lütfen ama lütfen biraz ara verin yorum yapmaya. Bütün videoları bir izleyin ve ondan sonra yorum yapın!!! Adam çıktığı bütün programlarda dinlerin ve özellikle de Hıristiyanlık dininin çok saçma olduğunu, İncil'in barbarlık ve saçmalıklarla dolu olduğunu, Tanrı inancının bir evrim ürünü olduğunu ve artık aşılması gerektiğini bir-iki kere değil defalarca söylüyor.
Ve bunu katolik ve protestan papazların yanında söylüyor. Devlet televizyonunda! Kimse 'sizin böyle birşeye hakkınız yok' demiyor. İnandığınız Allah aşkına tartışmak için tartışmayın.
-InVi-´isimli üyeden Alıntı
"das entscheidende ist nicht ob ICH AN GOTT GLAUBE ODER NICHT....."
önemli olan benim bir tanriya inanir olup olmamam degil.....ama "dini kurumlara" diye devam ediyor söyledikleri.....
bunu ben söylemiyorum ya....
schmidt salomon söylüyor.....
peki "blasphemi" hakkindaki görüslerini de tekrar dinlemenizi size öneririm....
Sorunuza gelince: Bahsettiğiniz videonun bahsettiğiniz bölümünde 'Benim Tanrıya inanıp inanmamam önemli değil' diyor ve devam ediyor (asıl siz dinlediniz mi devamını diye merak ediyorum!!!) => Önemli olan, diyor, hiçbir kitapta yazanı mutlak doğru kabul etmeden, dini dogmalardan özgür bir şekilde evreni anlamak için hipotezler oluşturmaktır, bu hipotezler elbette ilerde yanlışlanabilir, o zaman daha iyi/uygun hiptezler buluruz. Ve şu anki bilgimize göre Tanrı diye birşeyin varlığını varsaymamıza yer yok, diyor.
'Blasphemi' bölümünde ise, inanmadığım bir Tanrı'ya nasıl saygısızlık yapiym ki, zaten inanmıyorum, diyor.
Ama maden böyle bir zengin icerikli bir baslik acilmis....
birazda biz katkida bulunalim......
Aziz Nesinin de üyesi oldugu almanydaki IBKA'in daimi üyeleri arasinda oglu Ali Nesin'de üyeligi mevcut....
Seyran Atesin ikinci genel baskanligini yaptigi Ex-Muslim olusumun genel baskani Mina Ahadi ise iranin azerbaycan asilli muhaliflerinden olup, iran rejimi tarafindan komunist partili esi öldürüldükten sonra, avrupaya kacmak ile hayatini kurtarabildi......
Bahsi gecen örgütlenmenin almanya ayagini ise, michael salomon ön ayak olmasi ile kurabildi.....
Almanyada cocuklarca sevilen Tigerente'in cizeri Ressam Jansoch ise, calismalarinda din karsiti calismalarida oldugundan dolayi, muhafazkar almanlarca acikca kinanmakta.....
Sn ulpian
ben bu videolari birakin sadece izlmeyi, ki cokca izledim, izlemeye devam ediyorum, elimden geldigi kadari ile bölgesel toplantilarina katiliyorum, nitekim bahsi gecen insanlari ve calismalarini yakinen takip etmekteyim zaten....
Ama maden böyle bir zengin icerikli bir baslik acilmis....
birazda biz katkida bulunalim......
Aziz Nesinin de üyesi oldugu almanydaki IBKA'in daimi üyeleri arasinda oglu Ali Nesin'de üyeligi mevcut....
Seyran Atesin ikinci genel baskanligini yaptigi Ex-Muslim olusumun genel baskani Mina Ahadi ise iranin azerbaycan asilli muhaliflerinden olup, iran rejimi tarafindan komunist partili esi öldürüldükten sonra, avrupaya kacmak ile hayatini kurtarabildi......
Bahsi gecen örgütlenmenin almanya ayagini ise, michael salomon ön ayak olmasi ile kurabildi.....
Almanyada cocuklarca sevilen Tigerente'in cizeri Ressam Jansoch ise, calismalarinda din karsiti calismalarida oldugundan dolayi, muhafazkar almanlarca acikca kinanmakta.....
Sayın -InVi-,
Almanya Ex-Muslim örgütünün G.Bruno Vakfı'nın öncülüğünde kurulduğunu ve bu vakfın yönetim kurulu sözcüsünün de Schmidt-Salamon olduğunu ilk mesajımda yazmıştım zaten. Bu zaten saklı-gizli birşey de değil. Kendi sitelerinden de bu bilgilere ulaşabilirsiniz. Neden bunu yinelemekte fayda gördünüz?
Elbette Almanya'da da dinlerin eleştirilmesinden son derece rahatsız muhafazakarlar da var. Az değiller hem de.
Ama siz şunu iddia etmiştiniz: "Almanya'daki ateistler (bu sitede olduğu gibi) insanları inancından koparmaya çalışmıyor, kutsal kitaplara saçma demiyor vs."
Bu yanlış! Bugün Almanya ateist/hümanist hareketlerlinin merkezini ve motorunu oluşturan G.Bruno vakfı bunu her fırsatta ve her alanda yapıyor.
Sn ulpian
yanlis olan birsey yok, almanyadaki hümanistlerce insanlarin kutsal kabul ettigii degerler hakkinda "sacma sapan" diyen bir örgütlenme yok....
onlarin toplumsal hayata olan etkilerini tavsip etmeyenler var......
zaten aksi taktir'de din ve vicdan özgürlügü hakkinin taninmamasina anlamina gelir ki, bunu da akli basinda hic bir insan yapmaz....cesaret edemez......
Sn ulpian
Heidenspass statt Höllenqual adli videonun 7ci dakikasindan sonra vakfin kurucu baskani amaclarini kisa ve öz bir sekilde beyan ediyor.....
tekrar dinlemenizde fayda olabilir...
almanyadaki hümanistlerce insanlarin kutsal kabul ettigii degerler hakkinda "sacma sapan" diyen bir örgütlenme yok....
Videoların tamamını izleyin sayın -InVi- lütfen videoları izleyin! Ama anladığım kadarıyla siz zaten duymak istemediklerinizi duymayacaksınız (bu arada ilk mesajda sadece birinci bölümler var diğer bölümleri de izliyorsunuzdur umarım).
-InVi-´isimli üyeden Alıntı
almanyadaki hümanistlerce insanlarin kutsal kabul ettigii degerler hakkinda "sacma sapan" diyen bir örgütlenme yok....
Nasıl böyle yanlış bir iddiada bulunabiliyorsunuz, daha ilk mesajımda bir sürü aksi örneğini vermeme rağmen?
bakın size 'hümanist basın hizmeti'nden bazı başka örnekler:
Wenn Menschen in den Fantasiewelten ihres jeweiligen Wüstenvolks leben, trägt das wenig zur Lösung unserer realen Probleme bei, selbst wenn sich nicht alle gleich Sprengstoffgürtel umschnallen. Darum ist es die Pflicht der Aufklärung, Mythen und Fantasien an ihren Platz zu verweisen.
İnsanların kendi çöl halklarının fantazi dünyalarında yaşaması, günümüzün gerçek sorunlarının çözümünde pek faydalı değil, her inanan bombalı kemerler bağlanmasa bile. Bu yüzden aydınlanmanın emrettiği, efsane ve fantezilerden kurtulmaktır.
Wissenschaft und Religion sind nicht miteinander zu vereinbaren. Das ist, wären wir einfach mal kurz ehrlich, die Wahrheit. Ebenso hat die Religion (und die Ideologie) von Natur aus ein zutiefst gestörtes Verhältnis zu Demokratie und Menschenrechten. Selbst moderat Religiöse können sich letztlich nicht von ihren heiligen Büchern emanzipieren, ohne ihre Religion aufzugeben. Das heißt, dass die Konfliktlinien heute noch dort verlaufen, wo sie seit Anbeginn der Menschheit verlaufen sind: Zwischen Vernunft und Irrationalität, zwischen Klarheit und Verwirrung, zwischen Freiheit und Versklavung, zwischen Wissenschaft und Religion.
Bilim ve din birbiriyle bağdaşmaz. Eğer dürüst olmamız gerekirse gerçek budur. Ayrıca dinin (ve ideolojinin) tabiatı gereği demokrasi ve insan haklarına olan ilişkisi son derece hastalıklıdır. Ilımlı dindarlar bile, kutsal kitaplarından tamamen kopamamaktalar, dinlerini hepten bırakmamak için. Demek ki, insanlığın başlangıcından beri çatışma hatları hala aynı yerlerden geçmekte: akıl ve mantıksızlık arasında, aydınlık ve karmaşıklık arasında, özgürlük ve köleleşme arasında, bilim ve din arasında.
Burada (yine hümanistler) dini inançların aslında zihinsel bir bozukluğun ürünü olduğuna dair bilimsel incelemer sunulmuş.
Genel olarak batılı ateist/hümanistlerin dinlere nasıl ciddi eleştirilerde bulunduğunu, sadece sizin iddia ettiğiniz gibi dinin toplumsal hayattaki etkisine karşı değil, topyekun dini inançların varlığına karşı neler söylediklerini merak ederseniz Dawkins'i, Sam Harris'i, PZ Meyers'i, Hitchens'i, Grayling'i vs. vs. okuyunuz. Hepsi de dinlerin mantıksız, barbarca ve saçma olduğunu açıkça söyleyebiliryorlar.
Bu yazarların önemli makalelerini de yine Alman hümanistler Almancaya çevirerek yayınlıyorlar (burada).
Sn ulpian
inanin bunlarin hepsini cokca okudum ve burada sirf körü körüne din elestirisinden ziyade, dini yapilanmanin neden ülkenin gelismesinde etkin olmamasi gerektigine hakkinda düsünceler , yorumlar ve alternatif öneriler var.....
ama harcadiginz emege tesekür ederim....
böyle bir baslik mutlaka bu sitede bulunmali....
türkiyde disinda yasayan diger üyelerde kendi toplumlarindaki olusumlar hakkinda paylasimlarda bulundukca, icerigi daha da zenginlesecek.....
Zaten sizin herhangi bir konuda herhangi bir fikrinizi değiştirmeye çalışmanın anlamsız olduğunu bilmeliydim sayın InVi.
Bir kere klavyenizden foruma bir iddia düşmüşse, yer yarılsa da bu iddianızdan vazgeçmiyorsunuz.
Siz şunu dediniz: Almanya'daki ateistler dindarların kutsal saydıkları şeyleri doğrudan eleştirmez, saçma filan demezler, sadece kiliselerin toplumsal hayattaki etkinliğini eleştirirler.
Ben birçok yazılı ve görsel aksi örnek sundum. Keşke mesela bari 'istisnalar kaideyi bozmaz' diyerek durumu idare etseniz. Fakat siz hala 'yok yok böyle birşey yapmazlar' demektesiniz.
Neyse ben de yorumdum sizin gibi.
Son olarak: Bir düşünün herhangi bir Türk TV programında bir Türk ateist şöyle birşey dese ne olur?
Jürgen Becker, Alman devlet televizyonunda 'dinler ve ateizm' ile ilgili bir tartışma programında aynen şöyle diyor:
wir müssen doch sehen, dass der Monotheismus die größte Scheiße aller Zeiten ist. Das muss doch mal gesagt werden. Judentum, Christentum, Islam... die drei monotheistischen Religionen, aus der Wüste, alle aus der Wüste entstanden. Das leuchtet auch jedem ein, das konnte nur da entstehen. Wenn man so ein Haufen Sand sieht... Da denkt ja jeder, da hätte ich auch drauf kommen können.
Monoteizmin bütün zamanların en büyük pisliği olduğunu görmemiz lazım. Birisinin bunu demesi gerek. Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam... üç monoteist din... çölden... hepsi de çölde oluşmuş. Bu da zaten herkes için aşikar. Başka bir yerde oluşamazlardı. İnsan hep kum görürse. Herkes aynı şeyi düşünür, ben de (bu dinleri) bulabilirdim.
Son zamanlarda açılan en yararlı ve bilgilendirici başlıklardan, Ulpian link göndermese hiç haberim olmayacakmış. Teşekkürler.
‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’
''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. '' Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)