Literatürde ''keçi sorunu'' olarak da geçiyor (goat problem; Ziegenproblem). Matematiksel (veya genel olarak bilimsel) bazı doğruların gündelik sağduyumuza ne kadar aykırı olabileceğine dair bir örnek olarak getiriliyor hep. Ben, kabullenmekte epey zorlandığımı hatırlıyorum. Ama iyi anlatan birisinden bir kez dinleyip/okuyup anlayınca, bu sefer de başta zorlandığın için hayıflanıyorsun.
İnsan önce şöyle düşünüyor:
Örneğin yazı-tura oynuyor olalım ve peşpeşe 7 kez yazı düşmüş olsun. Şimdi, bir sonraki yazı-tura'da hangisinin denk gelmesi daha muhtemel? Burada, ''
yav 8 kere peşpeşe yazı gelmesi çok düşük ihtimal, bu sefer tura gelmeli'' diye düşünürsek hata ederiz. Buna ''kumarcı yanılgısı'' deniliyor (
Gambler's fallacy). Daha önce peşpeşe neyin geldiğinin hiç önemi yok. Şayet yazı-tura oynanan para veya paranın atış şekli vs. manipüle edilmemiş ise, her bir atışta yazı çıkma ihtimali de %50, tura çıkma ihtimali de.
Şimdi bu doğruyu aklımızda tutarak, başlıkta sorulan soruya bakınca, ilk başta, ''
yahu ne önemi var, işte üç kapıdan birinde ödül var, diğer ikisi boş, sunucu boş olanlardan birini açtı, geriye iki kapı kaldı, bunlardan birinde ödül var diğerinde birşey yok, o halde her ikisinin de ihtimali %50'' diye düşünüyor insan. Ama yanlış düşüyor işte. Neden yanlış olduğu ve doğrusunun ne olduğu jiro'nun verdiği linkte etraflıca açıklanıyor.
Soruyu ve cevabı daha önce duyup anlamış olmayanların %99'u yanlış cevap veriyormuş yazılanlara göre (ben hem yanlış cevap vermiştim, hem de doğrusunu anlamakta/kabullenmekte zorlanmıştım, ama anlatan arkadaş da iyi anlatamamıştı sanki

). Hatta pedagoglar, matematik ağırlıklı liselerde, bu sorunun öğrencilere en iyi ve anlaşılır şekilde nasıl anlatılabileceğine dair yeni yöntemler geliştirmeye çalışmışlar. (
*)