Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Turan Dursun > Turan Dursun

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 12-09-2010, 23:49
AvniSinanoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AvniSinanoglu AvniSinanoglu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Sep 2010
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 429
Standart

faydasızım´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allaha yardım etmek” demek, “onun dinini yüceltmek, dine yapılan tahribat ve tahrifatı korumak için can ile mal ile cihat etmek” demekmiş...

allah allah.....
Ayeti birde anlasilir dilde okuyalim:

Örtüsüne bürünen, kösesine çekilen (Müzzemmil) 20
: Gerçekten sahibin biliyor ki sen, gercekten gecenin üçte ikisine yakınını, yarısını ve üçte birini dini ainlerle geçiriyorsun, beraberinde bulunan bir grup da. Oysa geceyi, gündüzü Tanri takdir eder. Sizin bundan ötesini başaramayacağınızı bildiği için size iyilikte bulundu. Bundan böyle Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun; O, içinizden hastaların olacağını, diğer bir kısmının Tanri'ın iyiliginden bir kar aramak üzere yeryüzünde yol tepeceklerini, diğer bir kısmının da Tanri yolunda çarpışacaklarını bilmektedir; O halde kolayınıza geleni okuyun; salat yapın, zekatı verin ve Tanriya borç verin! Kendi hesabınıza hayır olarak ne yapıp gönderirseniz, onu Tanri yanında daha hayırlı ve karşılık olarak daha büyük bulacaksınız. Tanridan bağışlanma dileyin! Şüphesiz ki Tanri, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
_______________________________________________
http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...zemmil&ayet=20

Burada Tanriya borc verin cikiyor.
Manasi ve tercümesi gördügünüz gibi aciklamaya calisanlar uydurmuslar.
Ne demek Tanriya borc vermek? Burada bir yanlis anlasilma var galiba Arabcada borc vermek demek ve akridu "kredi". Simdi kredi konusu herhalde bir insanin Tanrinin adina bagis yapmak olabilir.Zekatla beraber de eklesebilir. Baska imkanlari yok bilgelerin ne yapsinlar adamlar sizce?
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 13-09-2010, 02:05
denklem denklem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Aug 2010
Mesajlar: 519
Standart

kredi pek uymuyor.zorlama oluyor.neyse
kullanıcıismi arkadaşım verdiğin linke girdim(sorularla islamiyet) uzun bir yazı okudum.

birden fazla kadınla evlenme konusunu diyorum.güzel güzel anlatılmış
ama aldatma da bu kadar olur dedirti bana.

beğendiğiniz kadınlardan 2 şer 3 er 4 der alın aralarında adaletli olabilirseniz
diyen ayetini vermiş.güzel sorun yok.
sonra bir ayet daha vermiş;

''Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz...''nisa129

demiş ,konuyu açıklayan arkadaş.dolayısıyla kuran aslında tek eşliliği öneriyor.
ama zorunlu durumlar olduğunda birden çok eş alınmalı diyor.bununda
bazen gerekli olduğu, mesela savaşlarda çok dulun kalmasından bahsetmiş.
hatta 2. dünya savaşı sonrası almanların bu konuda çaresiz kalmasından dolayı
islamın bu çözüm yolu önerilmiş..

tam ikna oldum.vay be yanlış biliyormuşum dedim.

nisa 129 a bakınca durumun öyle olmadığını hatta hatta adalet şartının kaldırıldığını gördüm.

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.


ayrıca eşitlik meselesine berbat bir yorum getirmiş.doğada hiçbirşeyin eşit olmadığı
dolayısıyla kadın erkek eşitliğide olamıyacağı dile getirilmiş.

eşitlik dediğimiz bu değil arkadaşım.
kadında erkekde birer insan olarak eşit haklara sahiptir
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 14-09-2010, 23:28
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

yucemanitu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu sözlere mi inanalım Kuran'a mı inanalım?

SAFF SURESİ : 14 Ey iman sahipleri! Allah'ın yardımcıları olun! Hani, Meryem oğlu İsa, havarilere: "Allah'a gidişte benim yardımcılarım kimdir?" demişti de, havariler: "Biz, Allah'ın yardımcılarıyız!" cevabını vermişlerdi. Bunun ardından, İsrailoğullarından bir zümre iman etmiş, bir zümre de küfre sapmıştı. Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.

MUHAMMED SURESİ : 7 Ey iman sahipleri! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.

BAKARA SURESİ: 245 Kim var Allah'a güzel bir şekilde borç verecek? Ve Allah böyle birinin verdiğini birçok kez katlayarak artıracaktır. Allah, kabz haliyle kısar, bast haliyle açıp genişletir. Ve yalnız O'na döndürülürsünüz.


HADİD SURESİ : 11 Allah'a kim güzel bir borç verecek ki, O onun verdiğini kat kat artırsın. Böyle birisi için onur verici bir ödül de vardır.

HADİD SURESİ : 18 Şu bir gerçek: Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, bir de Allah'a güzelce borç verenler için karşılıklar kat kat yapılır. Onlar için, onur verici bir ödül de vardır.

TEĞABÜN SURESİ : 17 Eğer Allah'a gönül hoşluğuyla bir şey borç verirseniz O, onu sizin için katlayarak artırır ve sizin hatalarınızı bağışlar. Allah Şekûr'dur, şükredenlere karşılık verir; Halîm'dir, yumuşak ve merhametli davranır.


Haydi yok edin şu ayetleri görelim. İstediğiniz kadar Allah aslında açıklayamamış orda şöyle demek istiyordu deyin elimizde kapı gibi ayet var hemşerim. Burda yardım isteyen Allah mı Muhammed mi? Bu ayetler Kuran'ın yazarının kim olduğunu çok güzel açıklıyor bizlere.

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 15-09-2010, 16:54
haref haref isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Aug 2010
Bulunduğu yer: bursa
Mesajlar: 61
Standart

Huzur imandadır (2)
DÜNDEN DEVAM

Klasik Arapça’yı kendi anadilinden daha iyi biliyormuş. Kitabından vereceğim iki örnek, bu iddiasının nasıl abartılı olduğunu gösterecektir. Birinci kitabın 34. sayfasında Hz. Peygamber’in azl (doğumu önlemek için boşalmadan önce ayırma) ile ilgili sözünü aktarıyor. Ebu Said el-Hudri anlatıyor: “Peygamberle birlikte Benu Mustalik gazasına gittik. Tutsaklar elde ettik. Bekârlık çok güç gelmişti bize o günlerde. Azl yapmak istedik. Ancak “Peygamber aramızdayken ona sormadan nasıl azl yapacağız” dedik. Ve gidip Peygamber’e sorduk. Peygamber de azl yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur (yapabilirsiniz de yapmayabilirsiniz de). Ama bilin ki kıyamet gününe kadar meydana gelecek bir yavru, ne olursa olsun meydana gelir” (Bkz. Buhari, es-Sahih, Kt. Itk/127, Tecrid, hd. No. 1596; Müslim, es-Sahih, Ktb en-Nikah/127, hds. No. 1438).

Bu metinde geçen “Yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur” cümlesinin orijinali “mâ aleykum ellâ tef’alû”dur. Bunun Türkçe anlamı, “Yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur” değil, “Yapmamanız için bir sebep yoktur, yapabilirsiniz” demektir. Yani hadiste, yazarın söylediğinin tersi söylenmektedir. “Yapmamanızda bir sakınca yoktur” değil, “Yapmanızda bir sakınca yoktur” denmektedir. Hatta “mâ”, olumsuz edatı olduğu gibi soru edatı da olabilir. Bu takdirde “Neden yapmayacaksınız?” anlamını da verir.


sayın ateş arapça bilgisini küçümsemiş yok o kelime orda şık durmamışşşş...hocam anlam aynı yahu.sen içerikteki içler acısı olayı görme git bana ne atlatmaya çalış..eyvah ki ne eyvah
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 22-10-2010, 19:27
kullanıcıismi kullanıcıismi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Sep 2010
Mesajlar: 12
Standart

Klasik Arapça’yı kendi anadilinden daha iyi biliyormuş. Kitabından vereceğim iki örnek, bu iddiasının nasıl abartılı olduğunu gösterecektir. Birinci kitabın 34. sayfasında Hz. Peygamber’in azl (doğumu önlemek için boşalmadan önce ayırma) ile ilgili sözünü aktarıyor. Ebu Said el-Hudri anlatıyor: “Peygamberle birlikte Benu Mustalik gazasına gittik. Tutsaklar elde ettik. Bekârlık çok güç gelmişti bize o günlerde. Azl yapmak istedik. Ancak “Peygamber aramızdayken ona sormadan nasıl azl yapacağız” dedik. Ve gidip Peygamber’e sorduk. Peygamber de azl yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur (yapabilirsiniz de yapmayabilirsiniz de). Ama bilin ki kıyamet gününe kadar meydana gelecek bir yavru, ne olursa olsun meydana gelir” (Bkz. Buhari, es-Sahih, Kt. Itk/127, Tecrid, hd. No. 1596; Müslim, es-Sahih, Ktb en-Nikah/127, hds. No. 1438).

Bu metinde geçen “Yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur” cümlesinin orijinali “mâ aleykum ellâ tef’alû”dur. Bunun Türkçe anlamı, “Yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur” değil, “Yapmamanız için bir sebep yoktur, yapabilirsiniz” demektir. Yani hadiste, yazarın söylediğinin tersi söylenmektedir. “Yapmamanızda bir sakınca yoktur” değil, “Yapmanızda bir sakınca yoktur” denmektedir. Hatta “mâ”, olumsuz edatı olduğu gibi soru edatı da olabilir. Bu takdirde “Neden yapmayacaksınız?” anlamını da verir.
İçerikte içler acısı bir durum yok haref.Ama herkesin inancı kendine.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 28-10-2010, 16:41
haref haref isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Aug 2010
Bulunduğu yer: bursa
Mesajlar: 61
Standart

ıraktaki kadınlara uygulananları da aynı hoşgörü ile karşılamanızı bekliyorum o halde...
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 28-10-2010, 18:06
kullanıcıismi kullanıcıismi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Sep 2010
Mesajlar: 12
Standart

ıraktaki kadınlara ne uygulanıyor pek bilmiyorum ama genel olarak doğu ülkelerinde kadınlara yapılan zulümlerden haberim var.Yalnız sanıldığının aksine bunların İslam da yeri yok.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 29-10-2010, 02:03
semihgencayla semihgencayla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Oct 2010
Mesajlar: 78
Standart

yucemanitu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu sözlere mi inanalım Kuran'a mı inanalım?

SAFF SURESİ : 14 Ey iman sahipleri! Allah'ın yardımcıları olun! Hani, Meryem oğlu İsa, havarilere: "Allah'a gidişte benim yardımcılarım kimdir?" demişti de, havariler: "Biz, Allah'ın yardımcılarıyız!" cevabını vermişlerdi. Bunun ardından, İsrailoğullarından bir zümre iman etmiş, bir zümre de küfre sapmıştı. Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.

MUHAMMED SURESİ : 7 Ey iman sahipleri! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.

BAKARA SURESİ: 245 Kim var Allah'a güzel bir şekilde borç verecek? Ve Allah böyle birinin verdiğini birçok kez katlayarak artıracaktır. Allah, kabz haliyle kısar, bast haliyle açıp genişletir. Ve yalnız O'na döndürülürsünüz.


HADİD SURESİ : 11 Allah'a kim güzel bir borç verecek ki, O onun verdiğini kat kat artırsın. Böyle birisi için onur verici bir ödül de vardır.

HADİD SURESİ : 18 Şu bir gerçek: Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, bir de Allah'a güzelce borç verenler için karşılıklar kat kat yapılır. Onlar için, onur verici bir ödül de vardır.

TEĞABÜN SURESİ : 17 Eğer Allah'a gönül hoşluğuyla bir şey borç verirseniz O, onu sizin için katlayarak artırır ve sizin hatalarınızı bağışlar. Allah Şekûr'dur, şükredenlere karşılık verir; Halîm'dir, yumuşak ve merhametli davranır.







Siz bu ayetleri okudugunuzda Alah insanlardan para istiyor,sonucuna mi vardiniz?
Bir ayette,''Alahin ipine simsiki sarilin'' der.
Simdi gokyuzunden assagi sarkmis bir halat mi aramamiz gerekiyor?


Konu Nova tarafından (29-10-2010 Saat 02:56 ) değiştirilmiştir. Sebep: kişiselleştirmeler çıkarıldı
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 01-11-2010, 16:59
haref haref isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 31 Aug 2010
Bulunduğu yer: bursa
Mesajlar: 61
Standart

Ebu Said el-Hudri anlatıyor: “Peygamberle birlikte Benu Mustalik gazasına gittik. Tutsaklar elde ettik. Bekârlık çok güç gelmişti bize o günlerde. Azl yapmak istedik. Ancak “Peygamber aramızdayken ona sormadan nasıl azl yapacağız” dedik. Ve gidip Peygamber’e sorduk. Peygamber de azl yapmamakta sizin için bir sakınca yoktur (yapabilirsiniz de yapmayabilirsiniz de). Ama bilin ki kıyamet gününe kadar meydana gelecek bir yavru, ne olursa olsun meydana gelir” (Bkz. Buhari, es-Sahih, Kt. Itk/127, Tecrid, hd. No. 1596; Müslim, es-Sahih, Ktb en-Nikah/127, hds. No. 1438).



şimdi bu gece yaşadığım şehir ele geçirilecek kocam, çocuklarım tüm sevdiklerim öldürülecek ve sırf askerlerin nefsi uyandı diye bekarlık onlara zor geldi diye bütün kadınlara azledilecek ve kadınlara uygulanan tecavüz meşru kabul edilecek.

o baskına uğrayan kabileden olsa idiniz eşinize, kardeşinize,annenize azledilmesini gönül rahatlığıyla kabul mü edecektiniz?

askerlerin durumunu anlayıp
"uzak yoldan gelmiş haklı adamlar bekarlık zor eh ne yapalım azlediversinler" mi diyecektiniz?

ve peygamberin davranışını haklı mı görecektiniz?
" kumandan haklı canı tabi adamları da haklı o kadar savaştılar biraz da sevişsinler, zaten başka türlü gelmezler savaşa da kumandan biliyo işi " mi diyeceksiniz?

bu ayıbın savunulacak hiçbir tarafı yok, ne yapan için ne haklı gören için.

saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 01-11-2010, 22:25
kullanıcıismi kullanıcıismi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Sep 2010
Mesajlar: 12
Standart

Daha önce yolladığım mesajlar gerekçe gösterilmeden silindikleri için bir iki ufak değişiklikle aynılarını yeniden yolluyorum.

Ayeti birde anlasilir dilde okuyalim:

Örtüsüne bürünen, kösesine çekilen (Müzzemmil) 20: Gerçekten sahibin biliyor ki sen, gercekten gecenin üçte ikisine yakınını, yarısını ve üçte birini dini ainlerle geçiriyorsun, beraberinde bulunan bir grup da. Oysa geceyi, gündüzü Tanri takdir eder. Sizin bundan ötesini başaramayacağınızı bildiği için size iyilikte bulundu. Bundan böyle Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun; O, içinizden hastaların olacağını, diğer bir kısmının Tanri'ın iyiliginden bir kar aramak üzere yeryüzünde yol tepeceklerini, diğer bir kısmının da Tanri yolunda çarpışacaklarını bilmektedir; O halde kolayınıza geleni okuyun; salat yapın, zekatı verin ve Tanriya borç verin! Kendi hesabınıza hayır olarak ne yapıp gönderirseniz, onu Tanri yanında daha hayırlı ve karşılık olarak daha büyük bulacaksınız. Tanridan bağışlanma dileyin! Şüphesiz ki Tanri, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
_______________________________________________
http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...zemmil&ayet=20

Burada Tanriya borc verin cikiyor.
Manasi ve tercümesi gördügünüz gibi aciklamaya calisanlar uydurmuslar.
Ne demek Tanriya borc vermek? Burada bir yanlis anlasilma var galiba Arabcada borc vermek demek ve akridu "kredi". Simdi kredi konusu herhalde bir insanin Tanrinin adina bagis yapmak olabilir.Zekatla beraber de eklesebilir. Baska imkanlari yok bilgelerin ne yapsinlar adamlar sizce?
Öncelikle ayette tanrı kelimesi geçiyor mu geçmiyormu bilmiyorum ,verdiğiniz adresteki meallerde de hiç tanrı kelimesi kullanılmamış.Müzzemmil Suresi 20. Ayetin diyanetin sitesinden meali

20.

(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.


Sorun şurda , ayetten sizin söylediğiniz manada bir haşa “Allah’a borç verin” manası çıkıyor mu?Siz bu yorumu yaparken neye dayanıyorsunuz?Sonuçta mealdeki mana ilahiyatçıların dediği gibi olamaz mı?Uyduruyorlar diyorsunuz.Bir delile dayanıyorlardır belki.Niye onların dedikleri hemen yalan da bizim (kuranı yorumlamak ile ilgili http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=10223 ) sadece ayet mealine bakıp çıkardığımız hüküm doğru oluyor.
Yazıdaki yorumun neye dayandırılarak yapıldığını bilmiyorum ama misal belki şu paragrafla ilgili olabilir ayrıca.
Kutsî hadislerden öğrendiğimize göre Allah Teâlâ, nerede ve hangi davranışta rızâsı bulunuyorsa orada kendi bulunuyormuş gibi bir ifade kullanarak kullarını hayırlı işlere, güzel davranışlara, yardımlaşma ve dayanışmaya teşvik etmektedir. Bu cümleden olarak "hasta ziyaretini kendini ziyaret, aç bir kimseyi doyurmayı kendini doyurmak" olarak ifade buyurmuştur. (Müslim, "Bin", 43)”
Nitekim kuran yorumlanırken kudsi hadislere ve hadislere de başvurulur.
Aslında konuyu açığa kavuşturmak kolay.Bu ayeti ilahiyatçılar hangi delile dayanarak böyle yorumlamış onu öğrenmek lazım.Yoksa peşinen burda sizin dediğiniz mana var denemez asla.
Ayrıca
Allah kimseye muhtaç olmadığı halde, bazı ayetlerde (Bakara107;Ali imran,126; Saff 14; Muhammed 7) geçen Allah´a yardım etmekten kasıt nedir?
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=127502






kredi pek uymuyor.zorlama oluyor.neyse
kullanıcıismi arkadaşım verdiğin linke girdim(sorularla islamiyet) uzun bir yazı okudum.

birden fazla kadınla evlenme konusunu diyorum.güzel güzel anlatılmış
ama aldatma da bu kadar olur dedirti bana.

beğendiğiniz kadınlardan 2 şer 3 er 4 der alın aralarında adaletli olabilirseniz
diyen ayetini vermiş.güzel sorun yok.
sonra bir ayet daha vermiş;

''Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz...''nisa129

demiş ,konuyu açıklayan arkadaş.dolayısıyla kuran aslında tek eşliliği öneriyor.
ama zorunlu durumlar olduğunda birden çok eş alınmalı diyor.bununda
bazen gerekli olduğu, mesela savaşlarda çok dulun kalmasından bahsetmiş.
hatta 2. dünya savaşı sonrası almanların bu konuda çaresiz kalmasından dolayı
islamın bu çözüm yolu önerilmiş..

tam ikna oldum.vay be yanlış biliyormuşum dedim.

nisa 129 a bakınca durumun öyle olmadığını hatta hatta adalet şartının kaldırıldığını gördüm.

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.


ayrıca eşitlik meselesine berbat bir yorum getirmiş.doğada hiçbirşeyin eşit olmadığı
dolayısıyla kadın erkek eşitliğide olamıyacağı dile getirilmiş.

eşitlik dediğimiz bu değil arkadaşım.
kadında erkekde birer insan olarak eşit haklara sahiptir


Sayın denklem , yazıda bir aldatma yok.
“…dolayısıyla kuran aslında tek eşliliği öneriyor.
ama zorunlu durumlar olduğunda birden çok eş alınmalı diyor.bununda
bazen gerekli olduğu, mesela savaşlarda çok dulun kalmasından bahsetmiş.
hatta 2. dünya savaşı sonrası almanların bu konuda çaresiz kalmasından dolayı
islamın bu çözüm yolu önerilmiş….” doğru.
Adalet şartı da vardır.
Nisa Suresi 129. ayetin diyanet mealinden yorumunu yazıyorum
Birden fazla kadınla evli bulunan erkek,eşleri arasında eşit ve adil davranmak mecburiyetindedir.Ancak bazı hususlar vardır ki bunlarda eşitliği korumak insanın tabiatına aykırıdır;mesela iki eşi aynı derecede beğenmek ve sevmek mümkün değildir;bu sebeple de erkekler bununla mükellef kılınmamışlar ,isteseler de bunu yapamayacakları kendilerine bildirilmiştir.Buna mukabil elde olan,maddi sayılabilecek haklarda,nimet ve imkanlarda adalet şarttır;beraber kalma müddeti,mesken,giyecek,yiyecek ve diğer imkanları burada örnek olarak zikretmek mümkündür.
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=17159&keyword=%E7ok%20evl



“Cenab-ı Hak buyuruyor:

"Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Nisa Suresi / 129)

Bu ayet-i kerimeyle Cenab-ı Hak erkekleri kadınlarına sevgi ve muhabbet hususunda mutlak bir eşitlik göstermekten afvetmiş. Sadece erkeğin bir tarafa bütün bütün meyledip ötekinden yüz çevirmesini yasaklamış, elinden geldiği kadar eşit davranmaya çalışmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"İki zevcesi olup da birine tamamen meyledip diğerini ihmal eden kimse, kıyamet gününde, bir yanı felçli olarak gelir." (Hadis-i Şerif; İbn-i Mace, Nikah, 47; Mişkâtü’l-mesabih, 2/196)””

Kadın erkek eşitliği konusunda ise gönderdiğim yazıda başka bir şeyden bahsediyor kadın ve erkek eşit değildir demiyor.
Bknz http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=2595
İslamda kadın ve erkek eşit haklara sahiptir
“…Meseleye islamca yaklaşırsak kesin bir üslupla şunu söyleyebiliriz: Ìslamda gerek hukûkî ve gerek ahlâkî yönden kadın-erkek ayırımı diye bir ayırım yoktur. Kadın da erkek de kanun önünde aynı hak ve vecibelere sahiptir. Dînî vecîbelerde olsun, şahıslarına karşı işlenen cinayetlerde olsun, kendilerinin işlediği cinâyetlerde olsun ehliyet, sorumluluk, vs. de olsun kadınlar erkekten farklı değillerdir. Sadece kadınlara mahsus fitrî durumlara, bu fıtrî farklılığa muvâfık hayatî rol ve misyona tâbi olarak birkaç meselede farklılık teşrî edilmiştir. Kadınların şehadetinin bazı meselelerde nâkıs addedilmesi gibi, kız evlâdın erkek evlâda nisbetle mîrasta yarım olması gibi. Halbûki tek kadının şehadetinin makbul olduğu haller var. Kezâ mîrasda kadın ve erkeğin, her karşılaşmasında kadın yarım almaz. Şu halde mezkur farklılıklar, temel bir ayırım prensibinden gelmiyor….”
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=5137
şahitlik
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=3162
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=115
miras
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=2791
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=10300







yücemanitu biz kimizki kuranda bir noksan olsun da onu saklamak için ayetleri yok edelim.Kim kuran ayetlerini yok edebilirki zaten?Sümme haşa “Allah aslında açıklayamamış” demiyoruz.Allah bütün noksanlıklardan münezzehdir.Ayetler yeterlidir,ancak bazı insanlar anlayamayabilirler.Bu ayetler Kuranı haşa Hz. Muhammed(a.s.)’ın yazdığını göstermez.Sen bilmiyorsunki belki burda hakkaten ehli sünnet ilahıyatçılarının dediği kastediliyor.Bunun aksini ispatlayamadığına göre sen bu ayet haşa kuranı Hz Muhammed(a.s.) ın yazdığını ispatlar diyemezsin.


"De ki: and olsun, eğer insanlar ve cinler şu Kur'ân’ın bir benzerini getirmek için toplansalar, yine onun benzerini getiremezler. Birbirlerine arka çıkıp yardım etseler de" (İsra/88)



http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=10646
http://www.sorularlaislamiyet.com//index.php?s=article&aid=13384
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=11915
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=9371
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=6651
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=9972



Allah ceza verenlerin en hayırlısıdır.Cehennemdeki azap,ancak bu azabı hakedenler içindir.



Mü’min Sûresi

40 - “Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü’min olarak salih bir amel işlerse işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır.”



http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=5104

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=11536

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=15855&keyword=%FEefkat

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=12677

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=740

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=10988

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=12345

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=129
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=17928

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=17516
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=13910




http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=article&aid=9230
http://www.kuran-ikerim.org/index.php?s=fihrist&index=C
http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2731
http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2732
http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2733
http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2734
http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2735
http://hadis.resulullah.org/index.php?s=oku&id=2212
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=12884
http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=4084&keyword=cennet



















Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:42 .