sevgili oki
* aklına gelene ben de ufak bir katkı yapayım. Devlet denilen kurum bir artık degerin birikimi ve oluşumu ile ortaya çıkıyor. Bu artı degerin üretimde rol almayanlarca gaspı sınıfları, devlet ise bu sınıf düzenlemesini yapabilmek için var.
* *Şimdi sınıf ilişkileri net bir hale dönüşmedigi sürece topluluk içerisinde paylaşım ve bölüşüm esastır. Muhammed zamanı bu sınıf ilişkilerinin uzlaşmaz hale bürünmeye başlanmasının ilk dönemleridir. Sosyolojik olarak bu evreye erken devlet ya da arkaik devlet adı veriliyor. Ve tüm toplumların erken devlet biçimlerinde bir başkan, ya da büyük sagaltıcı, ya da büyük paylaştırıcı denen kişi toplumda ortaya çıkan artıyı eşit olarak topluluk üyelerine paylaştırır. Bu bakımdan Muhammed dönemi Arap erken devletidir, Arap devleti ise Ömer ile birlikte kuruluyor.
* * Örnegin ilk zabıta teşkilatının kurulması, ilk cezaevleri, ilk mahkemeler hep Ömer zamanındadır. Ömer devletin gerçek kurucusudur. Ömer ilkel bölüşümü ortadan kaldırarak vergi esasını koyarak artıyı üretmeyen ve egemen olan sınıfların lehine gaspetmiştir. Bu devlet için olmazsa olmazdır. Bu yüzden kaderin ( pay, ölçü, moira diye de okuyabilirsiniz ) ortaya çıkası ve fıkıh halini alması da bu şekilde okunmalıdır. İlişkilerin ters yüz edilmesi mutlaka bir ideolojiyi de gerektiri. İlkel bölüşüm bir sınıf gaspına dönüştügü anda ölçü de kader olmuş ve böyle algılanmıştır. Ancak pek çok toplumda iki kelimenin farklı anlamları bize sınıf ilişkilerinin ortaya çıkardıgı ters yüz edişe çok güzel bir örnektir.
* * Umulur ki inanlar için bunda bir ders vardır. *
* * saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com