sargon´isimli üyeden Alıntı
Benim görüsüm, akli basinda milyonlarca kisi birakin Adnan Oktar'in Mehdi olduguna, dürüst olduguna bile cok zor inanacaktir. Adnan Oktar kendi sitelerinde asagidakilerine benzer röportajlari yapiyor, nasil ben Mehdi'yim diye ortaya cikacak ki. Bence makul olan, baska birini Mehdi ilan edip, ipleri elinde tutmaya calismasi.
Mürtedd, bu arada verdigin bilgilerden cok yararlaniyorum. Cok tesekkür ederim.
|
Rica ederim Sargon.
Az çok bu adamın neler yaptığını takip eden biri olarak dolaylı dolaysız Mehdiliğini iddia ettiğini düşünüyorum. Tek demediği ben açıktan mehdiyimdir. Hadislerin işaret ettiğini iddia ettiği tarihler, kendi hayatında da dönüm noktası saydığı şeylerle eşleşmektedir. Bunun müritlerini yıllardır eli kulağında olan Mehdi Harun'un başlatacağı bir altın çağı beklemektedirler.
Dediğin gibi bu adamın geniş kitlelerce taraftar bulması zor gözüküyor. Tam olarak ne yapmaya çalıştıklarını da açıkçası kestirmek güç. Harun Yahya ayrıca tek bir kişi de değil. (Bunu kendimce daha sonra açacağım.) Hakkındaki deli raporlarının kendisi bazı ilaçların etkisi altındayken verildiğini falan savunuyor. Tabi ek olarak da çeşitli kitaplarında deli ifitrasının, başta Muhammed olmak üzere peygamberlere, Said Nursi gibi alimlere de atıldığını, Mehdiye de atılacağını söylüyor. Tabi maksadın dolaylı yoldan bu iftira dediği şeylerin etkisini azaltmaya yönelik olduğu bence açık.
http://www.hazretimehdi.com/makale.php?id=14206
Tabi Adnan Oktar kimliğiyle hakkında açılan davalar, karıştığı türlü rezillikler, aldattığı insanların anlattıkları da var.
Elindeki tüm imkanlarla kendisine komplo kurulduğunu ispata çalışıyor.
http://www.bilimarastirmavakfi.org/index.html
sargon´isimli üyeden Alıntı
Ancak Said'in saltanat istedigi icin degil, islamiyeti zayiflattigi (ve tabii bir baski rejimi kurdugu) icin Kemalistlere cephe aldigini düsünüyorum.
|
Said'in saltanatçı olduğu da bence de tamamen çamur at izi kalsın tarzı bir iddiadır. Kendisi elbette laik, demokrat bir cumhuriyeti savunmaz. Şeri hükümleri kaldıralım, yerine seküler bir hukuk koyalım demez. Ama unutulmamalı ki yöneticinin seçim yoluyla belirlendiği bir yönetim Dört Halife döneminde de (lafta da olsa) söz konusudur. Hal böyleyken saltanat yanlısı iddiaları yersizdir. Tıpkı dinsiz SSCB'ye karşı diğer bir güç olan dinin etkisinin hissedildiği ABD'dedeki sistemi övmesini Amerikan ajanlığına yormak gibi. Ha ABD, bunu sonradan Nurcuları yönlendirme amaçlı kullanmış olabilir, o ayrı konudur ve bu, boş iddialara geçerlilik kazandırmaz.