Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 10-09-2011, 12:49
milomanara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
milomanara milomanara isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
Standart

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben de yazdıklarına katılıyorum ama süreç öyle bir anda silah bırakmakla olmuyor işte.. Ne İspanya'da, ne İngiltere'de böyle olmadı.. Ayrıca oradaki demokrasiler bizim burdan kat kat ileriyken bile örgütler direnişlerine devam ettiler.. Daha sonra ise -özellikle İngiltere'de- direniş siyasi kanada doğru yayıldı ve orada devam etti.
Silah bırakma ayrı hikaye, ne yaptığını kendi de bilmeyen, o eylemi TAK'ın bu eylemi HPG'nin üzerine atan Frankenstein bir örgüt PKK. İleride İttihat ve Terakki'nin Türk halkını utandırdığı gibi Kürt halkını utandıracak bir örgüt.

Benin derdim kamil insanlarla, entellektüellerle, Sırrı'yla...

Onların niyet beyanı kâfi. Fazlasını istemem.

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye'de asgari demokrasinin yerleşmeye başladığı doğru ama Kürt meselesinde böyle bir şey pek hissedilmiyor bence.. Mücadelenin siyasi yoldan devam etmesine yönelik her türlü engeli önlerine çıkarıyorlar.. Örneğin Kürtleri meclise sokmamak adına uygulamaya konan %10 barajı ile ilgili hiçbir şey yapmadılar.. Daha düne kadar açtıkları her parti kapatılıyordu, siyaset yapan vekillerine yasak getiriliyordu.. Günümüzde ise KCK davasındaki tutuklamalar hız kesmeden, hatta dozajı arttırılarak devam ediyor.. İktidarın her türlü milliyetçi söylemle bezenmiş militarist dili devam ediyor.. Operasyonlar hız kesmeden güneydoğuda devam ediyor.. Kürt siyasetçiler devletin resmi kurumlarınca engelleniyorlar, siyaset yapmaları yasaklanıyor vs vs.. Yani öyle 'ileri demokrasi' diyip geçmemek gerekiyor.
10% barajının yüksek olduğu doğru, barajsızlığın istikrarsızlığı getirdiği de doğru. Demek istediğin: "Kürt partisinin takılmayacağı bir baraj olsun". Hay hay, 5% olsun, seni mi kıracağız.

İktidarların barajı düşürmeme eğilimleri bencilce de olsa bir gerçektir. CHP 7%'ye düşsün dedi, o da Kürtleri kurtarmıyor. Burada Türkiye seçmeninin istikrarı azınlıkların tam temsililine tercihi paradoksu var. Mevcut hükümete yönelik ajitasyona çevirmek anlamsız bu konuyu.

KCK konusunu Kürtlere zulüm gibi görmek ve göstermeye de katılmıyorum. KCK, şiddettle direk bağlantılı bir örgüt. Eline silah almamış olması, şiddeti masada bir kart olarak oynama hevesini engellemiyor. İspanya'nın ETA'cı Batasuna'yı[1] 2003'de kapattığı gibi BDP'nin (gerekirse)kapatılmasını, KCK'lıların içeri atılmasını yadırgamıyorum. İyi niyetle barış isteyen herkes şiddetle arasına mesafe koymak zorundadır.

Sangre´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben de son paragrafında saydıklarının yanında, demokratik özerklik gibi konularda Kürtleri destekliyorum.. Onu da belirteyim.
Yahu herkesin eşit vatandaş olduğu, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir devlette neden ayrılıkçı olunur? Sence Amerika, geçmişte kurulmaya çalışılan Teksas Cumhuriyeti'ne göz yumabilir miydi? Ayrılmak her zaman iyi midir? Güney İrlanda Kuzey'den daha mı iyi durumdadır? Yoksa tam tersi mi?

Konu murted tarafından (10-09-2011 Saat 14:35 ) değiştirilmiştir. Sebep: Üyeninin talebi...
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 10-09-2011, 21:23
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

KCK konusunu Kürtlere zulüm gibi görmek ve göstermeye de katılmıyorum. KCK, şiddettle direk bağlantılı bir örgüt. Eline silah almamış olması, şiddeti masada bir kart olarak oynama hevesini engellemiyor. İspanya'nın ETA'cı Batasuna'yı[1] 2003'de kapattığı gibi BDP'nin (gerekirse)kapatılmasını, KCK'lıların içeri atılmasını yadırgamıyorum. İyi niyetle barış isteyen herkes şiddetle arasına mesafe koymak zorundadır.
Eline silah almadan şiddet mümkünse BDP ve KCK üzerindeki baskılardan tutun da keyfi tutukluluk hallerine; Kürt kimliğinin üzerindeki anayasal engellerden tutun da konserlerde, sağda-solda Kürt dili ve kimliğine linç kampanyalarına ve son olarak hakim Türk siyasal erklerinin hegemonist dil ve siyasal meşruiyet tanımlarına varana değin dibine kadar şiddet ve militarizme batılmıştır.

Kürtler üzerinde tüm toplumsal ve siyasal baskılar bizce basbayağı şiddettir. Üstelik bu medya, kurumlar ve siyaset üzerinden peydah edilip mobilize edilmiş toplumsal bir cinnet halidir. İki tane kıytırık düzenleme yapıp ''hegemonik dil ve anayasal zemini'' değiştirmeden ''bakın onca caba var; ama bu Kürtler doymak bilmiyor'' düzeyinde eleştiriler getirmek 88 küsur yıllık resmi paradigma ve algıların modifiye edilip makyajlanmış hali değilse nedir?

Kürt sorununu çözmek istiyorsanız, bu yönde sahici demokratik siyasal irade ve ahlaka sahipseniz işe sorunu yaratan hegemonik ve kibirli dille başlarsınız. Mümkünse de muhatabınızın ve onun temsil ettiği toplumsal tabanın hakim devlet ve kurumlarını orada hangi gözle gördüğünü merak edersiniz.

Entelektüel hokkabazlık etmek kolay, yalnızca şuna cevap verin de ne kadar vicdanınız kalmış görelim:

Devlet asıl muhataplarıyla müzakere edip bunun yasal zeminini oluşturmak için somut bir irade göstermiş midir? Yüzlerce tutukluya rağmen somut siyasal irade beyanında ve asgari anayasal zemini hazırlayın militanları çekmeye hazırız denmiş midir denmemiş midir?

Sorunun şiddet yöntemlerini çözülmeyeceğini herkes biliyor bilmesine de 2 laf da 80 küsur yıllık paradigmaya laf edin. Demokratik siyaset siyasal yaşamda özneleşmiş insanların toplumsal iradelerinin vicdanlarındaki meşruiyetiyle ancak tecelli edebilir. Şu haliyle asgari demokrasi etiği ve vicdanına sahip Türkiye halklarının ve özelde Kürtlerin gözünde hakim siyasal paradigmanın meşruiyeti sakat ve iflas etmiştir. Bu gerçeği görmeden BDP ve Kürtleri hakim siyasal dilin meşruiyet alanına gelin, orada dans edip oynayın demek bu sorunun 30 yıldır neden çözümsüz kaldığını anlamamaktır.

Başbakanın dahi ''asimilasyon, inkar ve yoksaymayı'' ikrar ediverdiği bir siyasal zeminde hangi siyasal meşruiyetten bahsediliyor, sahiden anlamış değiliz.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 10-09-2011, 22:37
Sangre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sangre Sangre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2008
Mesajlar: 1.500
Standart

Silah bırakma ayrı hikaye, ne yaptığını kendi de bilmeyen, o eylemi TAK'ın bu eylemi HPG'nin üzerine atan Frankenstein bir örgüt PKK. İleride İttihat ve Terakki'nin Türk halkını utandırdığı gibi Kürt halkını utandıracak bir örgüt.
Bunun günümüzde pek mümkün olduğunu sanmıyorum.. Eğer bugün Kürt meselesi bu kadar yoğun olarak tartışılıyorsa, muhafazakar kesim dahi bir takım konularda mutabık kalmışsa, Kürt özgürük hareketinin hem askeri, hem siyasi, hem de entelektüel kesimlerinin başarısız olduklarını söylemek mümkün değildir.. Ayrıca soruna kaynaklık eden, resmi devlet söyleminin fikri altyapısından beslenen milliyetçi/statükocu kesimlerde dahi bir takım konularda yumuşama belirtileri olmuştur.. Somut her hangi bir adım atılamamasına rağmen, tüm bunlar birer başarıdır.. Fakat devletçi söylem o kadar güçlü direniyor ki, son 10 yılda yumuşama belirtileri gösteren fakat son 1 yılda yine eski kıvamına gelen bu söylem Kürt meselesinin çözülmemesi için ellerinden geleni yapıyorlar zaten.. PKK'nın da bu çözümsüzlüğe katkı yapan bir takım uygulamaları olmuşsa da, yükü topyekün PKK'nın üzerine bırakmak hem insafsızca, hem de yanlış bir değerlendirmedir bana göre.. Bu yüzden PKK'nın -çizgisini daha olumlu tarafa çekmese dahi- Kürtlerin gözünde İttihatçılar gibi bir hareket olacağını hiç sanmıyorum.


10% barajının yüksek olduğu doğru, barajsızlığın istikrarsızlığı getirdiği de doğru. Demek istediğin: "Kürt partisinin takılmayacağı bir baraj olsun". Hay hay, 5% olsun, seni mi kıracağız.

İktidarların barajı düşürmeme eğilimleri bencilce de olsa bir gerçektir. CHP 7%'ye düşsün dedi, o da Kürtleri kurtarmıyor. Burada Türkiye seçmeninin istikrarı azınlıkların tam temsililine tercihi paradoksu var. Mevcut hükümete yönelik ajitasyona çevirmek anlamsız bu konuyu.
Şu 'istikrar' kavramı da son zamanlarda en sevmediğim kavramların başında geliyor.. Neyin istikrarından söz ediyoruz yahu!

İstikrar dediğimiz şey, mevcut düzenin devamlılığını esas alan bir kavram.. Statüko kavramından ne farkı olduğunu da tam anlamış değilim aslında.

Meşruiyet zemini dahi tartışma konusu olan, bürokratik olarak yozlaşan, idari olarak işlevsiz, gelir dağılımında adaletsizsizliğin dibine batmakla kalmamış, yasaları dahi delik deşik olmuş bir ülkede, hangi durumda istikrar önemsenir diye düşünmekten alamıyorum kendimi.. Bu düzenin devam etmemesinden mi korkuyoruz tam olarak?

Kürt meselesi Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri.. Belki de en önemlisi.. Bu yüzden %10 barajı gerekirse 5'e de düşebilir, 3'e de düşebilir.. Benim açımdan pek bir önem taşımıyor.

KCK konusunda saolsun Albatross düşüncelerime tercüman olmuş.. Tekrar etmeye pek lüzum görmüyorum.

Yahu herkesin eşit vatandaş olduğu, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir devlette neden ayrılıkçı olunur? Sence Amerika, geçmişte kurulmaya çalışılan Teksas Cumhuriyeti'ne göz yumabilir miydi? Ayrılmak her zaman iyi midir? Güney İrlanda Kuzey'den daha mı iyi durumdadır? Yoksa tam tersi mi?
Herkesin eşit vatandaş olduğu, yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir devlette ayrılçılığın pek bir anlamı kalmaz, doğru.. Ama idarenin işlevselliği bakımından farklı bir yönetim modeli bir tercih meselesi olabilir.. Tabii bu durum sadece Kürdistan için değil, ülkenin her bölgesi için geçerli olaiblir.. Sırf Kürtlerin ulusal kimliklerinden dolayı böyle bir şey yapmak, bana da yanlış gelir.

Ayrılmak, herkesin eşit vatandaş olmadığı, yerel yönetimlerin güçlendirilmediği bir devlette seçenek olabilir.. Bu yüzden Türkiye'de de alternatif bir durum olarak görülüyor.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 15-09-2011, 14:57
G Milat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
G Milat G Milat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jun 2011
Bulunduğu yer: Los Angeles
Mesajlar: 178
Standart

Milliyetcilik...

Son donemlerde yapilan tartismalarda, milliyetcilgin uygulanistaki yanlisliligi konusunda herkes milyonlarca kelimeyi bir araya getirip kendi dusuncesini beyan etmeye calisiyor...

Turklerin kendi milletini korumak ve uluslarinin devamliligini saglamak adina yaptiklari -eylemsel ve dusunsel- vahseti kimse inkar edemez. Katliam duzeyinde olmasa bile, olumler ve asimilasyon cabalari son hiziyla devam ediyor.

Hak almak noktasinda kesinlikle Kurtlere katiliyorum.Eger bir devlet icerisinde baska etnik kokenli insanlar eziliyorsa, hatta aksanli Turkce konustuklari icin asagilaniyorsa buna tepkilerini koymalarinda bir sakinca gormuyorum. Empati yapacak olursak, bunun tam tersi Turk kokenli bir insana da yapilabilirdi... Buraya kadar zaten bir soun yok.

Kanaatimce, bu noktadan sonra asil sorun basliyor. Yillardir Turkleri milliyetcilikle suclayan bazi Kurt gruplar/orgutler/partiler, ayni seyi kendileri yapiyorlar. Bunun adina da "hak almak" ugruna yapilan mucadele deniyor. Buna karsiyim! Ozellikle de bu milliyetciligin ajitasyonlarla "ezilen"taraf ve "ezen" taraf olarak gosterilmesini de tamamen siyasetin bir oyunu olarak goruyorum.

Esitlik isteyen bir etnik grubun yaptigi milliyetcilik ciddi anlamda yapilan mucadelenin yuz karasidir. Savaslar icin, ne kadar uzun surerse taraflar o kadar birbirine benzer denir... Sanirim durum bundan ibaret.

Haksizliga ugrayan her turlu etnik grubun yanindayim; fakat milliyetcilik yapan her bireyin de karsisindayim!

Herkes kendisinin milatıdır!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kapitalizm bumu Kardeşim Davudi Politika 7 14-07-2010 11:45
Hatirla Sevgili sargon Multimedya 31 09-11-2009 23:27
niye haber vermiyorsunuz kardeşim. iknasızor Yeni Üyeler 13 17-04-2009 19:28
Sevgili Ateist Kardeşler İslam 24 14-09-2005 22:50

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:26 .