
27-05-2011, 14:18
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
|
|
Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı
Öncelikle,Muhammed'in hayatı hakkında hiçbir bilgimiz yok.
Hadislerden öğreniyoruz fakat onlar da uydurma,neredeyse hepsi.
Belki Muhammed diye biri hiç yaşamadı bile,belki de melek gibi bir adamdı ya da hadislerden öğrendiğimizden daha kötü biri.
|
Doğrudur veya yanlıştır ama üzerinde bir düşünmek gerektiğini düşünüyorum.
Tarih tam aksini söylüyor olsa da,
bir çok kişi " Benim dinim barış,sevgi ve hoşgörü dinidir" der durur.
Hadisler de tam aksini gösteren çeşitli bilgilerle dolu iken müntesipleri,
Muhammed için tam da alıntınızda koyulaştırmış olduğum anlamı yüklerler.
Bir yerlerde yaşamsal vahim hata var ama nerede ?
Ve
bu kadar çelişik durum neden oluşuyor ?
Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
|

27-05-2011, 14:36
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
|
|
Psiko´isimli üyeden Alıntı
Ve
bu kadar çelişik durum neden oluşuyor ?
|
Çünkü Allah yok Din yalan
Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!
Blog Facebook
|

29-05-2011, 18:24
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Apr 2011
Mesajlar: 12
|
|
darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı
sen hakaret olarak algılıyosun dimi eleştirileri.herşeyi eleştirmek hakkımız kimseye küfür ettiğimizde yok.bu konuşmalar normal bir insan olsa gıkın çıkmaz.
|
hm küfür etmiorsunuz dogru senin annen varya abazanın teki babansa uçkuruna düşkün etrafta gezen birisi.eleştiri kardeşim hakkım bu benim sesini çıkaramazsın sen nasıl Hz.Muhammed'i tanımadan görmeden arkasından konusursan bende bole senin ailen hakkında konusurum.bu konusmalar normal bir insana olsa senin gıkın cıkmaz benim degil.
|

16-06-2011, 13:04
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
|
|
niçin konu inançlar olunca bu kadar vahşi oluyoruz? inananlar eleştirlere sağlam cvaplar yazabilir ayetlerele, diğer kutsal kitaplardan alıntılarda, diğer inançlardan benzer aykırı durumlarla; inanmayanlar da kendi tezlerini kanıtlarla sunabilir. ama faraziye kanıtsız dayanaksız söz dalaşı bizleri hiç bir yere taşımaz
|

16-06-2011, 15:32
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
Tüm dinler gibi, islamın kuruluşunda kuran kişi doğru yaptığına inanıyordu. Bu bakımdan muhammed de kendisinin yaptığının doğru olduğunu düşündüğü için sıkı sıkıya sarılmaktaydı. Ancak pek çok ayette gördüğümüz kişiye özel uygulamalar, her ne kadar doğruyu yaptığına inansa da şahsi çıkarları da gözettiğini gözler önüne sermektedir.
Kısaca muhammed yaptıklarına kendisi de inanmaktaydı ve dediğim kişileri kayırmanın da kendine hak olduğunu düşünmekteydi. Ancak bunu yaparken kendi dedikleri konusunda en büyük çelişkiyi de kendisi yaratmaktaydı.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|

16-06-2011, 16:05
|
|
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
|
|
hlttgy13´isimli üyeden Alıntı
hm küfür etmiorsunuz dogru senin annen varya abazanın teki babansa uçkuruna düşkün etrafta gezen birisi.eleştiri kardeşim hakkım bu benim sesini çıkaramazsın sen nasıl Hz.Muhammed'i tanımadan görmeden arkasından konusursan bende bole senin ailen hakkında konusurum.bu konusmalar normal bir insana olsa senin gıkın cıkmaz benim degil.
|
Kişi dünyadan bihaber olunca, kendi bildikleirni de tek doğru sanır.
İslam Sevgi, barış marış dini falan değil, tek doğru değil, doğru hiç değil, üzgünüm ama fena kekleniyorsunuz.
Hoş gerçi senin üslubunda İslam ve hoşgörü kavramlarının yanyana gelemeyeceğine dair güzel bir örnek.
Ayrıca, merak ettim, madem eleştiriye tahammülün yok, bu sitede ne işin var?
|

16-06-2011, 22:39
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
|
|
"2:190 - Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez."
savaş-vahşet diyorsunuz ütfen bunu okuyun.
peygamber mekkeden kaçmak zorunda kaldığı zaman savaşmıştır, savaşmasa ölecekti, kendisine inanan güvenen grup ta ölecekti, ve din başlamadan bitecekti. bahsedilen vahşet ayetleri o döneme aittir.
2/191. Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.
bu inananları mekkeden süren ve kovan ölümle tehdit edenler içindir.
2/192. Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
9:13 - Yeminlerini bozan, Peygamber'i yurdundan çıkarmaya azmeden ve üstelik ilk önce size saldırmaya başlayanlara karşı savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer mümin iseniz her şeyden önce Allah'dan korkmalısınız.
bu da yine aynı dönemindir.
bu ayetler dediğim gibi global bir savaş için filan değil sadece muhammed ve inananları mekkeye geri dönebilsin, inancın temeli atılsın diyedir
mekkeye geri dönülünce bu tip ayetler kesilir, şeri hükümler gelmeye başlar, ve merhemet, bağışlama hükmleri gelir. önemli olan tarihsel sırayı izleyebilmek
|

16-06-2011, 23:23
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
Tarihin koşullarına göre değerlendirilen bir kitap tüm zamanlara inmiş olamaz.
Bir diğer başık açısı ile de eğer bu durum geçici ise kuranda bulunmalarının bir anlamı yoktur. Neden çıkarılmamıştır.
Ancak başka bir konu daha var. Müslümanların diğer kavimlere yaptıkları saldırılarda da büyük kıyımlar olmuştur. Bu nedenle barışçıl bir din olduğunu söylemek hayal perestlik olur.
Aşağıda yazılı hadisleri bir incelemekte fayda var:
* "Puta taparların yaşlılarını öldürün de, çocuklarını bırakın" Bu söz, muhammed tarafından Kurayza yahudilerinin öldürülmesi sırasında söylenmiştir(Ebu Davud, Cihad/121, Hadis No: 2670; Tirmizi, Siyer/29, Hadis No: 1583)
* Muhammed ile bir başka müslüman arasında geçen bir konuşma;
- Ey tanrı elçisi! Evlere yapılan gece baskınlarında puta taparların kadınları, çocukları da öldürülüyor. Ne dersin?
- Onlar da öbürlerindendir(kadın ve çocukların öbürlerinden farkı yok, öldürülebilirler) (Ebu Davud, Cihad/121, Hadis No: 2672; Tirmizi, Siyer/29, Hadis No: 1570)
Bazı hadis kaynaklarında Muhammedin yaptırdığı işkencelerden de bahsedilir. (Turan Dursun, Din Bu 2, sayfa 332-333)
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|

16-06-2011, 23:30
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Jun 2011
Mesajlar: 677
|
|
bakınız arkadaşım,
bu sava hep karşılık yazdım ki kuran iç içe iki kitaptır, biri açık hükümler biri batıni anlatımdır. şimdi tekrar yazamayacağım. tevrat ta israiloğullarına geldi, isa da israil oğullarına geldi. ayetler der ki " biz hiç bir kavme uyarıcı göndermeden helak etmedik", muhammed arap toplumunun uyarıcısıdır. lakin kitabın kendisinde yazan mutlak hüküm ve yorumlanması gereken batıni evrensel hükümler vardır.
müslüman saldırılarında bu hükümler sizlerin yaptığı gibi tek tek okunmuştur. kitap bir bütün öncesi sonrasını beraber değerlendirmek lazım. önceki sonraki ayetlere de bakalım.
hadislere de güvenmeyin ben hiç hadis kullanmam, kitabın aslı elimde ona bakarım
|

16-06-2011, 23:41
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
|
|
Daha önce ayetler üzerinden de eleştiride bulundum. Kronolojik olarak şöyle bir sıralama vardı:
1) Mekke döneminde senin dinin sana, benim dinim bana.
2) Medine dönemi, inanmayanları bulduğunuz yerde öldürün.
3) 2. Mekke dönemi, cizyesini verdikten sonra inanmayanlara dokunmayın.
Sizin dediğiniz gibi ayetlerin sıralarını incelerken içinde bulunulan durumları ve dengeleri de incelemek gerekir. Müslümanlar gücü eline aldıktan sonra hükümler işlerine gelen şekile döndürülmüştür. En son olarak da devletleşme sürecinde iş ekonomiye vurulmuş ve hazine desteklenmeye çalışılmıştır.
2. mekke dönemine yönelik yazdığım ise global olarak bir söylemdir. Çünkü devletleşme sürecine girilmiştir. Araplar küçük kavimler olarak kalmak istememenin neticesinde yayılmacı bir yol izlemişlerdir.
Buradaki değişimler, ayetlerde geçen allahın hükmü değişmez ile de çelişmektedir. Hüküm, müslümanların gücüne göre değişmektedir.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
SERBEST KALEM
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:56 .
|