Yarın daha müsait bir zamanım olacağından detaylıca burada ve hristiyan bölümünde kendimi ifade edeceğim.
çamur zıpzıpı..-
manitu
Ben canlılığın başlangıcından bahsetttim size. Hücreden ve hücre birimlerinden bahsettim. Nasıl oluştuğunu sordum. Verdiğiniz canlı benim soruma cevap değil. Ki burada aslında evrimi de konuşmadık. Abiyogenezi konuştuk, yada konuşmaya çalışıyoruz.
Gerçi biz Harun Yahya temelli iddiaları ciddiye almayız ama yine cevap vereyim.
manitu
Lutfedip fikir paylaşımında bulunduğunuz için teşekkür ederim. Ancak ortada canlılığın özellikleri var. Canlılar var ve yaşamın kökenine ilişkin iddalar. Ben bir isimden bahsetmedim. HY ismini veriyorsunuz. HY denilen adam da, yayımladığı kitapları yazmıyor ki! HY vs. önemli değil.
Doğal Seçilimin bir getirisi olarak
milyonlaca yıl içinde varolmalarından dolayıdır...
özgürcan
Doğal seçilim..İlk canlılar daha ilkel yapıdalardı.-
istatistik
Hayır benim hatam felan değil bu. Ben evrim teorisinden bahsetmiyorum. Sizin daha henüz anlayamadığınız ancak fanatikçe savunduğunuz bir tez. Evrim, yaşamın başlangıcıyla ilgilenmez; var olan canlılarla ilgilenir, genetik sürüklenme, çevresel etkenler, doğal seçilim ve
türleşmeyi ( canlılığın değişimini) ortaya koymaya çalışır. Bilmem anladınız mı? Elbette bunları benim kadar siz de bilirsiniz de neden ısrarcı davrandığınızı anlayamadım.
mavi yada kırmızı renkler değişik kokular çağrıştırabilir- sanırım
Neva'ydı.
Çağrışımlar yapabilir. Ben bundan bahsetmiyorum. Ben kırmızı yada mavi, mor rengin kendilerine özgü koku özelliği var mı? diye soruyorum. Aynı şeyden bahsetmiyoruz. Kırmızı rengin östrojen hormonlarıyla şöyle böyle bir bağlantısı -yada etkileşimi diyelim- olabilir. Ancak kırmızının östrojen salgılaması mümkün değildir. Yani kendisinde bulunmayan bir niteliği o nesneye yüklemeniz anlamsız. Ben Tanrı'nın yaratılamayacağını düşünüyorum. Yaratılamaz olan bir şeyde yaratılma özelliği yoktur.
her nesnenin bir tasarımcısı vardır. (insan)
herşeyi tasarlayan tanrı'dır.
sayın spartacus'un da vurgulamaya çalıştığı bir şey. Sınırlı olanın sınırsız bir varlığı anlaması olanaksızdır derler. İnsanoğlu daha kendi doğasını bile çözememiş, anlayamamışken, evreni yarattığı idda edileni nasıl tam olarak anlayabilsin. Ünlü bir reformist ilahiyatçı şöyle der:
Bana insanı anlayabilen bir solucan getirin, ben de size Tanrı'yı anlatayım.
doğal seçilim...milyonlarca yıl içerisinde oldu...oluştu..
Tanrısızlığın ilmihali, felsefenin temel ilkeleri ve tanrı yanılgısı kitaplarda rastladığım bir nokta var. Yukarıda altını çizerek gösterdiğim gibi sizin de sürekli yaptığınız bir şey. "Tanrı" kavramının bilgisizliği örtmek için kullanıldığını, dolayısıyla hiç bir açıklama getirmediğini söylersiniz. Belkide doğrudur. Ancak içinde inanç da barındırı.
Peki sizin bu yaptığınız nedir?
Aynı şey