
06-09-2010, 20:35
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
Carl Sagan bir Ateistin neden inanmadığını çok güzel açıklamış. Ben de onunla aynı fikirdeyim.
Carl Sagan: Garajımdaki Ejder
Varsayın çok ciddi bir iddiada bulunuyorum. Hayatınızın fırsatlarından birini sunuyorum. Size hakkında binlerce hikaye yazılmış ama asla kimsenin göremediği ejderhalardan bir tanesini gösterebileceğimi söylüyorum."Haydi Göster!" diyorsunuz, ben de sizi garajıma kadar götürüyorum. İçeride bir merdiven, boş boya tenekeleri ve eski bir üç tekerli bisiklet var ama ejder yok. "Hani bu ejder nerede?" diye soruyorsunuz.
" İşte tam orada" diyerek , ileride bir yeri işaret ediyorum. " Söylemeyi unutmuş olmalıyım , o görünmez bir ejder"
Ejderin ayak izlerini görebilmek için yere un serpmeyi öneriyorsunuz.
" İyi fikir" diyorum , " ama bu ejder havada uçuyor"
O halde görünmez alevini saptamak için kızılötesi alıcı kullanmaya kalkıyorsunuz.
" İyi fikir ama bu görünmez alevin ısısı da yok."
Peki öyleyse, siz de sprey boya sıkarak ejderi görünür yaparsınız.
" İyi olurdu ama bu ejderin cismi de yok ki! Boya tutmaz."
Bana önerebileceğiniz daha çok yöntem var. Ancak önerdiğiniz her türlü fiziksel testi, neden işe yaramayacağını açıklayan bir bahane ile savuşturabilirim.
Peki, ısısız alev püstürten , görünmez , cisimsiz , havada uçan bir ejder ile aslında hiç var olmayan bir ejder arasında ne fark var? Savımı çürütmenin , aksini göstermenin bir yolu yoksa, ejderimin var olduğunu söylemenin ne anlamı var? Hipotezimi geçersiz kılma yeterliliğinden yoksun olmanız ile doğru olduğunun kanıtlanması arasında çok fark var. Denenemeyen iddialar, çürütülmeye karşı bağışıklığı olan önermeler bize esin vermek ya da merakımızı uyandırmak bakımından ne türlü bir değere sahip olurlarsa olsunlar, gerçekliğe uygunluk terazisinde ağırlıkları sıfırdır. Bu durumda, ejder konusunda sizden isteyebileceğim tek şey kanıt olmadığına göre, benim dememe bakarak bana inanmanız.
http://www.agnostik.org/3030-carl-sa...aki-ejder.html
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

06-09-2010, 23:10
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 337
|
|
Tanrılar(iyi ama hangisi; bu da bir neden)somut şeyler olmasa da(ki bu da başlı başına bir neden)dinler somut şeylerdir: Emirler, yasaklar ile birlikte bir kurallar bütünü; olaylara bakış açısıyla bir görüş açısı; ibadetler ve dinin gerektiği anlamda bir yaşam ise bir uygulama alanıdır dinler. Öyeyse dini kabul etmek bir tanrı seçiminden çok yaşam seçimidir, yaşama ve iradeye boyunduruk getirme seçimidir(ki bu bir seçim değil bir dayatmanın sonucudur); öncelikle ben seçim gibi görünen seçimsizliği, özel hayatıma ve yaşam biçimime müdahaleyi, kendi tercihlerime saygısızlığı, haksızlığa karşı durmamayı temel değer(duranı ise düşman)edinimeyi, aklı ve bilimi nerdeyse ret edecek bir kısırlıkta olaylara ve olgulara yaklaşmayı ret ediyorum.
Dolayısıyla dinler içindeki yeri dış kapının dış mandalı olan tanrıları hayli hayli ret ederim!
|

07-09-2010, 13:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 318
|
|
AerA´isimli üyeden Alıntı
Sayın karınca ;
Ben düşüncenin maddeyi yarattığını değil, maddenin nesnel geçekliğinin düşünceyi yarattığını savunuyorum.
Bildiğiniz üzere idealist akımda madde öznel, materyalist felsefede madde nesnel gerçekliktir.
Saygılarımla.
|
Sayin AerA,
Maddenin nesnel gercekligi nedir? Düsünceyi nasil yaratmistir? Acabilir misiniz?
Saygilar...
|

07-09-2010, 13:25
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jul 2010
Mesajlar: 318
|
|
kemalistcan´isimli üyeden Alıntı
Tanrılar(iyi ama hangisi; bu da bir neden)somut şeyler olmasa da(ki bu da başlı başına bir neden)dinler somut şeylerdir: Emirler, yasaklar ile birlikte bir kurallar bütünü; olaylara bakış açısıyla bir görüş açısı; ibadetler ve dinin gerektiği anlamda bir yaşam ise bir uygulama alanıdır dinler. Öyeyse dini kabul etmek bir tanrı seçiminden çok yaşam seçimidir, yaşama ve iradeye boyunduruk getirme seçimidir(ki bu bir seçim değil bir dayatmanın sonucudur); öncelikle ben seçim gibi görünen seçimsizliği, özel hayatıma ve yaşam biçimime müdahaleyi, kendi tercihlerime saygısızlığı, haksızlığa karşı durmamayı temel değer(duranı ise düşman)edinimeyi, aklı ve bilimi nerdeyse ret edecek bir kısırlıkta olaylara ve olgulara yaklaşmayı ret ediyorum.
Dolayısıyla dinler içindeki yeri dış kapının dış mandalı olan tanrıları hayli hayli ret ederim!
|
Önce Tanri Sayin kemalistcan. Hangi tanri? Sorusu bana biraz ucuz bir bahane gibi geliyor. Mesela sizin icinizden bir dürtü evlenmenizi söylüyor ve siz kötü tecrübelerinizi öne sürerek "yok yok milyarlarca kiz var, hepsi birbirinden beter, iyisimi ben almiim" demek gibi bir sey oluyor. Su an daha iyi bir kiyaslama aklima gelmedi ama bu bi sekilde hoyrat duruyor. Cok tanri olmasi bir ve tek tanri olmasini engellemiyor. Kaldiki bir cogu zaten sadece isimden ibaret.
Din secme konusundaki fikirlerinizi taktir ediyorum, aslinda bir yasam bicimi secmek din secmek. Sondan bir önceki cümleniz akli ve bilmi neredeyse reddetmek fikri, cok su götürecek bir hamurdur. Yeri burasi degil belki baska bir tartisma konusu bence.
Saygilar...
|

07-09-2010, 16:25
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Neden tanrilar degil? Diger inanc guruplari senden daha mi az imanli zannediyorsun? Seninkinin dogru digerlerininkini yanlis olduguna, sadece mensubu oldugun inanc karar verdiriyor. Digerleri icin de sen yanlis inancdasin.
Insanlarin durmadan kendilerine tanri yarattiklarini, tarih okuyup da bilmeyen yok. Agaca, suya, aya gunese, ota kurda, tabiat olaylarini orkestre edenler olarak tayin etmis ve inanmislar. Ayni nedenle modern dinler de bunu tek tanriya indirgemis. Var mi insandan baska cami kilise tapinak yapan bir canli bu dunyada? diger canlilar icin boyle bir varlik yok, cunku onlarda bizim yaratici kabiliyetimiz de yok.
Karinca kardes, benim de bir inancim var; o da tanri veya god, allah, yehova, adina ne derseniz deyin, boyle bir varligin bizi yaratmadigi; tam da aksine, hepsini insan beyninin gelismesi sonucu, tanrilari yarattigi...
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

07-09-2010, 19:20
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 02 Aug 2010
Mesajlar: 742
|
|
san karınca
size özel bir ileti yazmıştım.10 nolu ileti.
okuyup okumadığınızı bilemiyorum.
açık bir teklifte bulundum.
yorumunuzu bekliyorum.
|

07-09-2010, 19:33
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2009
Mesajlar: 265
|
|
yucemanitu´isimli üyeden Alıntı
Carl Sagan bir Ateistin neden inanmadığını çok güzel açıklamış. Ben de onunla aynı fikirdeyim.
Carl Sagan: Garajımdaki Ejder
Varsayın çok ciddi bir iddiada bulunuyorum. Hayatınızın fırsatlarından birini sunuyorum. Size hakkında binlerce hikaye yazılmış ama asla kimsenin göremediği ejderhalardan bir tanesini gösterebileceğimi söylüyorum."Haydi Göster!" diyorsunuz, ben de sizi garajıma kadar götürüyorum. İçeride bir merdiven, boş boya tenekeleri ve eski bir üç tekerli bisiklet var ama ejder yok. "Hani bu ejder nerede?" diye soruyorsunuz.
" İşte tam orada" diyerek , ileride bir yeri işaret ediyorum. " Söylemeyi unutmuş olmalıyım , o görünmez bir ejder"
Ejderin ayak izlerini görebilmek için yere un serpmeyi öneriyorsunuz.
" İyi fikir" diyorum , " ama bu ejder havada uçuyor"
O halde görünmez alevini saptamak için kızılötesi alıcı kullanmaya kalkıyorsunuz.
" İyi fikir ama bu görünmez alevin ısısı da yok."
Peki öyleyse, siz de sprey boya sıkarak ejderi görünür yaparsınız.
" İyi olurdu ama bu ejderin cismi de yok ki! Boya tutmaz."
Bana önerebileceğiniz daha çok yöntem var. Ancak önerdiğiniz her türlü fiziksel testi, neden işe yaramayacağını açıklayan bir bahane ile savuşturabilirim.
Peki, ısısız alev püstürten , görünmez , cisimsiz , havada uçan bir ejder ile aslında hiç var olmayan bir ejder arasında ne fark var? Savımı çürütmenin , aksini göstermenin bir yolu yoksa, ejderimin var olduğunu söylemenin ne anlamı var? Hipotezimi geçersiz kılma yeterliliğinden yoksun olmanız ile doğru olduğunun kanıtlanması arasında çok fark var. Denenemeyen iddialar, çürütülmeye karşı bağışıklığı olan önermeler bize esin vermek ya da merakımızı uyandırmak bakımından ne türlü bir değere sahip olurlarsa olsunlar, gerçekliğe uygunluk terazisinde ağırlıkları sıfırdır. Bu durumda, ejder konusunda sizden isteyebileceğim tek şey kanıt olmadığına göre, benim dememe bakarak bana inanmanız.
http://www.agnostik.org/3030-carl-sa...aki-ejder.html
|
çok akıllı olduğunu zannediyor
ama eğer bir gün ejderinin var olduğuna dair
ölümü göze alırsa
yurdundan sürülmeyi göze alırsa
işte o zaman ejderin var olup olmadığını düşünmeye başlarız
mağarada sıkıştırdıklarında h.z muhammedle ölüm arasındaki tek engel incecik bir örümcek ağıydı
peki carl sagan ejderi için neyini feda edebilir????
|

07-09-2010, 20:03
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
Ya arkadaş Muhammed peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmasaydı o şaşaalı hayatı yaşayamazdı ki bilmemkaç karısı, cariyesi, kölesi var adamın. Savaş ganimetlerinin 5'te 1'i onun. Adam böyle bir servet için risk alıyor ve başarılı oluyor. Bunda bir şey yok ki sonuçta o zamanlar Arabistan'da Museylime diye bir peygamber de vardı o da Allah'tan vahiy alıyordu. Ama Müslümanlar Museylime'yi yenmiş öldürmüş eğer o galip gelseydi sen şimdi Hz. Muhammed değil Hz. Museylime derdin.
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

07-09-2010, 20:07
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
karinca´isimli üyeden Alıntı
Evet evet sen. Nicin ateistsin aciklayacak kadar yüregin var mi?
Bana lütfen masal okumayin eger varsa icinizde gercekten kendi öz sebebini yazabilecek olan yazsin, yoksa bu konu böylece kapansin.
Iyi forumlar...
|
Bu arada kendinin niçin Müslüman olduğunu sorgulamadan başkasının niye Ateist olduğunu sorgulayan kendi gibi düşünmeyen insanlara saldırganca davranan Karınca sen niye Hristiyan değilsin de Müslümansın, ya hak din oysa?
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

07-09-2010, 20:22
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2009
Mesajlar: 265
|
|
yucemanitu´isimli üyeden Alıntı
Ya arkadaş Muhammed peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmasaydı o şaşaalı hayatı yaşayamazdı ki bilmemkaç karısı, cariyesi, kölesi var adamın. Savaş ganimetlerinin 5'te 1'i onun. Adam böyle bir servet için risk alıyor ve başarılı oluyor. Bunda bir şey yok ki sonuçta o zamanlar Arabistan'da Museylime diye bir peygamber de vardı o da Allah'tan vahiy alıyordu. Ama Müslümanlar Museylime'yi yenmiş öldürmüş eğer o galip gelseydi sen şimdi Hz. Muhammed değil Hz. Museylime derdin.
|
o şaşaalı hayat nasıldı bir kesit sunarmısın
rica etsek
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:12 .
|