Dindışı dayatmalara ve ırkçılığa karşı ayaklanan
Şeyh Said’ten sonra Dinî karakterinden soyutlanıp modern bir niteliğe bürünen
Kürt Siyasal Hareketi ilk kez bir Kürt lideri tarafından Şeyh Said’le aynı perspektiften ele alındı. Bunca yıldır modernitenin bir türevi olması hasebiyle Kemalizmle paralel düşen Sol karakterli bir hareketin keskin bir dönüşle bu noktaya gelmesi son derece önemlidir. Geçici ve taktiksel bir hamle olmaması en büyük dileğimiz ve sevinç kaynağımız olacaktır.
Ulus Devletin ırkçı baskıları modern eğitim çarkından geçmiş Kürt aydınlarını Dindışı bir tercihe mecbur bıraktığı için ister istemez sola kaymışlardı. Dayatılan bu tek seçenek baskıların doğurduğu bir sonuç ve bir eksen kaymasıydı. Yapay ve arızi bir durumdu. Bir gün gerçek kimliklerine dönüş yapma zorunda kalacakları hep yakın bir ihtimal olarak hem umuluyor hem bekleniyordu.
Kürtlerin haklarını İslam’ın hükümranlığında gören, aynı zamanda Türklerin de toplumsal değerlerini temsil eden bir bütünlük içinde hareket eden
Şeyh Said, bu hareketin bedel ödemiş ilk ve gerçek önderidir. Misakı Millinin
‘Osmanlı İslam Ekseriyeti’ olarak ortaya koyduğu kırmızı çizginin, yani
Türklerin ve Kürtlerin Birliğini İslam dairesinde sürdürmek için kendini feda etmişti.
Öcalan bu mirasa sahip çıkacağını ima ediyor. Bu, gökte arayıp yerde bulduğumuz bir hazine değerindedir. Bu hareketin bedel ödeyen, başarıyı direnç ve sebatta gören isimsiz kahramanı Müslümanları ancak memnun eder. Geleceği inşa etmede ümitlenmemizi sağlar.
http://www2.milatgazetesi.com/Ocalan...5#.UmIQxRAUbqo