
05-04-2006, 10:45
|
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
panteidar";p="´isimli üyeden Alıntı
Hacer ------- Hac
Hacerülesved.. Bir bağlantı var sanki...
|
Panteidar, dedektif gibisin valla. Güzel tesbit..
|

05-04-2006, 10:50
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Hacer'ül Esved:Kara taş
Beytü'l Haram:Korunan,saygı duyulan,mukaddes ev
|

05-04-2006, 11:40
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Beyt, taş demek, Beyt-el, Bet-el, Bethel ibraniceden gelen sözcükler. Eski Ahitteki öykü şudur. Yakup gökle yerin temasa geçtiği bir yerde bir taşın üstünde uyuyakalır. Rüyasında meleklerin bir merdivenle yukardaki tanrının evine inip çıktıklarını görür. Uyanınca oraya bir taş diker.(Beytel) Ve şöyle der: *“Ne korkunç bir yer! Bu, Tanrı`nın evinden başka bir yer olamaz. Burası göklerin kapısı.” Aslında bir de Beytel tanrısı vardır. Bu da bir taştır. Aslında muhtemelen Tevrat'tan öncedir, Tevrat onu bu biçimde içine almış.
http://en.wikipedia.org/wiki/Bethel_%28Israel%29
Müslümanların iki ünlü ibadet yeri var.
Mescid-i Aksa *: en uzaktaki mescid
Mescid-i Haram : kutsal mescid
Haram sözcüğü harem sözcüğü ile ilişkili olmalı. Halen kullanılıyor. Hem beyt-i harem deniyor hem de beyt-i haram. Harem sözcüğü yasaklanmış anlamındaki haram sözcüğünden geliyor. Ya da tersi.
Mescid-i haram, yani yasaklanmış mescid pek anlamlı olmuyor. Mescid-i harem ise hacer-ül esved'in kadın cinselliğini taşımasıyla uyumlu bir şekilde yerine oturuyor. Yani iki mescid var. Biri uzaktaki, diğeri analığı olan mescid.
|

05-04-2006, 14:09
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Kardeş beyt ev demktir.Hacer ise taş anlamına gelir.Mescid'ül Haram ise ancak iman edenlerin girebileceği,müşriklere yasaklanmış ve onlardan korunanan,Mekke'deki evdir.Aynı zamanda kudsiyeti itibariyle Mescid'ül Haramın sınırlar içerisinde kan dökmek yasaktır.Bunun analıkla ,kadınlıkla,vajinayla hiçbir ilgisi yoktur.O vajinaya benzettiğiniz şey ise karataşın mahfazasıdır.Daha önce birçok defa zarar gören ve bazı parçaları kopan *karataş zarar görmemesi için muhafaza altına alınmıştır.O taşın, tavafın başlangıç noktasını göstermesinden başka hiçbir özelliği yoktur....Konulmayabilirde.
|

05-04-2006, 15:48
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Olur mu hiç "konulmayabilir de"ne demek?Mümkün mü?
Kabe demek Hacerülesved demektir.Hacerülesvedi kaldırdın mı Kabe'nin ne önemi kalır?
Sırf onun yüzü suyu hürmetine tavaf yapılıyor.Allah'ın sağ eli gibidir Hacerülesved..
Hz. Muhammed kaldıramamış , Suudi mi kaldıracak?
İslam hadis-sünnet dinidir.Senin gibi "sade Kur'an" diyen kaç kişi?
Abdullah b. Ömer'in naklettiğine göre Hz. Peygamber bir defasında dudaklarını Hacerülesved'in üzerine koyarak uzun süre ağlamış , daha sonra dönüp Ömer'in de ağladığını görünce şöyle demiştir: "Ya Ömer! Göz yaşları burada dökülür." (İbn Mace) Hz. Ömer'in de Hacerülesved'le ilgili olarak , "Allah'a andolsun ki senin zarar veya fayda vermeyen bir taş olduğunu biliyorum ; eğer Rasulullah'ı seni istilam ediyor görmeseydim ben de seni istilam etmezdim." dediği bilinmektedir. (Buhari, Müslim) Diğer bir rivayette ise Hz. Ömer'in Hacerülesved'i öptüğü ve , "Rasulullah'ı seni öperken görmeseydim seni öpmezdim" dediği kaydedilmektedir. (Buhari) Hz. Ömer bu sözü , insanların putlara tapmaktan yeni kurtuldukları bir dönemde Hacerülesved'i istilamı putperestlikle karıştırmalarını önlemek ve bu iki davranışın mahiyet ve gaye bakımından birbirinden farklı olduğunu anlatmak için söylemiş olmalıdır. (Muhibbuddin et-Taberî, s. 281)
http://www.hacweb.org/s2.htm
|

05-04-2006, 15:55
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Panteciğim uyduran da desteksiz uydurmaz di mi?Hz.Peygamberin,Ömerin ismini kullanacak ki Hacc ibadetine bulaştırılmak istenen bir şirki iyice sağlamlaştırsın.Vahhabilerin gücü sahabelerin mezar taşlarını kaldırmaya yetmişte karataşı kaldırmaya yetmemiş,çok yazık çoook.
|

05-04-2006, 16:03
|
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Aspartam,
bu göktaşı (karataş) *Muhammed'den önce de Kabe'de var mıydı?
Mekke müslümanlar tarafından alındığında Kabe'de duruyor muydu?
Muhammed öldüğünde hala Kabe'de miydi?
Doğruluğunu bilmiyorum, benim hatırladığım 2 hikaye;
1. Muhammed henüz peygamber olmadan, Kabe'nin onarımı sırasında karataş Mekke'nin önde gelen 4 boyunun temsilcileri tarafından taşınır ve Muhammed tarafından Kabe'de yerine yerleştirilir.
2. Miraç olayında, Muhammed'in karataş'ın üzerine basarak Burak'a bindiği söylenir.
Bu arada, muhafazası konusunda, sargon bir resim göndermişti, kutsal emanetlerden biri olarak.
|

05-04-2006, 18:11
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Hacerülesved'in göktaşı olduğu sadece rivayetlerden biridir.Tarihi ve menşei bilinmemektedir.
En inanılan rivayetlerden biri Kabe'nin Hz.İbrahim tarafından yaptırıldığı ve taşında onun tarafından konulduğudur.Kabe'yi belki önce karısı ve oğlu için bir sığınak olarak yapmış , daha sonra İbrahim ve Hacer'in anısına burası bir tapınağa dönüştürülmüş olabilir.
Çoğu kavmin bir doğuş efsanesi olduğu gibi Arapların da Hz.İbrahim'in oğlu İsmail ile Mısır'lı karısından türedikleri efsanesi vardır.Başlangıçta yapıldığı şekliyle kalmadığı kesindir.Bilinen tarih içinde dahi çeşitli onarım ve değişikliklerden geçmiştir.Belki ilk yapıldığında daha küçüktü.Kurban kesme de bu tapınma ritüellerinden olduğu için , yine üzerinde birleşilen görüşlerin en kuvvetlisi de , hacıların kurban kanlarını taşa sürmeleri , taşı kanlı elleriyle ellemeleri neticesinde renginin bugünkü hale geldiğidir.
|

05-04-2006, 18:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Kur'an'da Kabe ile ilgili ayetler şöyle diyor ;
"Şüphesiz âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev - mabet - Mekke'deki -Kâbe-dir." (Ali İmran: 3/96)
"Biz beyti insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamını namaz yeri edinin. Biz İbrahim ve İsmail'e, "Tavaf eden, ibadete kapanan, rükû ve secde edenler için evimi temiz tutun" diye emretmiştik. İbrahim, "Rabbim, burayı emin bir şehir yap! Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvelerle rızıklandır." dediğinde Allah *"Kim inkâr ederse onu kısa bir süre -dünyada- faydalandırır, sonra da cehennem azabına sürüklerim. O ne kötü bir akıbettir!" demişti. Bir zamanlar İbrahim İsmail ile beraber evin temellerini yükseltirken, "Ey rabbimiz, bizden kabul buyur! Şüphesiz sen işitensin, bilensin" demişlerdi." (Bakara: 2/125-127)
"Bir zamanlar İbrahim'e beytin yerini göstermiş -ve şöyle demiştik-: Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf eden, kıyamda bulunan, rükû ve secde edenlere evimi temiz tut." (Hac: 22/26)
"İnsanlar arasında haccı ilân et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yol ve diyarlardan yorgun argın gelen, zayıf develer üzerinde, kendilerine ait birtakım yararları müşahede etmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları -kurban kesmeleri- için sana -Kâbe'ye- gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yiyin hem de fakir ve yoksullara yedirin. Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve eski evi tavaf etsinler. Kim Allah'ın yasaklarına saygı gösterirse bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır." (Hac: 22/27-29)
|

05-04-2006, 19:16
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Re: Kadınlar tarlanızdır... eee sonra?
Aynen aktarıyorum:
Kısa süre önce yapılan araştırmalar, İslamiyet'ten önceki Arapların, Yunanlıların ve Romalıların "Tanrı'nın Evi" anlamına gelen ve Sami kökenli bir kelime olan baytili diye adlandırdıkları bazı taşlara taptıklarını ortaya koymuştur. Bu tür kutsal taşlar, yalnızca Samiler arasında değil, Kartacalılarla karşılaşmalarından çok önce bazı Kuzey Afrika halklarında da dinsel saygı görmüştür. Ama kutsal taşlar hiçbir zaman taş oldukları için kutsallık kazanmamış, tanrısal bir varlığın tezahürü oldukları ölçüde tapımların nesnesi olmuşlardır. Tanrı'nın "evini" temsil ederler, Tanrı'nın işareti, amblemi ve gücünün taşıyıcısı ya da dinsel bir eylemin kaçınılmaz tanıklarıdır. (Mircea Eliade, Dinler Tarihine Giriş, Kutsal Taşlar, sayfa 232)
Bence Kabe olayında anlam değil anlamlar var. Çok sayıda anlam kabuğu üst üste. Hem kadın hem taş hem kutsal mekan tapımını içiçe taşıyor. Eski tapımlardan yeni tapımlara doğru geldikçe anlam bindirmeleri var.
Hacer, anamızdır, geldiğimiz yerdir. Hacerül esved sadece bir karataş değil. Çok anlam taşıyor. Beyt de sadece bir ev değil. Taştır ve tanrının evini temsil eder.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:53 .
|