Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > Yahudilik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 13-10-2013, 19:36
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
Standart

http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D01525...98_4_KOSEA.pdf

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 21-01-2014, 14:34
sertanyaril sertanyaril isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Nov 2013
Mesajlar: 146
Standart

Eski Ahit'i neredeyse bitirdim sayılır ama ne cennet ne de cehennemle ilgili hiçbir şey göremedim. Yani insanların cezasını soyuna ve daha doğmamış çocuklarına veriyor Yehova.

Bunun gibi binlerce şey var:

2.Kr.2: 22 Elişa'nın söylediği gibi, su bugüne dek temiz kaldı.

2.Kr.2: 23 Elişa oradan ayrılıp Beytel'e giderken kentin küçük çocukları yola döküldüler. "Defol, defol, kel kafalı!" diyerek onunla alay ettiler.

2.Kr.2: 24 Elişa arkasına dönüp çocuklara baktı ve RAB'bin adıyla onları lanetledi. Bunun üzerine ormandan çıkan iki dişi ayı çocuklardan kırk ikisini parçaladı.

2.Kr.2: 25 Elişa oradan Karmel Dağı'na gitti, sonra Samiriye'ye döndü.

Adı üstünde çocuk bunlar. Yehova çocukları öldürüyor.

Eski Ahit'teki tek ilgimi çeken şey Adem ile Havva'nın elmayı yiyince doğruyu yanlıştan ayırt edebilir hale gelmiş olmalarıydı. Ben de hep demişimdir cennet çocukluktur diye.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 21-01-2014, 14:53
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Aslında Eski Antlaşma'ya göre cennet, ölüm sonrası gidilen bir yer değil, belirli dönemler sonrası kurulacak bir düzendir. Yeşeya'da ve başka pekçok yerde anlatılır, tarif edilir. Yani "öldük, ruhumuz cennete gitti" gibi değildir.

Cehennem ise bu kavramla tanımlanmasa da hinnom vadisine bir atıfla yer alır.( Yeni Antlaşma'da) Fakat burası da zaten Şehrin dışında var olan bir bölgenin adıydı. Çöpler, leşler vs. oraya atılır ve yakılırdı. Bu davranışın sebebi ise atılan şeylerin yok edilmesidir. Eski Antlaşma dili de işte bu mevcut uygulamanın sembolize edilmiş tarzını ifade etmektedir. Yani sözün kısası, cehennem dye bir olgu Eski Antlaşma'da yoktur. Yanıp, kül olup en nihayetinde tamamen YOKluğa gidiş vardır. Yaşamın tam tersi, ölümdür.

Soracak olursak, ölenlerin durumu nedir diye? Ölen sadık insanların uyku misali dinlenme 'diyarında' dinlendinleri ve bilinçsizce beklediklerini görebiliriz. Bu 'diyar' tıpkı İncil'de anlatıldığı gibi "hinnom diyarı" gibidir. Fakat somuttan alınarak ( çöplerin atıldığı yer) tanımlanmamış, uyku'ya benzetilmiştir. Tekrar dirilmeyi bekleyen sadıkların -allah oğulları ve kızları- Mesih'in çağrısıyla ölüm uykusundan uyanışı beklenecektir.

İbranice ve Grekçe tanımlamalar vardır bu mekanları ve durumu tarif etmek için. Bunları ifade etmeye çok da lüzüm yok gibi görünüyor.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 21-01-2014, 17:11
sertanyaril sertanyaril isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Nov 2013
Mesajlar: 146
Standart

Zaten dediğim gibi cennet-cehennem diye bir olgu yok.

Eski Ahit'in başlarında sizleri bal akan diyara götüreceğim gibi bir ifade de var. Yani cezası da bu dünyada, ödülü de bu dünyada insanların. Bir de atalarının uyuduğu bir yerden bahsediyorlar ama bir detay yok. Galiba bir kere Samuel'i uyandırıyorlar ölümden. Ona bir şey sormak için. Onun dışında bir öbür dünya inancı yok. Genelde dinler ölümsüzlük vaadettiği için kitleleri ele geçirir ama burada durum çok ilginç.

Özellikle Eski Ahit'in başlarındaki tanrı kavramı bana çok basit geldi.

"Ben İbrahim'in Tanrısıyım. İshak'ın, Yakup'un tanrısıyım." gibi laflar bana çok basit geldi. Burada daha çok bir kabile tanrısı rolüne bürünmüş. Yani Lord Vishnu'dan pek farkı yok, ki o bile daha kapsamlı görünüyor.

Her şeyi ben yarattım ama ben Yakupoğullarının tanrısıyım, diyor kısaca.

Filistîler, Yehova'nın sandığını ele geçirince Yehova'dan "İsrail'in Tanrısı," diye bahsediyorlar sürekli.

Ayrıca Eski Ahit'teki ifadeler hep birbirinin aynı:
"Yehova'nın gözünde yanlış olanı yaptılar. Atalarının benimle yaptıkları ahite uymadılar. Gidip yabancı diyarların putlarına taptılar, onlara kurban ve tahıl sunuları sundular. Böyle bir iğrençliği yaptıkları için ben de onları Babil Kralı Nabukadnezar'ın eline vereceğim." gibi gibi...

"Yehova'nın gözünde doğru olanı yaptı ve yüksek yerlerde ibadet etmeyi yasakladı." gibi gibi...

"Şimdi onların şehrini öyle bir hale getireceğim ki bunu duyan şaşkınlıktan donup kalacak."

Özellikle bu ifadeler "gözünde yanlış-doğru olanı yaptı" "şaşkınlıktan donup kalma" çok fazla yerde geçmiş.

Kitabı yazan her kimse aynı kalıpların üzerinden gidip durmuş. Bu tanrı anlayışına hristiyanların getirdiği "semboliktir," konsepti bence uygun olmuş. İsrail'in tanrısının yaptıklarını yapıp da sonra sevgiden bahsetmek çok saçma olurdu çünkü.

Hatta bir yerde Kral Saul'a emir geliyor. Git işte Kenanlılar mıydı neydi onları kadın, çocuk, bebek, hayvan demeden hepsini yok et diyor. Saul da gidiyor hepsini kılıçtan geçiriyor ardından bazı iyi durumda olan hayvanları sağ bıraktığı için Peygamber Samuel'den azar işitiyor. Saul kendisini savunuyor bu hayvanları Yehova'ya kurban olarak sunacağız diye. Samuel de diyor ki Yehova'nın dediğini yapman ona kurban sunmandan çok daha önemliydi. Buradan da anlaşılıyor ki biat etmek daha önemlidir. Her dini inancın ana teması...
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 27-04-2015, 21:22
turin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turin turin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2015
Mesajlar: 845
Standart

Yahudilerin tanrısı ilkel kavimlere gelmiş bir tanrı gibi.. Herşey daha düz, daha açık ve daha insansı.. İlk iki kısmı okudum kitapta ve açıkcası bitecek gibi durmuyor ama fırsat buldukça okumaya devam edeceğim ve izlenimlerimi paylaşacağım.

Bir kere gördüğüm en önemli şey; pek çok kişinin bildiği gibi sünnet olayının Tanrı ile İbrahim pyg arasındaki antlaşmanın işareti olarak ortya çıkmasıdır. Yine de ifade etmek istedim..

Yahudilerin tanrısı sürekli verdiği sözleri unutuyor, sonra bir anda aklına geliyor ama o hatırlayana kadar yahudilerin başına bir takım işler gelebiliyor..

Bir diğer dikkatimi çeken şeyse açıksözlülüğü ve kendini bilir hali.. Buzağı olayında Musa ile Tanrı görüşürken aşağıda bekleyen yahudiler hemen bir buzağı putuna tapınmaya, yiyip, içip eğlenmeye başladıklarında Rab Musa'ya "öldürecem hepsini benim sevgimi haketmiyorlar" minvalinde öfkelenebiliyor.. Hatta başka tanrılara tapınmayın derken bunun nedeni olarak kendisinin "kıskanç" bir tanrı olduğunu açık açık ifade ediyor..
Dediğim olayda Musa Rabbi ikna ediyor "yapma, etme atalarıma söz vermiştin" şeklinde.. Yine sözünü unutan bir tanrı var karşımızda.. Sonra Musa dağdan aşağı inince insanların birbirlerini öldürmelerini kendisi sağlıyor, bu da ayrı bir durum..

Ayrıca gösterişe çok önem veren bir tanrı var karşımıZda kendisi için hazırlanan tapınağın en ince ayrıntısına kadar nasıl olacağına, içinde neler olacağına ve yapılamaı gereken törenlere yönelik bütün talimatları ve detayları bir bir veriyor Musa'ya.. Altınlar, kandiller vs.. Buraları detaylı okuyamadım, sıkıcı geldi..

Ve bir de Yakupla yaptığı güreş var ki Yakup pyg ısrarla smini sormasına rağmen cevap vermiyor.. Bu isim olayını "dinlerin tarihi" isimli bir belgeselde izlemiştim.. Hatırladığım kadarıyla Eğer ki tanrı ismini söylerse bu onun insanların emri altına girmesine yol açacakmış yada insan gibi sıradan hale getirecekmiş.. Sonra nasıl olduysa bir anda kendisine Yehova denmeye başlanıyor.(musa başlatıyor herhal) Aslında uzunca bir süre ismini söylemekten çekinen bir tanrı figürü var..

Daha pek çok şey vardır ama aklımda kalanlar bunlar..

Konu turin tarafından (27-04-2015 Saat 21:31 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 27-04-2015, 21:54
turin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
turin turin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2015
Mesajlar: 845
Standart

İsim konusunu aslında ilk mesajda arkadaşta açıklamış, okumuştum yazısını ama yazarken yine unutmuşum.. Neyse sonuçta Musa ile olan diyalogtan sonra ortya çıkıyor bu Yehova ismi..

On emir konusundanda da kısaca bahsedeyim;
Aslında dağda emirleri levha halinde doğrudan tanrının kendisi veriyor.. Ama Musa aşağıya inip Tanrıdan affetmesini istediği kavmi buzağıya tapındıklarını görünce sinirlenip levhayı fırlatıyor ve levha parçalanıyor.. sonra kılıç kalkan temizlikten sonra (3000 kişi) tekrar tanrı ile görüştüğünde bu defa tanrı söylüyor, Musa yazıyor..

Ama herşeye rağmen merhametli bir tanrı var.. Kendisine itaat edenlere karşı...
Ve gördüğüm herşeyi Abraham için onun güzel hatrı için yapıyor.. Bir nevi kendisini var eden kişi için..

Allahım ne diyorum ben
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:53 .