Paolo´isimli üyeden Alıntı
Musevilikte ölümden sonra dirilme yoktur.Ama İSEVİLİK'te bu vardır.RAB İSA MESİH bunun en iyi örneğidir.
|
Felsefeci 87´isimli üyeden Alıntı
Paolo gene attın.  Musevilik'te de ölümden sonra dirilme inancı vardır. Ama eski ahit'te ölümden sonra dirilişle ilgili fazla ayet yoktur. Ama ölümden dirilme incil'de fazlasıyla belirtilmiştir. Hangi yahudi'ye gidersen git, sorarsan sor; ''Ölümden sonra dirilmeyeceksiniz'' diye, seni tekme tokat döverler. Bunu unutma. 
|
Encyclopaedia Judaica : "Canın ölümsüzlüğü inancı ancak Mukaddes Kitap sonrası dönemde net ve sağlam bir duruma gelmiş ....
Yahudi ve Hıristiyan inançlarının temel taşlarından biri olmuştur."
Ayrıca aynı Ansiklopedi, ilk Yahudilerin ölülerin dirileceğine inandıklarına ve bu görüşün, "canın ölümsüzlüğü inancından.... aynı tutulması gerektiğine" dikkat çekiyor
nasıl oldu da bu doktrin Yahudiliğin "temel taşlarından biri" haline geldi?
Yanıtı tarih veriyor.
MÖ 332'de Büyük İskender, Ortadoğu'nun büyük bölümünü bir yıldırım harekatıyla ele geçirdi. Kudüs'e geldiğinde Yahudiler ona kollarını açtılar.
İlk yüzyılda Yahudi tarihçi Flavius Josephus ta belirtir ki , onlar, 200 yılı aşkın bir zaman önce yazılmış Daniel kitabından, İskender'in 'Yunan kralının' rolü kapsamındaki fetihlerini açıkça anlatan peygamberliği bile kendisine gösterdiler. (Daniel 8:5-8, 21)
İskender'in ardılları
Yunan dilini, kültürünü ve felsefesini imparatorluğun her yanına yayarak, onun
Helenleştirme planını sürdürdüler. Bu nedenle,
Yunan ve Yahudi kültürlerinin kaynaşması kaçınılmaz bir durumdu.
MÖ üçüncü yüzyılın başlarında, İbranice Kutsal Yazıların
Septuagint olarak adlandırılan ilk çevirisine başlandı. Bu çeviri yoluyla diğer milletlerden birçok insan Yahudi dinine saygı duymaya başladı ve bu dini daha yakından tanıdı; hatta bazıları Bu inancı kabul etti. Diğer yandan Yahudiler de Yunan düşüncesini tanıyor ve bazıları, kendi aralarında tümüyle bir yenilik sayılan filozofluğa yöneliyorlardı. MS ilk yüzyılda yaşamış olan İskenderiyeli Philon, bu Yahudi filozoflarından biriydi.
Philon,
Platon'a hayranlık duydu ve
Yahudiliği Yunan felsefesinin terimleriyle açıklamaya çalıştı.
Ona göre ölüm, canı doğumdan önceki asıl durumuna getiriyordu. Can, ruhani dünyaya ait olduğundan, beden içindeki yaşam kısa, çoğu kez de talihsiz bir olaydan başka bir şey değildi.