Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 18-02-2012, 12:12
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

Hristos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizce bu minik hayvanların bu şahane tasarımları oluşturması arkasında başka bir TASARIMCI olduğunu mu kanıtlıyor ?
Kesinlikle. Zaten benim akıllı tasarımımda, beni tasarlayan Tanrının ardında başka bir tasarımcı olduğunu kanıtlıyor....

Cümle kurmadan önce, bir düşünelim mi?

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 18-02-2012, 17:11
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart

Özgürcan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir milyon hücrenin iletişime giripde bir şeyler salgılaması önemli böyle aham şaham hiç varolamayacak bir şey değildir ki. Bir RNA'nın oraya buraya dolaşıp bilgi vermesine bakar ki bunu insanlar da kullanır.
Hangi biliminsanları bunun Tanrı tarafından yaratıldığını iddia etmiş bana isim verir misin? Lütfen!
Ayrıca gösterdiğin resimler yanlış, gerçek Cam Süngerler Hexactinellid türüdür ve şuna benzerlerAyrıca öyle milyonlarca hücre birbirine bağlı değildir. Hatta bir bilgi söyleyeyim, sinir sistemi o kadar zayıftır ki bir tarafında canı acısa tüm vvücudunun canı acır ve acının nereden geldiğinin farkına varmaz.
Lütfen buraya Harun Yahya zırvalarıyla gelmeyin. Harun Yahya kafa karıştırır, eskiden cuma namazı kıldığım günlerde dışarıda dağıtırlardı okuyup inanırdım. Şimdi Biyoloji ağırlıklı bir sınıftayım ve biyoloji konusunda üniversite tahsili yapmak istiyorum. Araştırdım ve söylüyorum, HARUN YAHYA BİR SAHTEKARDIR!
Aha bu mühendislik olayı da Harun Yahya'nın başı altından.
http://www.denizlerdekimucize.com/8.htm
Birincisi yukarıda anlatılanlar içerisinde Harun yahya'nın HİÇ BİR materyali, yazısı, cümlesi vs. kullanılmamıştır. Benzer konuları işlemiş olabilir ancak bu HY'den alıntı yapıldığını göstermez. Benim anladığımn Kadarıyla O kitapları yazan asıl kişli de HY değil, organizasyonudur. Kaynağı da yine kendi, organizasyonu değil Amerikalı hristiyan kardeşlerimdir Canlıları incelemekte ve bir tasarımcıya ulaşılmaktadır. Bu, Dawkins'in de gözlemidir. Canlılığa ilişkin incelemeler genellikle akıllı tasarımcılar tarafından ortraya çıkarılıyor.

Işınlılara ilişkin pek çok makaleye ulaşabilirsiniz. http://radiolaria.org/what_are_radiolarians.htm
http://www.ucmp.berkeley.edu/protist...aria/rads.html
http://www.microscopy-uk.org.uk/mag/...9/bdradio.html
http://tolweb.org/Polycystina/121189

Googlede sıralanan sitelerden bazıları.

yaptıklarının hiç de akılsız ya da rastgele olmadığını görünce gerçeği idrak etmek yerine buna fizik ötesi bir anlam yüklemeyi tercih ediyor. - İstatistik

Ne yapması gerektiğini söyler misiniz? İnmsanoğlu canlıları inceliyor ve hayran kalıyor. Bunun da ötesinde, nasıl oluştuğunu araştırıyor. Önlerine konulan şey şu: bu tür mekanizmalar klendiliğinden, deneme- yanılmayla, şunla bunla öylece oluşmuştur. Ben hücre faliyetlerinden biraz bahsettim. Deney ve gözlemle bu tür mekanizmaları yada yapıların nasıl oluştuğunu gösterebilir misiniz? Miller yada Fox'u geçiniz, sorduğum sorunun cevabını vermiyorlar. Ben aminoasit nsentezinden değil, golgi aygıtından bahsediyorum, enzimlerden, DNA yada RNA'dan bahsediyorum. nBunların ilkel dünya ortamında nasdıl meydana geldikılerini gösterir misiniz?

Mitokondri nasıl meydana geldi? Varsayımları da geçiniz. Kesin gerçeklerle ortaya koyunuz lütfen.

Ben ne dedim:

Hücre zarı, fabrikayı koruyan duvar gibi hücreyi içinde bulunduğu ortamın olası tehlikelerinden korur. Bu zarda minik gözenekler vardır, bu sayede oksijen gibi küçük moleküller içeri girip çıkabilir ve hücre nefes alabilir. Hücre zarı aynı zamanda, hücreye zarar verebilecek daha karmaşık moleküllerin hücrenin izni olmadan içeri girmesini önler, içerideki yararlı moleküllerin de hücreyi terk etmesini engeller. Hücre zarı tüm bunları NASIL başarır?

Tekrar fabrikayı düşünün. Fabrikanın kapılarında, giren çıkan ürünleri denetleyen güvenlik görevlileri vardır. Hücre zarının içine yerleştirilmiş özel proteinler de bir anlamda hücrenin kapıları ve güvenlik görevlileridir.

Bu proteinlerden bazılarının (1) ortasında, hücreye sadece belirli tür moleküllerin girip çıkmasına izin veren bir delik vardır. Başka proteinlerin (2) ise zarın bir tarafındaki ucu açık, diğer tarafındaki ucu kapalıdır. Bu proteinler ancak belirli bir maddenin girebileceği bir yuvaya (3) sahiptir. Bu madde yuvaya girdiğinde proteinin diğer ucu açılır ve maddeyi zarın öteki tarafına geçirir (4). Tüm bu işlemler en basit hücrenin zarında bile gerçekleşir.


Süreçleri evrim temelinde AÇIKLAYAMAZsınız. Çünkü evrimn kuramı başlangıçla ilgilenmez. Biyogenez/ abiyogenez diye birşley duydunuz mu? O halde neden evrim teorisinin bir parçasıymış gibi her evrimnci bu konuda açıklama yapıyor?

Bilimsel olarak ortaya koyabilir misiniz; Bu süreçler nasıl oluştu?
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 18-02-2012, 17:14
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart

AerA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kesinlikle. Zaten benim akıllı tasarımımda, beni tasarlayan Tanrının ardında başka bir tasarımcı olduğunu kanıtlıyor....

Cümle kurmadan önce, bir düşünelim mi?
Neden böyle bir şeyi kanıtlasın. Bu konuda hristiyasn bölümünde cevap verdim. Yani, varsayımınızla bir tanrıyı kabul ediyorsunuz. Ama onu tasarlayan kim? diyorsunuz. Sizx tasarlanabilen bir tanrıya inanırsanız bu kısır döngüye girersiniz. Hem kim söyledi size tanrısal ilkenin tasarlandığını.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 18-02-2012, 17:19
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart

Sayın yüce manıtuya;Ü

Tasarımcılar daha dayanıklı, daha fazla enerji tasarrufu sağlayan ve çevre dostu bir araba üretmek için pek akla gelmeyecek bir yerden ilham aldılar: denizden! Tropik bölgelerdeki mercan resiflerinde yaşayan kutubalığının şekli, hem hafif bir yapıya hem de üstün aerodinamik özelliklere sahip bir araba için mükemmel bir model oldu.



Şunu düşünün: Kutubalığı, saniyede vücut uzunluğunun altı katı kadar mesafe katedebilen hızlı bir balıktır. Fakat hızı sadece gücüne bağlı değildir.

Balığın kutuya benzer şekli beklenenin aksine onun aerodinamik özelliklerini artırır. Hatta kutubalığının bir maketini yapıp rüzgâr tünelinde test eden mühendisler, bu tasarımın havanın içinde normal arabalardan çok daha etkili şekilde ilerlediğini gördü.

Kutubalığının kemiksi derisi, en düşük ağırlıkta en dayanıklı yapıya sahip olmasını sağlar. Balık yüzerken etrafında küçük girdaplar oluşur ve ters akıntılarla karşılaştığında bu girdaplar balığı dengeler. Kutubalığı bu özellikleri sayesinde hem olağanüstü bir çevikliğe sahip olur hem de zarar görmekten korunur.

Mühendisler daha güvenli, daha çok yakıt tasarrufu sağlayan ama aynı zamanda hafif olan bir araba yaratmanın sırrının kutubalığında olduğuna inanıyorlar.

Açıkçası aerodinamik yapıya sahip ve yakıt tasarrufu sağlayan bir araba tasarlarken onca şeyin arasında bu hantal görünümlü balığın model olacağı mühendislerin aklına gelmezdi.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 18-02-2012, 19:50
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

Gerçi biz Harun Yahya temelli iddiaları ciddiye almayız ama yine cevap vereyim. Doğanın taklit edilmesi zaten yüzyıllardır söz konusu. Mesela dengede iyi bir şekilde duran masanın aslında üç ayaklı olması gerekir. Denge en ideal şekliyle üç ayakla sağlanır. Ama masa neden dört ayaklıdır, hayvan sırtını taklit etmiştir insanlar. Yani doğadaki bir şeyin taklit edilmesi ile evrim arasında nasıl bir bağ kurulduğunu anlayabilmiş değilim.

Balina denize bakınca evrime güzel bir örnek. Hem yüzerken üzerindeki yerçekimi baskısının azalması hem de su altında kaldığı zamanı düşünürsek büyük ciğerlere duyduğu ihtiyaç onu devleştirerek evrimleştirmiş.

Kuşların müthiş görme duyuları da olsa olsa doğal seleksiyonla açıklanabilir.

Yani tabiata bakınca evrime dair yığınla delil var.

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 18-02-2012, 20:41
Özgürcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özgürcan Özgürcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Apr 2011
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 726
Standart

O yazıyı yazdığımda Hristiyan olduğunu bilmiyordum, bu forumda çok HY'ci var ondan öyle sanmıştım Hristos

Makaleleri inceledim ancak bu mikroskobik canlıların tasarımlarının harika olması onların yaratıldığını iddia etmene yetmez. Bu şekilde varolmaları muhtemelen Doğal Seçilimin bir getirisi olarak milyonlaca yıl içinde varolmalarından dolayıdır...
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 18-02-2012, 21:07
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

İşte evrime güzel bir delil hem balık hem sürüngen:

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 18-02-2012, 23:34
istatistik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
istatistik istatistik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2010
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 3.058
Standart

Hristos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne yapması gerektiğini söyler misiniz? İnmsanoğlu canlıları inceliyor ve hayran kalıyor. Bunun da ötesinde, nasıl oluştuğunu araştırıyor. Önlerine konulan şey şu: bu tür mekanizmalar klendiliğinden, deneme- yanılmayla, şunla bunla öylece oluşmuştur. Ben hücre faliyetlerinden biraz bahsettim. Deney ve gözlemle bu tür mekanizmaları yada yapıların nasıl oluştuğunu gösterebilir misiniz? Miller yada Fox'u geçiniz, sorduğum sorunun cevabını vermiyorlar. Ben aminoasit nsentezinden değil, golgi aygıtından bahsediyorum, enzimlerden, DNA yada RNA'dan bahsediyorum. nBunların ilkel dünya ortamında nasdıl meydana geldikılerini gösterir misiniz?

Mitokondri nasıl meydana geldi? Varsayımları da geçiniz. Kesin gerçeklerle ortaya koyunuz lütfen.

Ben ne dedim:




Süreçleri evrim temelinde AÇIKLAYAMAZsınız. Çünkü evrimn kuramı başlangıçla ilgilenmez. Biyogenez/ abiyogenez diye birşley duydunuz mu? O halde neden evrim teorisinin bir parçasıymış gibi her evrimnci bu konuda açıklama yapıyor?

Bilimsel olarak ortaya koyabilir misiniz; Bu süreçler nasıl oluştu?
Sizin hatanız, günümüzdeki canlıların, tek hücreliler de dahil bu hali ile oluştuklarını düşünmeniz ve evrimin de bunu savunduğunu sanmanız. İlk canlılar daha ilkel yapıdalardı. Bu sebeple bana sorduğunuz yapıların nasıl olduğunu açıklamadan önce bunların kökenini öğrenmeniz gerekir.

Peki ben size bu açıklamaları yapacak mıyım? Elbette hayır. Çünkü, burada adlarını ve özelliklerini verdiğiniz canlıların bir tasarımcı tarafından ortaya çıkarıldığı iddiası ile gelen sizsizniz. Bu nedenle de öncelikle sizin bu iddianızı kanıtlamanız gerekir. Tanrı kanıt gerektirmez, bunlar kendi kendine meydana gelmiş olabilir mi vb argümanlar ile beni ikna edemeyeceğinizi ise söylemek isterim. Bunlar ile cahil ya da korkak kesimleri kolaylıkla ikna edebilirsiniz. Beni değil.

Sayın Aera'nın sorusuna verdiğiniz cevap ise bir cevap değildir. Eğer bir tasarımcıdan bahsedecekseniz bunun da bir tasarımcısı ya da yaratıcısı olması gerekliliği sorunu ile yüzleşmek zorundasınız.

Peki bir soru da ben size sorayım: Doğal seçilim diye bir şey duydunuz mu?

Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)

SERBEST KALEM
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 18-02-2012, 23:45
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706

Başarı Ödülü 

Standart

Hristos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Neden böyle bir şeyi kanıtlasın. Bu konuda hristiyasn bölümünde cevap verdim. Yani, varsayımınızla bir tanrıyı kabul ediyorsunuz. Ama onu tasarlayan kim? diyorsunuz. Sizx tasarlanabilen bir tanrıya inanırsanız bu kısır döngüye girersiniz. Hem kim söyledi size tanrısal ilkenin tasarlandığını.

Tanri kabulu degildir ki bu. Hic oyle kisir donguye filan da girmeyiz ayrica.

Keza sizin tanri dediginizde, boyledir gercekte.
Baslangicta yeri ve gogu yaratir. Halbuki bugun cok rahat bir sekilde, bu bahsedilenin en basit bilimsel dille magma vs. elementler oldugunu biliyoruz.

Niye? Su altinda da siradag var, kara ustunde de siradag var, gezegende de siradag var.

Acin kitabinizi, bunlarin yanisira su ve gazlar vardir.

Tanri bunlari kullanarak yaratir, sonraki herseyi.

Adem'in esini nicin kaburga kemiginden yaratmistir tanriniz?

Buna bir cevabiniz varsa, hucre'ye iliskin soru sormamaniz gerekir.

Belli ki o asamayi cozememissiniz henuz. Oysa evrim bunu size gayet mantikli sekilde aciklar.

Yani kitabinizin yazari da durdugu yerden, yukariya ve asagiya bakarak, baslangicta yer ve gogun yaratildigini ortaya koyar. Dunya'nin yaratilis hikayesidir bu.

Aksi takdirde, tanri'yi kim yaratmistir diye sormak gerekir. Tanriyi kim yaratmistir sizin inancinizda?

Baba'nin evinde odalari olduguna gore, tanri yukarda oturmaktadir, genisce bir evi mevcuttur. Yine sizin inanciniza gore, iyi kullar tanrinin sagina oturur.

Demek ki tanri yuzyuze, yanyana gelinebilecek, oturulabilecek bir varliktir.

E bu gayet acikken, tanrinin eli'nden bahsetmeye de, tanrisal ilkelerden bahsetmeye de gerek yoktur yani.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 19-02-2012, 14:19
Hristos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hristos Hristos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Feb 2012
Mesajlar: 45
Standart

Yarın daha müsait bir zamanım olacağından detaylıca burada ve hristiyan bölümünde kendimi ifade edeceğim.

çamur zıpzıpı..- manitu

Ben canlılığın başlangıcından bahsetttim size. Hücreden ve hücre birimlerinden bahsettim. Nasıl oluştuğunu sordum. Verdiğiniz canlı benim soruma cevap değil. Ki burada aslında evrimi de konuşmadık. Abiyogenezi konuştuk, yada konuşmaya çalışıyoruz.

Gerçi biz Harun Yahya temelli iddiaları ciddiye almayız ama yine cevap vereyim.manitu

Lutfedip fikir paylaşımında bulunduğunuz için teşekkür ederim. Ancak ortada canlılığın özellikleri var. Canlılar var ve yaşamın kökenine ilişkin iddalar. Ben bir isimden bahsetmedim. HY ismini veriyorsunuz. HY denilen adam da, yayımladığı kitapları yazmıyor ki! HY vs. önemli değil.

Doğal Seçilimin bir getirisi olarak milyonlaca yıl içinde varolmalarından dolayıdır...özgürcan

Doğal seçilim..İlk canlılar daha ilkel yapıdalardı.- istatistik

Hayır benim hatam felan değil bu. Ben evrim teorisinden bahsetmiyorum. Sizin daha henüz anlayamadığınız ancak fanatikçe savunduğunuz bir tez. Evrim, yaşamın başlangıcıyla ilgilenmez; var olan canlılarla ilgilenir, genetik sürüklenme, çevresel etkenler, doğal seçilim ve türleşmeyi ( canlılığın değişimini) ortaya koymaya çalışır. Bilmem anladınız mı? Elbette bunları benim kadar siz de bilirsiniz de neden ısrarcı davrandığınızı anlayamadım.

mavi yada kırmızı renkler değişik kokular çağrıştırabilir- sanırım Neva'ydı.

Çağrışımlar yapabilir. Ben bundan bahsetmiyorum. Ben kırmızı yada mavi, mor rengin kendilerine özgü koku özelliği var mı? diye soruyorum. Aynı şeyden bahsetmiyoruz. Kırmızı rengin östrojen hormonlarıyla şöyle böyle bir bağlantısı -yada etkileşimi diyelim- olabilir. Ancak kırmızının östrojen salgılaması mümkün değildir. Yani kendisinde bulunmayan bir niteliği o nesneye yüklemeniz anlamsız. Ben Tanrı'nın yaratılamayacağını düşünüyorum. Yaratılamaz olan bir şeyde yaratılma özelliği yoktur.

her nesnenin bir tasarımcısı vardır. (insan)
herşeyi tasarlayan tanrı'dır.

sayın spartacus'un da vurgulamaya çalıştığı bir şey. Sınırlı olanın sınırsız bir varlığı anlaması olanaksızdır derler. İnsanoğlu daha kendi doğasını bile çözememiş, anlayamamışken, evreni yarattığı idda edileni nasıl tam olarak anlayabilsin. Ünlü bir reformist ilahiyatçı şöyle der:

Bana insanı anlayabilen bir solucan getirin, ben de size Tanrı'yı anlatayım.

doğal seçilim...milyonlarca yıl içerisinde oldu...oluştu..

Tanrısızlığın ilmihali, felsefenin temel ilkeleri ve tanrı yanılgısı kitaplarda rastladığım bir nokta var. Yukarıda altını çizerek gösterdiğim gibi sizin de sürekli yaptığınız bir şey. "Tanrı" kavramının bilgisizliği örtmek için kullanıldığını, dolayısıyla hiç bir açıklama getirmediğini söylersiniz. Belkide doğrudur. Ancak içinde inanç da barındırı.

Peki sizin bu yaptığınız nedir?

Aynı şey
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayvanlar ve İnsan istatistik İslam 35 18-11-2011 15:05
Allah diyen hayvanlar Deistic Thought Multimedya 6 05-11-2011 17:24
Homosexuel Hayvanlar... imansiz İslam 6 01-09-2011 06:06
Akilli Hayvanlar !!! Lynx Multimedya 6 02-10-2010 19:27
Mühendis Ahlakı Üzerine dilaver Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 37 09-09-2010 04:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:18 .