|
Silah bırakma ayrı hikaye, ne yaptığını kendi de bilmeyen, o eylemi TAK'ın bu eylemi HPG'nin üzerine atan Frankenstein bir örgüt PKK. İleride İttihat ve Terakki'nin Türk halkını utandırdığı gibi Kürt halkını utandıracak bir örgüt.
|
Bunun günümüzde pek mümkün olduğunu sanmıyorum.. Eğer bugün Kürt meselesi bu kadar yoğun olarak tartışılıyorsa, muhafazakar kesim dahi bir takım konularda mutabık kalmışsa, Kürt özgürük hareketinin hem askeri, hem siyasi, hem de entelektüel kesimlerinin başarısız olduklarını söylemek mümkün değildir.. Ayrıca soruna kaynaklık eden, resmi devlet söyleminin fikri altyapısından beslenen milliyetçi/statükocu kesimlerde dahi bir takım konularda yumuşama belirtileri olmuştur.. Somut her hangi bir adım atılamamasına rağmen, tüm bunlar birer başarıdır.. Fakat devletçi söylem o kadar güçlü direniyor ki, son 10 yılda yumuşama belirtileri gösteren fakat son 1 yılda yine eski kıvamına gelen bu söylem Kürt meselesinin çözülmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar zaten.. PKK'nın da bu çözümsüzlüğe katkı yapan bir takım uygulamaları olmuşsa da, yükü topyekün PKK'nın üzerine bırakmak hem insafsızca, hem de yanlış bir değerlendirmedir bana göre.. Bu yüzden PKK'nın -çizgisini daha olumlu tarafa çekmese dahi- Kürtlerin gözünde İttihatçılar gibi bir hareket olacağını hiç sanmıyorum.
10% barajının yüksek olduğu doğru, barajsızlığın istikrarsızlığı getirdiği de doğru. Demek istediğin: "Kürt partisinin takılmayacağı bir baraj olsun". Hay hay, 5% olsun, seni mi kıracağız.
İktidarların barajı düşürmeme eğilimleri bencilce de olsa bir gerçektir. CHP 7%'ye düşsün dedi, o da Kürtleri kurtarmıyor. Burada Türkiye seçmeninin istikrarı azınlıkların tam temsililine tercihi paradoksu var. Mevcut hükümete yönelik ajitasyona çevirmek anlamsız bu konuyu.
|
Şu 'istikrar' kavramı da son zamanlarda en sevmediğim kavramların başında geliyor.. Neyin istikrarından söz ediyoruz yahu!
İstikrar dediğimiz şey, mevcut düzenin devamlılığını esas alan bir kavram.. Statüko kavramından ne farkı olduğunu da tam anlamış değilim aslında.
Meşruiyet zemini dahi tartışma konusu olan, bürokratik olarak yozlaşan, idari olarak işlevsiz, gelir dağılımında adaletsizsizliğin dibine batmakla kalmamış, yasaları dahi delik deşik olmuş bir ülkede, hangi durumda istikrar önemsenir diye düşünmekten alamıyorum kendimi.. Bu düzenin devam etmemesinden mi korkuyoruz tam olarak?
Kürt meselesi Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri.. Belki de en önemlisi.. Bu yüzden %10 barajı gerekirse 5'e de düşebilir, 3'e de düşebilir.. Benim açımdan pek bir önem taşımıyor.
KCK konusunda saolsun Albatross düşüncelerime tercüman olmuş.. Tekrar etmeye pek lüzum görmüyorum.
|
Yahu herkesin eşit vatandaş olduğu, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir devlette neden ayrılıkçı olunur? Sence Amerika, geçmişte kurulmaya çalışılan Teksas Cumhuriyeti'ne göz yumabilir miydi? Ayrılmak her zaman iyi midir? Güney İrlanda Kuzey'den daha mı iyi durumdadır? Yoksa tam tersi mi?
|
Herkesin eşit vatandaş olduğu, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir devlette ayrılçılığın pek bir anlamı kalmaz, doğru.. Ama idarenin işlevselliği bakımından farklı bir yönetim modeli bir tercih meselesi olabilir.. Tabii bu durum sadece Kürdistan için değil, ülkenin her bölgesi için geçerli olaiblir.. Sırf Kürtlerin ulusal kimliklerinden dolayı böyle bir şey yapmak, bana da yanlış gelir.
Ayrılmak, herkesin eşit vatandaş olmadığı, yerel yönetimlerin güçlendirilmediği bir devlette seçenek olabilir.. Bu yüzden Türkiye'de de alternatif bir durum olarak görülüyor.