Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 06-11-2006, 17:11
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: şiir

Değerli Frodo,

Livaneli'nin söylediğini biliyordum,fakat yazarını bilmiyordum.
İlgin için çok teşekkür ederim.

Saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 06-11-2006, 21:11
dolfen dolfen isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 880
Standart Re: şiir

arkadaşlar şiirler için teşekkürler çoktandır unutmuştum devamını bekliyorum...

http//dolfen.blogcu.com/

Son söylediğim her zaman doğrudur, bir sonraki onu yalanlasa da...!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 06-11-2006, 21:39
mep
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: şiir

SOKAK ÇOCUKLARINA
Söyle neyin var senin.
Elle tutulan,gözle görülen
Yaşın bile varmamış daha yediye.
Ayağın yalın,sırtın çıplak.
Halı ayağının altında bu nemli toprak.
Gökyüzü ve yıldızlar başını soktuğun çatı.
Yatağınsa çok geniş toprağın en üst katı.
-------------------------------------------------
--------------------------------------------------
-------------------------------------------------
Katığın umuttur yavrum
Kurumuş o ekmeğine
Katığın umuttur yavrum.
Aşın,çorbanın yerine.

*Umuttur koruyan kıştan.
* *Gizleyen sımsıcak.ayazdan.
* * Pabucundur ayağında.
* * *Kaldıran donmuş topraktan.

Haykır umudunu haykır yavrum
Kimse umutsuz olmasın.
Kur yarını kurun yavrum.
Çocuklar kıştan korkmasın.

Mep
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 08-11-2006, 10:12
eda eda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Oct 2006
Mesajlar: 37
Standart Re: şiir

Ayrılık Hediyesi *



şimdi saat sensizliğin ertesi
yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun)
*
Yusuf Hayaloğlu
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 08-11-2006, 10:28
tewderi tewderi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2006
Mesajlar: 635
Standart Re: şiir

ANADOLU


Beşikler vermişim Nuh'a

Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

Anadoluyum ben,

Tanıyor musun?



Utanırım,

Utanırım fukaralıktan,

Ele, güne karşı çıplak...

Üşür fidelerim,

Harmanım kesat.

Kardeşliğin, çalışmanın,

Beraberliğin,

Atom güllerinin katmer açtığı,

Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,

Kalmışım bir başıma,

Bir başıma ve uzak.

Biliyor musun?



Binlerce yıl sağılmışım,

Korkunç atlılarıyla parçalamışlar

Nazlı, seher-sabah uykularımı

Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,

Haraç salmışlar üstüme.

Ne iskender takmışım,

Ne şah, ne sultan

Göçüp gitmişler, gölgesiz!

Selam etmişim dostuma

Ve dayatmışım...

Görüyor musun?



Nasıl severim bir bilsen.

Köroğlu'yu,

Karayılanı,

Meçhul Askeri...

Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.

Sonra kalem yazmaz,

Bir nice sevda...

Bir bilsen,

Onlar beni nasıl severdi.

Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı,

Minareden, barikattan,

Selvi dalından,

Ölüme nasıl gülerdi.

Bilmeni mutlak isterim,

Duyuyor musun?



Öyle yıkma kendini,

Öyle mahzun, öyle garip...

Nerede olursan ol,

İçerde, dışarda, derste, sırada,

Yürü üstüne-üstüne,

Tükür yüzene celladın,

Fırsatçının, fesatçının, hayının...

Dayan kitap ile

Dayan iş ile.

Tırnak ile, diş ile,

Umut ile, sevda ile, düş ile.

Dayan rüsva etme beni.



Gör, nasıl yeniden yaratılırım,

Namuslu, genç ellerinle.

Kızlarım,

Oğullarım var gelecekte,

Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.

Kaç bin yıllık hasretimin koncası,

Gözlerinden,

Gözlerinden öperim.

Bir umudum sende,

Anlıyor musun?
[b][b][b]AhmetARİF[/b][/b][/b]
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 08-11-2006, 10:34
eda eda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Oct 2006
Mesajlar: 37
Standart Re: şiir

Beşinci Mevsim *



hani
gidiyorsun ya,
her şey donuyor aniden
üşüyor yüreğim
ellerim buz
ama,
______sana KIŞ'sın diyemem

hani,
bir ses,bir nefes bekliyorum
ne ses,ne nefes gelmiyor ya senden
dökülüyor yüreğimin yaprakları
ama,
______sana SONBAHAR'sın da diyemem

hani,
geliyorsun ya habersiz,aniden
açıyor ruhumun çiçekleri
gökkuşağı geçiyor üzerimden
ama,
______sana İLKBAHAR'sın da diyemem

hani,
aşkın alevi sarıyor ya
yanıyor yüreğim
titriyor bedenim,nöbetlerdeyken
ama,
_____sana YAZ'sın da diyemem

sen benim
bilmediğim
görmediğim
tatmadığım
hiç yaşamadığım
_____beşinci MEVSİM'sin

Ve...

Çaren yok..
Bir gün mutlaka geleceksin


SANİYE EROL
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 08-11-2006, 13:13
mep
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: şiir

Seviyorum seni
Ekmeği tuza banıp
Banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa
Su içer gibi
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken
Büyürken görürüm gülüm
Her sabah yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni

Seni düşündükçe
Gül dikiyorum ellerinin
Değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum
Dağları gülüm her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni

*Onur akın ın bir parçası söz yazarını bilmiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 09-11-2006, 13:42
eda eda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Oct 2006
Mesajlar: 37
Standart Re: şiir

Gönül *



Yüreğinde sevgi bittiği yerde
Sevgiyi terk etse sen etme gönül
Tek derman sevgidir her türlü derde
O nefret gütse de sen gütme gönül

Sevgiyle yeşerir gönül bağları
Gülşene dönüşür sevda çağları
Çevreni hep sarsa nefret ağları
O nefret etse de sen etme gönül

Sevgi bir nimettir özün ver ona
Yüreğini doldur gelmeden sona
Sevgiyi terk etmek kıymaktır cana
O cana kastetse sen etme gönül

Kin nefret insanı yiyip bitirir
Düz yolda insanlar yolun yitirir
Asık surat nefret cana yetirir
O yanlış etse de sen etme gönül

Sevgi damarında kanın gibidir
Sevda bir ummansa sevgi dibidir
Yürekler sevgiyle aşka tabidir
O aşktan vazgeçse sen geçme gönül

Şu hayat dediğin yaşanan andır
Özünü sevgiyle aşkla inandır
Çok kusur işledin bunca zamandır
Kendini kusura terk etme gönül
*
Erol Duran
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 09-11-2006, 13:54
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart Re: şiir

sevgili EDA
* * * * *cahilliğimi hoşgör , saniye erol un şiirine bayıldım. ünlü bir şairmidir? ben adını ilk defa duydum ,aydınlatırsan sevinirim. selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 09-11-2006, 14:04
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: şiir

CEVİZ AĞACI


Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var,
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında


* * * * * * * * * * * * * * * * *NAZIM HİKMET
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:44 .