"Ölümü öldürmek" ten kastınız tam olarak nedir ? Bu sorunuzda ne demek istiyorsunuz ,biraz daha açar mısnız ?
Ölüm yaşamın olmamasıdır derler,buna katılıyor musunuz ?-Natan-
Oncelikle, cevaplarin icin tesekkurler. Olumu oldurmekten kastim, tanriyi oldurmek gibi. Yani oldurmenin nasil algilandigi konusu.
Ikinci sorunun cevabi, hem evet hem de hayir. Evet cunku, olum yasam suren bolunmez butunun (birin) bolunmez butunlugunun bozulmaya gecisidir. Hayir cunku, o bolunmez butunu bozan yeni yeseren veya yasayana yasam veren yasamlardir.
Dahası , ölümün neden kabus olduğunu düşünüyoruz ?-----------------
Yaşama içgüdümüz yaşamımızı sonlandıracak her türlü olaya kabus gözüyle bakar çünkü görevi yaşamda kalmak. Kabusun kaynağı, yaşama içgüdüsünün mimarı olan doğal seçilimdir diyebiliriz.
Bilinçli olarak kabus diye nitelendirdiğimiz durum ise; Varlık bilincimizi kaybetmemiz. Bilinç hiç deneyimlemediği bu karanlık boşluktan kaçıyor.
Birde bilinç sahibi olduğumuz için içselleşmişizdir, sık sık kendi kendimizle konuşur kendimizle ilgileniriz çünkü kendimizi severiz. Düşünmek bile kişinin kendi kendine konuşmasıdır. Böylece yıllarca kendimize alışmış, kendimize hayranlık duymuş oluruz. Ölüm demek alışmış olduğumuz kendimizle olan bağlarımızın kopması demek olduğu için bu kendimizden ayrılma zorunluluğu korku ve kaygı kaynağı oluyor diye sanmaktayım.
Dile getirdiklerinden, olume olumsuz bir bakis acisi ve yanasim algiliyorum, yaniliyor muyum?
Oyuzden ayni soruyu sana da sorayim. Bir seyin olmesi ile oldurulmesi arasinda ne fark vardir?, yani "Tanrinin oldurulmesi" ne demektir?, olum oldurulebilir mi?
Ufak bir katkıda -eleştiride diyelim ya da- bulunayım: Nihilizm tartışması yapılırken, çoğu zaman nihilizmin ne olduğu net bir biçimde ortaya konmuyor. Ne anlıyorsunuz nihilizmden? Eğer evrende, insan anlağından bağımsız bir amaç bulunmaması ise, varoluşçuluğun iddiası zaten neydi ki? Yok, hiçbir tür anlamın mümkün olmaması ise, absürdizmle nihilizm arasındaki fark nedir?
Herşeyin gelip geçiciliği, hiçbir şeyin sabit olmaması vs. doğrudur. Fakat yalnızca geçici olarak sabitlense dahi bir anlam evreni, bir ''taş'', bir ''kaya'' kabilinden bireyselliği belirlemekte oldukça etkin bir güçtür. Çoğu insan, ''kadınlık veya erkeklik doğal değildir, yalnızca birer kurgudur'' denildiğinde söyleneni anlamayacak denli batmıştır bu anlamlar ve simgeler evrenine. O kadar ki, simgeselleştirilemeyenin hayatımızın bir parçası olmaması, onu öteleyebilmek adına çılgınca çabalar, dururuz. Kendileri olmaksızın günlük hayatımızı sürdüremeyeceğimiz gündelik, alelade inançlarımıza bir göz atsak, yeter de artar bile.
Yok, hiçbir tür anlamın mümkün olmaması ise, absürdizmle nihilizm arasındaki fark nedir?
Bir fark yoktur
sahsen absurdizmi zihnin yapisini cozmus bir felsefe olarak dusunuyorum, nihilizm de hayatin insanlarin deluzyonlarindan ve bunlara bagli tureyen zihniyetlerden ibaret oldugunu savunan bir felsefedir ama en onemlisi tecrubeye dayali felsefelerdir. 2 felsefenin temeli de dinamizmdir, yani varliksal bir amacin var olamayacagi, cunku amaclar da dinamizme haric ogeler degiller.
Mesela bir teist kavrayacak duzeyde degildir nihilizmi, ki dogru olarak anlasilmasi icin zaten insanin kendi kendine o noktaya gelmesi gerekiyor. Buddhistler bu ifadeyi pek kullanmaz fakat Buddha da mesela agir nihilisttir, kendi kendine ulasmistir. Lakin insan bu yolu yurumeyip kendini nihilist sanmaya baslarsa bu tehlikeli iste. Akil gerekli, nihilizm gercegini farkina varacak bilginlik ve tecrube gerekli. Bunlar olmadan nihilizm, hem yanlis anlasilir hem yikima sebebiyet verme potensiyali barindirir.
Ben de içgözlemin kurbanıyım. Sylvia Plath
Her bir sözcük, sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi... Samuel Beckett
Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece... Aşık Veysel
Tekrar ede ede bitirilemeyen keşif, tekrar ede ede bitirememenin keşfine dönüşür. Maurice Blanchot
İletişim, bir iletişimsizlik düzeneğidir. Lacan
Sonuçta hepsi kendini kandırmaktan ibaret, öyle değil mi..? Marilyn Monroe
"Nasıl oluyor da şu anda buradayım, nasıl oluyor da varız; etrafımdakiler, eşyalar, ağaçlar, bu sandalye, bu bilgisayar..." Bu soru zaman zaman beni hayrete düşürüyor, bu varlığımızın özünü bilmeyişimiz ve dahası bilemeyecek oluşumuz da beni şaşırtıyor, hatta kızdırıyor. Nasıl bir varlık ki bu kendi özünü, kendi kaynağını yine kendisinden saklamış... Evet, varlıktaki bu bilinemezliğe kızıyorum. Ne kadar kitap okursan oku, fizikçi ol, filozof ol, ne olursan ol çözemeyeceksin, algılayamayacaksın.. "Hiçlikten varlık" veyahut da "sonsuzluk". İkisi de algımız, kavramımız dışında...
Ve işte bu varlığın kökünün bilinemezliği benim için "akıllı tasarım" olasılıklarını sıfırlıyor. Kendi varlığının farkına ve kaynağına erişme yetisinden yoksun bir "varlık sistemi" kesinlikle bir Tanrı'nın işi olamaz, "kendinden bihaber bir sistemin" bir işi olabilir ancak diyorum: bu da işte "hiçlik"tir aslında. Her şeyin birbirine göre göreli olması, mutlak diye birşeyin olmayışı; hayattaki bu sıkıcı matematiksellik, mucizelerden yoksunluk ve varlığını açıklayamamadaki acizlik hepsi akıllı değil, akılsız bir tasarımı işaret ediyor... Kimi insanlar doğaya bakıp Tanrıya ulaşıyor, bense Tanrısızlığa...
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
tuhaf
nihilizmi; ontolojik tabanda ele alıp hiççiliğe eşitlemek jokere hiç yakışmamış.
yine rumpel, tyler'e atıfla o zaman yaşamayın intihar edin demeye getirmiş.
nihilizmin tabanının anlama dair olduğunu anlayan ise budist.
daha neler görücez.
hayatın anlamı yoksa -ki kendinde şey olarak yok- ona anlam katan biziz; ölmek yada intihar etmek zorunda değiliz. yaşamak üzere evrimleştik.
bize düşen kendi anlamımızı yaratmak.
"I'd consider myself a realist, alright? But in philosophical terms I'm what's called a pessimist... I think human consciousness is a tragic misstep in evolution. We became too self-aware. Nature created an aspect of nature separate from itself - we are creatures that should not exist by natural law... We are things that labor under the illusion of having a self, that accretion of sensory experience and feelings, programmed with total assurance that we are each somebody, when in fact everbody's nobody... I think the honorable thing for our species to do is to deny our programming. Stop reproducing, walk hand in hand into extinction - one last midnight, brothers and sisters opting out of a raw deal. "
Güzel yakalamışsın...
Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
"I'd consider myself a realist, alright? But in philosophical terms I'm what's called a pessimist... I think human consciousness is a tragic misstep in evolution. We became too self-aware. Nature created an aspect of nature separate from itself - we are creatures that should not exist by natural law... We are things that labor under the illusion of having a self, that accretion of sensory experience and feelings, programmed with total assurance that we are each somebody, when in fact everbody's nobody... I think the honorable thing for our species to do is to deny our programming. Stop reproducing, walk hand in hand into extinction - one last midnight, brothers and sisters opting out of a raw deal. "