Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 10-02-2012, 21:30
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Fakat ulus devletçi anlayışını eskisi kadar güçlü savunmayı bırakmış olacak ki Avrupa Birliğinin kurucu unsurlarından biri olmuş. Değil mi?
Avrupa Birliğinin ülküsü, hedefleri açısından düşüncelerin çok isabetsiz. AB bir çıkarlar topluluğudur. Birinci hedefi veba gibi korktuğu amerika heyulasına karşı birlikte direnç gösterme yeteneğine kavuşmasıdır. AB ülkelerinin çoğunda amerikan üsleri berdevam etmektedir. AB bu serseri mayınla ne kadar birlikte yaşayacağını öngörememektedir. Ve bu durumdan müthiş rahatsızlık ve tedirginlik duymaktadır.Para birliği, sınırların kaldırılması, mal ve insan geçiş serbestisi hep bu düşünceyi destekleyen parametrelerdir.

BRICS ülkeleri de emperyalist amerikan saldırganlığına tam da bu yüzden birleşerek karşı durmayı denemektedir.

Bizim aklı evveller ne yapmaktadır: Cangıl da karşılarına çıkan boz ayı ile savaşacağına, ayaklarına kapanıp, sıkı sıkı sarılan onursuz bir yaratık gibi: ''Seni kovanların olduğu bölgeye götürebilirim. Kovanlardaki balı yersin. Bırak sana yardımcı olayım''
aymazlığı, ruhsuzluğu içinde EMPERYALİZMin sırtını sıvazlamaktadır.

Millet birlikten güç doğar diyerek birleşmekte, bizimkiler düşmanla işbirliği kotarmanın peşinde. AB ve BRICS tedbir olarak tedricen geliştirilen emniyet subaplarıdır.


Ulus devlet her zamankinden daha fazla vurgulanmakta, altı çizilmektedir. Yunanistanın adalarına göz diktiklerini açık açık söylediler. Yunanistan maliyesine kayyum atamazlarsa 2. 100 milyar euroluk paketi vermeyeceklerini açık seçik söylediler. Yunanlılar çıldırma noktasında. Halk teyyakuzda. Büyük olaylara gebe; ne ki daha en kötü günlerini görmediler.

Jolly der ki

Nedense Fransa'yı örnek veriyorsun da İsviçre'yi, Kanada'yı gözün görmüyor?
İsviçre hakkında, aynı kanada gibi kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla idare ederim sanıyorsun; ama sevgili jolly; her defasında senin klişeler vagonun duvara tosluyor.

Niye böyle yapıyorsun dostum, bu kadar mı okumaya düşmansın.?

İsviçre Anayasası: Giriş bölümü:

Im Namen Gottes des Allmächtigen!
Das Schweizervolk und die Kantone,
in der Verantwortung gegenüber der Schöpfung,
im Bestreben, den Bund zu erneuern, um Freiheit und Demokratie, Unabhängigkeit
und Frieden in Solidarität und Offenheit gegenüber der Welt zu stärken,
im Willen, in gegenseitiger Rücksichtnahme und Achtung ihre Vielfalt in der Einheit zu leben.
Herşeye kadir olanın adına!
İsviçre ulusu ve Kantonları
Tanrı (yaratıcı/yaratan) önünde sorumluluk içinde
Birliği yenilemek, özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi ülküsüyle,
ve dünyaya karşı barış ve dayanışmayı özgürlük ile perçinlemek arzusu içinde
Karşılıklı saygı ve 'dikkate-almayı' birliğin (tekliğin) içinde çokrenklilik ile yaşamak


http://www.admin.ch/ch/d/sr/1/101.de.pdf

Ulus devletten kim ıramış?
Din mefhumu nerede zayıflamış?
Ulus birliği nasıl perçinlenmiş?

Jolly ne demişti:

Bugün demokratlığın ölçüsü nasıl ki egemen Türk kimliğine karşı Kürt'ü, Ermeni'yi, Rum'u savunmak ise, egemen müslüman kimliğine karşı da ateisti, aleviyi, hıristiyanı, ezidiyi savunmaktır.

Jolly son olarak:

Fransa da Almanya da demokrasi konusunda bitmiş bir durumu değil, hala inşa halindeki bir durumu temsil ediyorlar.. Milliyetçilik ve ulus devlet zihniyetinden kurtulma yolunda ilerliyorlar.
Artık bu düşünceyi senin özgün fikirlerin, retoriğin, belagat yeteneğin olarak açıklamak için elimizde yeterince veri var; ZİRA

Düşüncelerin ile yaşadığımız dünyanın; reelpolitiğin, ulus devletlerin anayasalarının zerre kadar örtüşmediği çok açık.


Albatros adlı dosta getirdiğim bir eleştiri vardı. Benim yazdıklarıma sürekli şablon sloganlar, klişeler ile yanıt yetiştirmeyi; dedikodu, tevatür ötesine gitmeyen 'düşünceler' ile yazdığım her kelimeye karşı çıkmayı; anlaşılan önemli bir iş addediyordu. Bende kaynaklarla dostluk kurmak, az emek vermek dediğim de; istesem referanslar ben de bulurum falan diyordu.

İkinizin sağlam dostluğunu bildiğimden; kullandığınız dilin, çürük metodolojinin (böyle bir şeyden bahsedilebilirse tabii) bir çıkmaz yol olduğunu, tekrar anımsatmak isterim.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 10-02-2012, 23:04
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

Yahu Mutezile, Türk halkı da AKP'yi başa getirdi. Şimdi demokrasiyi AKP'nin tanımladığı gibi mi tanımlamak zorundayız? Senin CPU örneğin de bu kadar kısır.

Eşitlik, özgürlük, kardeşlik idealleri ilk Fransız Devriminde dile geldi ama o noktada kalmadı. Sosyalist hareketle de gelişti, küreselleşme ve AB projesiyle de ulusal sınırları ve ulus devletleri aşıp gelişti. Kafana göre ''ideal ülke'' tanımlıyor, geri kalan herşeye gözlerini yumuyorsun. Tarzın sakat bir kere. Bir konu böyle tartışılmaz.

Ben İsviçre ve Kanada'yı çok ulusluluk bağlamında örnek vermiştim. Dinsel anlamda ise pek beğendiğin Fransa'ya bakabilirsin. Uluslarına bir din tanımlamışlar mı? Keza AB'nin resmi dini var mı? Bu soruların tümünün yanıtı hayırdır.

AB iyi midir kötü mü mevzuuna çekme olayı. Fransa üzerinden verdiğin örnekle demokrasiyi merkezi ulus devletçilik bağlamında tanımlayınca ben de bundan ibaret olmadığını anlatabilmek için AB'den örnek verdim. Bunu anlamak çok mu zor Mutezile? Örnek verdiğin Fransa AB'nin kurucularından. AB'nin temel değerleri arasında da milliyetçilik ve ulus devletler ya da resmi bir din yok. Çok kimliklilik, çok kültürlülük, ortak bir Avrupalılık kimliği içerisinde milliyetçiliklerin eritilmesi var. Demokrasi en yüksek ifadesini ulus üstü ve laik bir yapı olan AB'de buluyor bugün. Tabi bence daha ilerisi yapılabilir. Bu da sosyalizmle mümkündür. Hiçbir şey sunduğun gibi Fransız ulus devletinden ibaret değil yani.

İsviçre ve Kanada örneklerini farklı anadil ve ulusların varlığı bağlamında örnek verdim. Bu örneği tekrarlıyorum. Demokrasi için hiç de merkezi ulus devlet zihniyeti gerekmiyor. Aksine, bu zihniyet geçmiş dönemin geri demokrasi anlayışını yansıtıyor. Milliyetçilikle sakatlanmış, merkezi yönetim ve bürokrasi ile sakatlanmış, nazizm ve faşizm felaketlerine sebep olmuş eski tip demokrasiyi örnek verip durmanın hiçbir anlamı yok.

Ulus birliğinin perçinlendiği falan yok. AB'de uluslar arası birlik öne çıkıyor. Globalleşmeyle birlikte ulusal yapılar aşılıyor. Emperyalizm konularına girme. Bunu, demokrasinin artık ulus devletlere sığamadığını anlatabilmek için örnek veriyorum.

Din mevhumu ise her yerde zayıfladı. Hele de AB içerisinde. Fransa dinin canına okuyan ülkelerden biriydi örneğin. Fransız ulusunda katoliklik bağlayıcı bir değer değil artık. Laik ülkelerin varlığını yadsımayacaksın herhalde? Gelişmiş ülkelerin biraraya gelerek oluşturduğu AB'de laik.

Düşüncelerim ile yaşadığımız dünya örtüşüyor. Globalleşmeyle birlikte ulusal çitler aşılıyor, ulus devletler geriliyor, AB başta olmak üzere çeşitli ulus üstü birlikler kuruluyor. Demokrasi de yeni düzlemde yeniden tanımlanıyor. Hala eskinin ulusçu zihniyetiyle olaya bakıp reel hayata ters düşen sensin. Öte yandan, ben reel politikle ya da ulus devletlerin anayasasıyla ters düşmekten hiç de gocunmam. Çünkü devrimciyim. Her ilerleme mevcut olana ters düşmekle yaşandı. Demokrasi ve cumhuriyeti kuranlar da feodal beyler ve krallarla ters düşmüştü. Sonunda kazanan onlar oldu. Önemli olan mücadeledir. Senin gibi ''reel politik'' uğruna varolanı pasifçe kabul edip değiştirme iradesini dışlarsak bunun adı teslimiyetçilik olur. Sonunda da işbirlikçiliğe varır. Uyarmadı deme sonra.

Konu Jolly Jocker tarafından (10-02-2012 Saat 23:12 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İmza Kuralları ? zocor Öneri, Düşünce & Eleştirileriniz 7 02-03-2011 12:52
Site'deki hain dayatmasına kim dur diyecek??? güneşinzaptıyakın Öneri, Düşünce & Eleştirileriniz 7 25-09-2009 22:19
"Recme Karşı Bir Milyon İmza" kampanyası.‏ dilaver Kadın & İslam 52 23-05-2009 15:24
İMZA KAMPANYASİ:İŞÇİLERDEN HİMAYE EDEK www.azkobkampanya.blogspot.com AZKOB Politika 5 15-02-2009 18:34

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:57 .