-15 katına kadar yerin altına uzandıklarını keşfettiler. Mesela yüzeyde 9 km olan Everst'in 125 km civarında kökü mevcuttur. Dağlar manto tabakasına saplanan bu kökler sayesinde yerkabuğundaki sarsıntıyı en aza indirmektedirler. Dağlık bölgenin depremde güvenli olduğunu herkes bilmektedir. Ayette dağlar için kullanılan kazık tabiri o kadar uygundur ki batılı bilim adamları 20. yy verileri ile yazdıkları kitaplarında Kur'andaki kazık tabirini kullanmaktadırlar. Örneğin:
Amerikan Bilim Akademisi Başkanı olan Frank Press'in dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir. Yine bir başka ayette Allah;
"Dağlarını dikip-oturttu" (79/32)
Şeklinde bildirmektedir. Bu ayette geçen "ersayha" kelimesi "köklü kıldı, sabit yaptı, demirledi, yere çaktı" anlamlarına gelmektedir.
|
bir kere burda allahın dağları dünya ile birlikte yarattığı gibi komik bir iddia var. eğer herhangi bir jeoloji kitabına bakarsanız orda dağların nasıl
oluştuğunu anlattığını görürsünüz. dağlar yüz binlerce, milyonlarca yıl içinde ufak ufak hareketlerle oluşurlar. yani dünyanın oluşumundan itibaren yoktu şimdiki dağlar. yer kürenin litosfer tabakasındaki levhaların birbirini sıkıştırması ve kırılmaları sonucu yer yüzüne doğru çıkıntı yapmasıyla oluşur dağlar. kuranda yazdığı gibi kimsenin bu dağları diktiği falan yoktur. ayrıca sabit dağlar dikildiğinin söylenmesi kuran için tam bir fiyaskodur bence. çünkü dağların oluşumu jeoloji bilimi tarafından çok net olarak ortaya koyulmaktadır.
2.
http://www.islamicevap.com//cevaplar...ikazmidir.html
|
Deprem ilahi bir ikaz mıdır?
Kainatta her olan şey Allah'ın takdir etmesi ve yaratması ile olduğuna göre güzel yada çirkin herşeyin altında Allah'ın hikmeti yatmaktadır. Herşey Allah'ın emirber bir askeri gibidir. Eski kavimlerden bazılarının dört unsur denilen toprak, hava, su ,ateş unsurlarına emir verilerek helak edildiklerini bilmekteyiz.
Tabiki deprem de toprak unsurunun bir hareketi olarak emirle hareket ediyor. Ve bunda depremi yaşayan ve duyan insanlara büyük ikazlar sözkonusudur. Suçlunun yanında suçsuzun da ölmesi ise imtihan sırrından dolayıdır. Nitekim depremde sadece suçlular ölse, bir tane bile cami yıkılmasa imtihan bozulur herkes ister istemez inanmak zorunda kalırdı. Suçsuz olarak ölenler ise manevi şehid hükmüne geçmişlerdir. Bu tür umumi felaketlerde Allah'ın hususi yardımı masumlara gelebilir. Fakat bu, imtihan sırrını bozmayacak şekilde gerçekleşir. Nitekim depremden sonra göçükten çıkartılan birçok çocuğun anlattığı olağandışı yardım hadiseleri mevcuttur.
Fakat şunu da belirtmek gerekir ki bir şeyin herhangi bir sebebe binaen olması Allah'ın yaratmasının olmaması değil aksine Allah'ın iradesinin bir tecellisidir. Sebepler vardır ve Allah aksini dilemedikçe mutlaka olacaktır. Daha önce de bahsedildiği gibi sebepler ve tabiat kanunları Allah'ın yaratmayı istemesinin birer şart-ı adisi ve şeriat-ı fıtriyesidir. Yoksa bizzat yaratıcı değildirler. Zaten kanun da uygulama şeklini ifade eder yoksa uygulamanın faili değildir. Dolayısıyla deprem fay kırılması ile olur Allah'ın takdiri değildir diyen bir kişi cahilliğini ortaya koymuş olur. Doğrusu Allah'ın takdirinin fay kırılması ile gerçekleştiğidir.
|
deprem allahın isteğiyle oluyormuş. yani allah istemese deprem olmayacak öyle mi? bak bak bak. neler söylüyor. deprem bir ikazmış. suçlunun yanında suçsuzun yanması da imtihanıın bir parçasıymış. yani allah insanları sınava sokmuş ve arada suçlular çıkmış ve bunları depremlerle öldürme gereği duyuyor ama arada suçu olmayanlar da ölüyor. bak sen şu allahın işine. neden sadece suçlulurı öldürmüyor peki? bir andan kalp krizi ile suçluları öldürmeye gücü yetiyodur heralde allahın. neden öyle yapmıyor çok merak ettim şimdi. aklına gelmemiştir belki böyle birşey
günümüzde fay hatlarının nerelerden geçtiği biliniyor. hiç fay hatlarıyla ilgisi olmayan yerler var dünya üzerinde. hiç deprem olmayan yerler var. peki burdaki suçlulara ne yapıyor allah. onlar için farklı yöntemler kullanıyordur heralde. belki de onlar için kalp krizi numarasını kullanıyordur kim bilir
3.
http://www.islamicevap.com//cevaplar...e_delilmi.html
|
Dinazorlar evrime delil olur mu?
Dinazorların neslinin tükenmesi evrime delil teşkil etmediği gibi evrim yorumlarını zor duruma düşüren bir durumdur.Çünkü evrimde esas olan uzun zaman dilimleri içerisinde nesillerin oluşması ve yine uzun zaman dilimlerinde nesillerin ortama uyum sağlayamayarak tükenmesi yada şartların değişmesiyle evrimleşmesidir. Dinazorlar ise tahminen günümüzden 225 milyon yıl önce yeryüzünde aniden yaşamaya başladılar ve 65 milyon yıl önce yine aniden yok oldular. Bu aniden varoluşlar ve aniden yok oluşlar evrimcilerin teorileriyle açıkça zıtlaşmaktadır.
Görüldüğü gibi dinazorlarla ilgili edinilen bilgi evrim açıklamalarına uygun düşmemektedir. Kuşların dinazorlardan evrimleşmiş olabileceği düşüncesi de Protoavis adlı 225 milyon yıllık bir kuş fosilinin bulunmasıyla geçerliliğini yitirmiştir.
|
Protoavis ile ilgili cevabı Ümit Sayın zaten vermiş durumda. onu aktarıyorum:
Evrimciler hic bir zaman kuslarin atasi tek bir yaratiktir dememislerdir. Bu yaklasimda nasil seriatcinin ya da bilimsel yaratiliscinin bilimsel bilgiyi kendi istekleri dogrultusunda carpittigi gorulmektedir. Kuslarin birden cok atasi vardir, Archaeopteryx tesadufen bulunan atalardan birisidir. Archaeopteryx bundan 150 milyon yil once yasamistir, ama ondan onceki 100 milyon yil icinde kuskusuz ki, pek cok surungen ve dinozor turu, hem memelilere hem de kuslara evrimlesmelerini surdurmuslerdir; hic unutulmamasi gereken surelerin milyon yillarla ifade edilmesidir; Homo sapiens'in ve yakin atalarinin 50 000 yil -1 milyon yil once evrimlestigi goz onune alinirsa ve bir milyon yillik bir surenin ne kadar uzun oldugu hatirlanirsa, bu evrim imkansiz degildir. Protoavis, Archaeopteryx'ten 75 milyon yil once yasamistir; cok parcali bir iskeleti vardir, ama kuslara Archaeopteryx'ten daha fazla benzemektedir; fakat bir dinozor kustur. Ama bu bilgi kuslarin surungenlerden evrimlestigi hipotezini curutmez, sadece guclendirir. Cunku bu demektir ki, en az 225 milyon ile 150 milyon yil once, kuslara ve surungenlere benzeyen yaratiklar vardi; ve 65 milyon yil once dinozorlar yokolana dek, en az bir 160 milyon yil evrimlesmeyi surdurduler. Bu evrimlesme icinde Sinosauropteryx (surungenlere yakinlik), Velaciraptor ( uzun kapici kollar), Iberomesornis (guclu kanatlar, omuzdan goguse inen kemikler, yerden yukselme yetenegi), Enantiornithes ( iskelette daha fazla kaynama, alula ve artmis ucus yetenekleri), Aoalulavis (alula ve ucus yetenegi) ve daha pek cok dinozor iskelet yapisina sahip, dinozor dislerine, pencelerine ve baska ozelliklerine sahip dinozor kus evrimlesmesini surdurmustur.
[1)Pat Shipman, "Taking the Wing: Archaeopteryx and the Evolution of Bird Flight", A Touchstone Book, 1999, 2)Kevin Padian and Luis Chiappe, "The Origin of Birds and their flight", Scientific American, February 1998, Sayfa:38-47. 3)Peter Wellnhofer, "Archaeopteryx", Scientific American, May 1990 sayfa:70-77. 4) Kevin Pedian,"Early Bird in Slow Motion", Nature, August 1996, 382: 400-402. 5) Alan Feduccia, "The origin and evolution of birds", 1996, Yale University Press.]
devamı gelecek...