Re: petrolün oluşumu
Hayatta insanlar tarafından yazılan kitapları okumam diyorsun ha? O halde sende bizdensin ey TOPRAK.
1. Deki bu kitap nede güzel bir kitaptır.
2. Doğrusu ne bir insan yazmıştır bu kitabı nede insan uydurmuştur, apaçık kuşkusuz, yeşilken kararan ota, ve akıp giden kara katranlara and olsun ki, bu kitap dostdoğru Yaratanın kitabıdır, dost doğru O'nun hikmetidir.
3. Derler ki, o halde nedir delilin? Oysa de ki, delil sihirbazlar için aranır, büyücüler için aranır, büyü yoksa büyücü olabilir mi?
4. Deki, Yaratan Hübüm'ün adıyla, O her şeyi yaratmış, nizama koymuştur. Gökyüzünde kendi etrafında dönen bir mercimek görüntüsü üzre, nasılda uzaklardan dolanıp duran uçarların, gelişini gözleyeceğiz.
5. Deki, bu kitap Hübül-ul Alem kitabıdır, O'nda ne bir eksik nede bir fazla bulamazsın! Deki inanmayanlara, bu geceyi gündüzü sana kim verdi, kim verdi bu uçsuz bucaksız yerleri ve üzerine kim bina etti gökyüzünü? Oysa onlar bilmezler. Yalana saparlarda böyle apaçık sunduğunuz doğrulara sırt çevirirler.
6. Dolanıp gelen geceye, ardınca kıvrılıp gelen sabah ışıklarına and olsun ki, bu kitap Hebelehübü'nün sözleridir. Yalnız O'na iman eder ve yalnız O'na bağlanırız. Ve yalnızca O'nun elçisinin yolundan gider ve yalnızca O'nun elçisine itaat ederiz.
7. Hadi bir delil getirinseneya? Hebelehübü'den başka ilajh yoktur ve Heptelehübü O'nun kulu ve elçisidir. Yalnız O'dur doğru yolu gösteren.
8. Vay yanlış yola sapanların haline, ne kötüdür onların hali!
9. Vay Hebelehübü'ye ortak koşanların haline, oysa ne rezil bir yerdir varacakları yer.
10. Deki, yalnızca Hübü'ye inanır ve yalnızca Heptelehübü'ye biat ederim. Kıvrılıp gelen geceden, şeytanların ve cinlerin büyüsünden Hübü'ye sığınırım.
11. Deki, o şeytanlardır ki, Hübü'nün yarattığını bozup kötülemektedir. Öyle bir gün gelecek ki, Şeytana ve kötü cinlere uyanlar, Hübü'nün yarattıklarına zulm edecekler, Dünyayı yaşanmaz bir hale getirecekler, ellerinde şeytan icadları ile kirleteceklerdir. İşte bugünde, o günde Hübü'ye sığınırım.
12. Bu kitap apaçık Hebelehübü'nün sözleridir, O'nda ne bir noksan nede bir fazla bulamazsınız.
13. Vay bu Kitabı kötüleyenlerin haline, vay O inkara sapıp, doğru yolu terkedenlerin haline.
14. Ne kötü bir haldir onların hali, ne rezil bir haldir küfre sapanların hali.
15. And olsun ki Biz Şeytan'ıda kovmuştuk, and olsun ki Cennetten gayrı Cehennem vardır ve and olsun ki Bu dünyada Şeytan'dan medet umanlar, Cehennemde Şeytanını bulacaktır. Kuşkusuz bunda yalan yoktur, kuşkusuz bu Hebelehübü'nün sözleridir. O bağışlayandır, esirgeyendir.
16. O halde ne duruyorsunuz, hala inanmayacakmısınız.
17. Deki Yalnız Hübü'ye iman eder ve yalnızca O'nun elçisi, Heptelehübü'nün yolundan giderim.
18. Peygamberinize itaat ediniz, kuşkusuz O'nu size biz tayin ettik ve kuşkusuz Sizi, dost doğru bir yola eriştirecek olanda odur.
19. Deki Hübüye inanır ve Hübüye sığınırım, sapkınların ve Şeytanların gazabından Hübü'ye sığınırım. Heptelehübü O'nun elçisidir ve kuşkusuz Hübü doğru yola iletecektir.
20. Vay O inanmayanların haline, ateşler içinden nasılda zamanı geri döndürmek için yalvaracaklar, oysa artık çok geç!
21. Biz yıldırımlar gönderirde sizleri uyarmazmıydık, kavurucu sıcaklarda sizleri incitmeden yakmazmıydık, bunlar size bir uyarıcı değilmiydi?
22. Kim gönderdi size yıldırımları, kim güneşe saklandığın yerden çık diyor?
23. Bilmezmisiniz, akşamın çöken karanlığında Hübü'den başka ne bir yardımcı nede Heptelehübü(peygamber) den başka bir rehber olsun.Görmezmisiniz, yıldırımların ardınca nasılda uyaran ses sarar gökyüzünü, korkunuzdan kuaklarınızı kaparsınız?
24. Oysa bunlar bir uyarıcıdır ve size sorulacaktır, Size bir Uyarıcı Göndermedik mi? Size Peygamber(Heptelehübü spartacus'u) tayin etmedik mi? O'nun buyrukları Bizim buyruklarımızdır demedik mi? Dost doğru gidilecek yoldur demedik mi? Öyleyse şimdi çekin cezanızı, ateşler yiyin ateşler için, nasıl bir acıdır bu bilmezmisiniz? Ey Hübülmen(mümin)ler, apaçık ki sizler doğru yoldasınız ve apaçık ki Hübü kalbinizde olanı bilir! Amelinizde itaatkar ve ibadetlerinizde lütufkar iseniz yananlardan olmayacaksınız.
|